Adım Adım Anadolu ekibiyle birliktedolaştık. Şehrimizden özel görüntüler almaya çalıştık. Arkadaşlarımızda Yozgatlı oluncadayanamadık, onlara yardımcı olalım istedik, yanlarından ayrılmadık. Tam anlamıyla şehrimizi gezdirdik mi, tabi ki hayır, Gezicek bir çok yer olunca bazı özel noktaları ala bildik. Gezmek yetmiyor, bir de bu yöre insanının kültürünü yansıtmak gerekiyor.
Adım Adım Anadolu ekibiyle dolaşınca bir iki önemli noktayı tesbit ettik, sizlerle onu paylaşmak istiyoruz.
Bu şehrin tanıtıma ve yatırıma ihtiyacı var. Tanıtımı yeterince yapamadığımız bir gerçek. Yatırım konusunda da sıkıntılarımız var. Birileri küsecek kırılacakdiye bunları söylemekten de çekinmeyeceğiz artık. Evet bu şehrin tanıtıma ihtiyacı var. Tanıtım nasıl olacak, televizyon proğram yapmalarını çağıracaksınız, gazetecileri çağıracaksınız, iş adamlarını seferberedeceksiniz şehrimiziöne çıkarmaya uğraşacaksınız.
Davetler, toplantılar, reklamlar, tanıtım CD’leri v.s. Bunlar için para gerekecek, onuda temin edeceksiniz.
Bir defa şehrimizin tanıtımı için ayrıbir ödenek oluşturacaksınız, Paradan kaçınmayacaksınız, bunu Dernek mi yapacak, Kent konseyi mi yapacak, Özel idaremi, Belediyemi, Valilik mi, belirleyeceksiniz. En doğru olanı sivil Toplum örgütlerinin yapması....
Dernek de para yok, para istemeyede utanıyoruz, O zamantanıtım işi havada kalıyor. Kent Konseyinin yapması bana görede isabetlibir tercih olur.Ozaman Kent Konseyinin bir bütçesi olmalı, ödenek ayrılmalı... Ben, onu-beşi bilmem, bir ili tanıtımı için mutlaka gerekli ödenek ayırmalısınız.
Kime varsanız ödeneğim yok diyor. Valilik hiç yanaşmıyor, Belediyemizparamız yok diyor, oh ne ala!.. ne ala; tanıtım nasıl yapılacakbeş parasız!.. Sanki el-alemin umrunda idi sizin tanıtımınızı yapacakmış?
Bu şehrin bürokratları var, bu şehrin zenginleri var, bu şehrin siyasileri var, İl dışında binlerce (güya) sevenleri var? Kimse elini cebine atmıyor, kimse tanıtımı üstlenmiyor,kimseninde kılı kıpırdamıyor. Ee bu şehri nasıl tanıtacaksınız, hangi yatırıma geleck, Turizm canlılığı nasıl sağlanacak? “Yozgatvar Yozgat’lı yok” lafı öne çıkıyor... Yozgat’a sahip çıkan yok; ben bunu gördüm, bunu yaşadım.
Siyasilerimiz pasif kalıyor, bürokratlarımızsahiplenmiyor, şehrin yöneticileri çaresiz kalıyor, sonucu paraya dokunucahiç kimse üzerine almak istemiyor. Ne güzel bir tanıtım modeli ama?
Yozgat’a dışardan bakıp hayran kalan dostlarımızbu sevda boş karın doyurmuyor. Yozgat’ın çoğu aç, susuzve işsiz güçsüz. Gelin kendi memleketinize yatırım yapın; çocuklarımızburada iş, güç sahibi olsunlar. Şehrimizi tanıtmak için dernek kurulur mu bilmem ki?
Mesela derim, yılda bir olsun gelin Yozgat Çamlığında bir piknik yapalım, toplantı düzenleyelim, yüzbinlerin katılımı ile şehrimize sahip çıktığımızı gösterelim. Gazetecileri televizyonları davet edelim, Şenlikler, festivaller yapalım, hiç olmazsa yılda birşehrimize, baba ocağına, ana kucağınadönüp bu şehirli olduğumuzu hatırlayalım. Yetmez mi bu kadaryabancı kaldığımız?
İnanırmısınız şu üç beş gün içinde kırıklığı yaşadık.
Şehrin tanıtımı adına, Şehrin gelişimi adına duyarsız bir tabloyla karşılaştıkBiz mi yanlış, düşünüyoruz, birileri mi duyarsız; anlamış değilim. İsim versek herkes hotlayacak, vermesekbağrımız yanacak bilmemki ne yaparız?...
Bu kafalarla bu şehir tanınmaz, bu kafalarla bu şehir gelişmez, bu kafalarla, bu zihniyetle bu şehir bir adım ileri gidemez!.. Zülfü yere dokunuyoruz ama ne edelim...
Biraz insafsız yargıladığımızı söyleyenler çıkabilir ama, bizde bu şehirde yaşıyoruz ve inanın utanıyoruz!..
Biz demi kaçıp gitsek bu şehirden?...Yıllar sonra şehrine gelen adambana ne diyor biliyormusunuz. “Ahmet Hoca bana bir şiir yazsana” Bir daha bu şehre gelmem! diye” Yazarmıyızbilmem ama bu şehrintanıtıma önem veren, insanlara yöneticilere, zenginlere ihtiyacı var!...