YOZGAT, Türkiye'nin önemli bir tarım kenti olduğu sıkça tekrar ediliyor. Bu söylemin doğruluğuna inanmayanlardanım. Kağıt üzerinde 'tarım kenti' unvanını almış bir il olduğuğumuzu sıkça dile getirdim, getirmeye de devam ediyorum. Ancak, bu Yozgat'ın 'gerçeği olamaz!' şeklinde bir saplantı içerisinde olduğum anlamına da gelmez. Zira, Yozgat'ın verimli topraklara sahip olduğunu, İç Anadolu Bölgesi'nin tam ortasında yer almış olmasının iklim, bitki örtüsü, su kaynakları ve toprak yapısı gibi tarımsal üretim açısından önem arzeden özellikleri bünyesinde barındırmaktadır.
Yozgat, sadece tek tip meyve, sebze ve diğer tarımsal ürünlerin üretimiyle sınırlandırılamaz. Yozgat il geneli masaya yatırıldığında, farklı türdeki tarımsal ürenliren üretilebildiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Yapılan uygulamalar, deneme amaçlı ekimler de bu gerçeği gözler önüne sermektedir. Kendisine özgü tahıl, bakliyat ve meyve türlerinin yanında diğer bölgelere has özelliğe sahip bir çok tarımsal ürün Yozgat'ta yetiştirilebilmektedir.
Musabeyli Boğazında, Karadeniz tekelinde kabul edilen 'fındık' yetiştirildiğini, Aydıncık ilçesinde 'hurma', Sorgun ve Yerköy ilçelerinde 'çilek', Boğazlıyan Uzunlu'da 'mandalin-limon' yetiştirildiği haberlere konu oldu. Yerköy ilçesinin Sekili bölgesinde bir zamanlar 'pirinç' yetiştiriciliği yapıldığını da biliyoruz. Yozgat'ta yetiştirilen hayvanvanların eti, sütü ve diğer ürünlerinin İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirlerin taleplerinin önemli bir bölümünü karşıladığını da, Yozgat'ın geçmişine yönelik belge ve bilgilerdenöğreniyoruz.
Ancak, gelinen noktada Yozgat tahıl ve şekerpancarı dışındaki ürünlerle olan ilişkisini sınırlandırmış, kendi kendisine yetebilecek noktaya getirmiş/getirilmiş durumdadır. Yozgat, nadasa bırakılan alanları değerlendirdiğinde Türkiye'nin en önemli tarım kentlerinden birisi olma özelliğini, kağıt üzerinden alıp, uygulamaya da koymuş olur. Bu bakımdan CHP'nin hazırlamış olduğu 'Bakliyat Çalıştayını' önemsiyorum. Yozgat tarımı harekete geçirilme zamanı gelmiştir, geçmektedir...
Kitapçıkta da belirtiği üzere, bir zamanlar bakliyat ve özellikle mercimek üretiminde lider konumundaki Yozgat'ta nadasa bırakılan tarım alanlarında üretim yapıldığında yeniden eski günlerine dönecektir. Zira Türkiye bakliyat ithal eden bir ülke konumuna gelmiştir.
Diğer taraftan, Türkiye'nin en fazla şekerpancarı üretimi yapılan bölgelerin ikinci sırasında Yozgat gelmektedir. Buna karşılık, Avrupa ülkelerinde tüketimi yasak olan 'nişasta bazlı şeker' tüketiminin olduğu iller arasında Yozgat'ta bulunmaktadır. Türkiye'de nişasta bazlı şekere yüzde 15 tüketim izni vererek, pancar çiftçisinin üretimini sınırlayıp, alın terinin karşılığını almasına engel teşkil etmektedir. Nişasta bazlı şeker tüketim kotasının daha da aşağılara çekilmesi, Yozgat çiftçinin daha fazla şekerpancarı ekmesine, daha fazla gelir sağlamasında önemli rol oynayacaktır...
Demem o ki; Yozgat çiftçisi üretimden yana bir duruş sergilediğinde, Yozgat kazanacaktır, Yozgat'ın ürettiği ile Türkiye kazanacaktır, başka çare de yoktur...