Yozgat, Türkiye’nin tam orta yerinde yeralan bir il. Doğu Anadolu Bölgesini Batı Bölgelerine, Karadeniz’i Akdeniz Bölgesi’ne bağlayan yolların kesiştiği bir merkez. Tarihte de Yozgat’ın konumu aynı. İpek Yolu güzergahının geçtiği, kesiştiği yollar üzerinde bulunuyor.
Bizim diğer bir övünç kaynağımız da bu...
‘‘Bütün yollar bize çıkıyor...’’
Ama gelin görün ki; tüm yollar bize çıkmasına karşın, ‘‘Kuş konmaz, kervan geçmez’’ muamelesine tabi tutulan da biziz, yani Yozgat...
Bunun birden fazla nedenleri vardır...
Ancak, en önemli neden bizleri yönetenlerin Yozgat’ı bir türlü merkez görmemesinden kaynaklanmaktadır...
Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan yolların kesiştiği Yozgat’ın ilçeleriyle bağlantıları, ilçe merkezli olarak gerçekleşmekte, halen de aynı şeyde ısrar edilmektedir.
Yozgat’ta ilçe bağlantılarının tamamı Sorgun’a çıkmaktadır. Şefaatli Yerköy üzerinden merkezle irtibata geçmektedir.
Hal böyle olunca da Yozgat’ın merkez olmasının hiç bir anlamı ve önemi kalmamaktadır.
Yozgat’ın gerçekten merkez olması için hiç bir gayrette yok...
Türkiye’de ilçelerinden küçük kalan ender illerden birisi konumundadır Yozgat...
Türkiye’de ilçeleriyle aynı konumda olan illerden birisi de yine Yozgat’tır...
‘‘Hizmeti halkın ayağına götürüyoruz!’’ diyerek, hizmetin paylaştırılıp, hizmet yerine ‘‘İşkence’’ yapıldığı yer yine Yozgat’tır...
Yozgat’ta yapılan şu; Mevcut bir hizmet alanı var, bu hizmet alanının ilçelere dağılımı yapılırken, mevcut yapı bozularak, yeni yapılar oluşturuluyor. Merkezde bulunan 10 personel ilçelere dağıtılınca, hizmet yürümüyor, yerinde sayıyor.
Buna karşı çıkıldığında, ‘‘Ne yapmaya çalışıyorsunuz, siyaseten bir çalışma yapmak yerine ihtiyaca binaen bir çalışma yapın!’’ uyarısı yapanlara, ‘‘Sen hizmetin ilçelere gitmesini istemiyor musun?’’ diyerek, karşılık veriliyor.
Kimsenin hizmetin halkın ayağına gitmesine karşı değil...
Hizmet birimlerinin dağıtılıp, hizmet vermekten uzak hale getirilmesine karşı çıkıyoruz, çıkılıyor...
Uyarılara değil, siyasetçinin tavırlarına alkış tutanlar, iş işten geçtikten sonra tepki veriyorlar ama ellerinden bir şey gelmiyor.
Tıpkı Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait şubelerin ilçelerde seçimlerden önce açılması gibi...
O zaman ‘‘Yapmayın, etmeyin!’’ dediğimizde, ’’İçelere hizmetin gelmesini istemiyorlar’’ diyenlere inananlar, daha sonra hizmetin gelmediğini gördüklerinde feryat ettiler, ‘‘Bizim ilçede şube var, bir de memur hiç bir iş ve işlem yapmıyor. Buraya geliyoruz burada da durum aynı, bizleri Kayseri’ye yönlendiriyorlar’’ dediler.
Demem odur ki; Yozgat’ın gerçek anlamda merkez olması için samimiyetle çalışılması gerekir. ‘‘Şark Kurnazlığı’’ ile yapılan çalışmalardan hiç bir şey çıkmaz....