Memlekette yaz bitti, turist ve turizm gibi kelimelerin üzerine sünger çekildi.
    Yaz gelse de hoş, ne gelen var ne giden!
    Tarihi zengin ama turisti olmayan,
    Yeraltı kaynakları şifalı ama turizm potansiyeli bulunmayan bir şehriz.
    Yozgat'ta yaz gelse de turistin gelmeyeceğini herkes bilir.
    Kendi festivaline dışarıdaki Yozgatlıyı çekemeyen Yozgat, maalesef turizm konusunda elindeki imkanları yeterince değerlendiremiyor.
    Her şeyden önce tanıtım konusunda yetersiz kalıyoruz.
    Sürmeli Festivali ile ilgili en bariz eleştiri nedir?
    'Kendin çal kendin oyna festivali…'
    Cumhuriyet Meydanı'nda festival programı yaparız, izleyiciler protokol üyeleri, birkaç siyasetçi ve milletvekili, evinden ekmek almak için çarşıya inmiş insanlar, temizlik görevlileri ya da festival görevlileridir katılımcılar.
    Onun dışında dışarıdan gelenler ya birkaç dernek yöneticisi, ya da özellikle memleket  hasretiyle her yıl festivali bekleyen birkaç Yozgat sevdalısı…
    Dahasını bulamazsınız.
    Ya gerekli yerlere ulaşamamış ya da ulaşma zahmetinde bulunamamış, insanlara Sürmeli Festivali yapıldığını hatırlatamamışınızdır.
    Kabahat tek taraflı değil ama büyük olan tarafı bizde!
    Neyi meşhur olur Yozgat'ın demiştik bir ara.
    Hani bir marka, bir işaret, bir figür olur da memleketi elinden tutup çıkarır.
    Reklam eder bizi tüm Türkiye'ye düşüncemiz vardı.
    O da yapılan yarışmasıyla kaldı. İleriye dönük bir gelişme olmadı.
    Çökelekle, testi kebabı, arabaşı, madımakla bu işin olmayacağını, ya da saat kulesi maketlerinin memleketin reklamına yeterli gelmeyeceğini bu gün daha net anlıyoruz.
    Reklamın iyisi kötüsü olmaz elbette lakin bizim iyi reklama ihtiyacımız var. En azından moral olması için…
    Bu gün reklamın iyisi nasıl yapılıyor?
    Ya sansasyonel yanı ile tanınan bir sanatçıyı bir çuval parayı verir, getirir meydanda konser verdirirsiniz. Tabi peşinde magazin tayfası…
    Ya da bir televizyon dizisi, haber programı, yarışmada Yozgat ismi ile yer alırsınız.
    Sonlandırılmadan önce Yozgat'ın günlük isminin zikredildiği yarışma Yozgat'ın 'Y'si ile Çarkı Felek yarışmasıydı.
    Onun dışında reklamı yok bu memleketin.
    Kendi insanına festivali duyurmadığı gibi adını da duyuramıyor Yozgatlı dışarıya.
    Bırakın Türkiye'yi hemen 2 saat uzağımızdaki, üçte biri Yozgatlı olan Ankara'ya dahi 'Biz burdayız' diyememişiz.
    Reklam yoksunu bir memlekete turist beklemek pek tabiî ki hayalden öte bir şey değil.
    Geçen akşam evde Geniş Aile isimli diziye takıldım.
    Bu dizideki iki aileden biri Yozgatlı.
    Biri Kayserili, diğeri Yozgatlı iki ailenin İstanbul'daki yaşantısını konu alıyor.
    Bundan önce yine bir dizide Van'ın teşvik alan yapısı ön plana çıkarılmıştı.
    İstanbul'da yaşayan, artık fabrikatör olmuş ağanın yeğeni, 'Van'a gidelim, memleketimizde teşvik var. Sigorta primleri, enerji desteği var, faydalanırız' gibisinden dizi arasında bir konuşma yapmıştı.
    Ve bu ifadeler neredeyse her bölümde Van ismi ile telaffuz edildi, durdu.
    Geniş Aile dizisini izleyince de aklıma geldi bu sözler!
    İlk bakışta basit gibi gözüküyor.
    Bir dizide Yozgat ismi telaffuz edilse ne olur edilmesi ne olur diye düşünebilirsiniz!
    Memleketin acilen bir tanıtıma, son yılın moda söylemi ciddi bir “Tanıtım Açılımı”na ihtiyacı var!
    Buna dizilerden, televizyonlardan başlamak gerekli.
    Tanıtımın en önemli aracı televizyon, gazete ve internet!
    Madem Geniş Aile diye bir dizi var, Yozgat isminin geçti.
    Bu ve buna benzer diziler bir şekilde değerlendirilip, gerekirse ücretler ödenerek Yozgat'la ilgili vurgulu bölümler oluşturulabilir.
    Hatırlar mısınız, bir ara Yozgat'ın ismini ilk defa duyan insanlar vardı.
    Mesela Yozgat'ı öylesine tercih edip de, o tercihi tutunca da yerini haritadan buldum diyen öğrenciler.
    Yine ataması Yozgat'a yapılan ve bu güne kadar bu şehirden haberi olmayan cahil memurlar gelirdi Yozgat'a.
    Bu ve buna benzer kabullenilmesi zor gerçekler bu şehrin trajikomik gerçekleri.
    Yozgat bir şekilde tanıtılmalı, ciddi, reklamı bol yöntemler tercih edilmeli.
    İyi bir “Tanıtım Açılımı” ile bu şehir dışarıda reklamı bol, albenisi olan bir şehir haline dönüşebilir.
    Düne kadar kendi kabuğunda olan kentler güzelliklerini, işletmeler özelliklerini, şehir kendini Türkiye'ye açar reklamı yapıldıkça.
    Sonrasında turiste gelir, turizmde konuşulmaya başlar.
    Havaların soğuduğu, turizmin bittiği (!) Yozgat'ta yaza kadar 'Bu şehri nasıl tanıtırız' diye düşünsek iyi olmaz mı?