Alevlerin ortasında kalanlar arasında Yozgatlı Bayram Eren Arslan da vardı. AKUT gönüllüsü olan Arslan, sadece doğaya değil, insanlığa olan sevgisiyle tanınıyordu. O, görev için değil, yürekten bir çağrıya kulak vererek koşmuştu alevlerin içine. Ve bir daha dönmedi...

Gazeteci Babasının Oğlu, Gönüllü Bir Kahraman
Gazeteci Gürsel Arslan’ın oğlu olan Bayram Eren Arslan, genç yaşına rağmen birçok arama-kurtarma operasyonunda görev almış, gönüllü olarak sayısız cana umut olmuştu. En son 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da bir ay boyunca aralıksız çalışmış, enkaz başında geçen gecelerden sonra elleri morluklarla dönmüştü. Babası, "Adıyaman’dan geldiğinde elleri mosmordu ama bir kez bile şikâyet etmedi" diyerek oğlunun özverisini gözyaşları içinde anlattı.

Yangını Duyunca Dayanamadı, Koşarak Gitti
Henüz bir ay önce yeni bir iş kuran Bayram Eren, yangın haberini aldığı anda, işini bırakıp hiç düşünmeden olay yerine koştu. Babası Gürsel Arslan, “Onu hiçbir güç tutamazdı. Yüreğinde bir millet vardı. Oğlumla gurur duyuyorum” sözleriyle hem acısını hem de gururunu dile getirdi.
10 Kahraman Şehit: 5’i AKUT Gönüllüsü, 5’i Orman İşçisi
Eskişehir’in Ardıçlı Mahallesi’nde çıkan orman yangını sırasında, ters rüzgâr nedeniyle alevlerin yön değiştirmesi sonucu 10 görevli yangının ortasında mahsur kaldı. Hayatını kaybedenler arasında 5 AKUT gönüllüsü ve 5 orman işçisi vardı.
Şehit Olan Diğer Kahramanlar:
🔹 AKUT gönüllüleri:
Bayram Eren Arslan
Alperen Özcan
İlker Onarıcı
Muharrem Can
Tekin Enes Sarıyıldız
🔹 Orman işçileri:
Sercan Utmi
Hilmi Şahin
Eyip Dereli
Tolunay Kocaman
Enes Kızılyel
Hepsi Birer Kahramandı
Yangına ilk müdahale eden ekipler arasında yer alan bu isimler, doğayı korumak için kendi hayatlarını feda etti. Kimi mühendisti, kimi yeni evliydi, kimi çocuk babası. Ancak ortak noktaları, ülkelerine ve insanlığa hizmet etme tutkularıyla hareket etmeleriydi.
Türkiye Onları Unutmayacak
Yozgat başta olmak üzere tüm Türkiye, Bayram Eren Arslan ve diğer şehitler için yas tutuyor. Geride gözyaşı döken aileler, yarım kalan hayaller ve asla unutulmayacak bir kahramanlık öyküsü bıraktılar. Onlar, sadece bir yangını söndürmeye değil, milletin vicdanında da sönmeyecek bir iz bırakmaya gittiler.





