Yozgat Sürmeli türküleri üzerine yapmış olduğumuz araştırmalarımız bir neticeye ulaşacak, yeterli bilgi ve belgelere ulaşıldıktan sonra da kitaplaşacaktır inşallah. Sürmeli Türkülerini efsaneleştiren arkadaşlarımız neticeye ulaşmak yerine işin kolayına kaçmayı tercih ediyorlar. Birileri gibi “Sürmeliyi” ne “Ermenileştirmekten” ne da efsaneleştirmekten yanayız. Sürmeli Türküleri adına en ufak bir bilgisi olan herkesi göreve davet etmiş: “Arkadaşlar bildiğiniz birşeyler vrsa buyrun anlatın” demiştik.
Bu konuda “Ketum” davranıp bildiklerini sakladığını ifade edenlerin de fazlaca bilgisi olmadığına tanık olduk. herşaya rağmen Sürmeli Türküleri adına derlediğimiz araştırdığımız, bulduğumuz tüm bilgileri, bir kitapta toplamayı uygun bulduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Ve çağrımızı tekrarlıyoruz “Sürmeli Türküleri adına en ufak bilgisi olan dostlarımızı, kaynaklarıyla birlikte  bu bilgileri Yozgat kamuoyunda paylaşmaya davet ediyoruz.”
Kendisi ile defalarca  görüştüğümüz, ancak bilgilerini bizimle paylaşmayan bir arkadaşımız  derlediği bu bilgileri “Bozoknağme” -Dem Bu Demdir adlı eserinde yazarak Yozgat kamuoyu ile paylaşmış oldu. Kaynak gösterilmedenyazılan bu notları biz de sizlerle paylaşıyoruz: (Hikaye bu ya...)
“Aşık Kerem yaman bir hasretin divanesi olarak yollara düşer. Beraberinde can yoldaşı, sırdaşı, dert ortağı Sofu olduğu halde diyar diyar dolaşıp, sevdası ile yandığı Aslı Han ararken Yozgat’a uğrar. Bu sualine karşılık şifa bir cevap alamaz. Aşık Kerem’e Aslı’dan bir haber veren olmaz
Ve Aşık Kerem, Çamlık’ın bulunduğu ik yamaca bir fidan diker. ‘Bu çamdan nice çamlar filizlenir koru olar, sonra da hep bizi söyler, bizi fısıldar.’ niyazında bulunarak Aslı Han’ın peşi sıra yollara düşer.
Zaman gelir dikilen fidan filizlenir, büyür ve Çamlık olur. Niyazın tahakkuku ise bir Sürmeli Safa olur. O gün bugündür hafif bir yel esse, Çamlık sevda türküleri söyler. Aşık Kerem ile Aslı Han’ın hatırasını fısıldar.” (Bozoknağme-Burhanettin Kapusuzoğlu, sayfa 62-63)
Kaynak gösterilmeden verilen bu bilgiler efsanevi bilgilerdir. Aşık Kerem’in Yozgat’a uğradığı görüşü doğrulanmış bir ifade değildir. Araştırmacı yazar Yılmaz Göksoy Hocamızın paylaştığı ve efsaneleştirdiği bu bilgilerin yazılı kaynaklarda da bir kaydı bulunmamaktadır. İşin özü şudur; Sürmeli hikayesini Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Züleyha gibi kaynaklarda aramanın eksik olduğunu söylemeliyiz. Hikayeyi efsaneleştirip  geçiştirmenin de bizi bir yerlere taşıyamayacağına inanıyoruz.
Yozgat Sürmeli Türküleri üzerine incelemelerde bulunan arkadaşlarımızın Sürmeli Türküsünü bir “Ermeni” kızına bağlamasının da son derece yanlış bir değerlendirme olduğunu ifade ettik.  Israrla bunu yazan ve tevakkuz eden arkadaşlarımızın dayandığı geçerli bir kaynak mevcut değildir. Sürmeli Türküleri üzerine başlayan araştırmamızda zaten bu ithamlardan  ve yanlış ifadelerden sonra olmuştu.
Sürmeli Türkülerinin kaynağını araştırırken bulduğumuz belge ve bilgileri sizlerle paylaşmaktan çekinmedik, bulgularımızı da kimseden esirgemedik. Bu konularda bilgi ve belgesi olan herkesten yararlanacağımızı da ifade ettik. Bilgisi olacağını düşündüğümüz bir çok dostumuza sorduk-soruşturduk. Kayda değer olanları sizlerle paylaşmaya devam edeceğimizi söylemek istiyorum.
Sürmeli Türküleri adına derlenmiş yüzlerce dörtlük var. Arkadaşlarımızın eserlerinde yayınlamış oldukları bu dörtlüklerin bir kısmını paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. İnsanlara (araştırmacı, yazar arkadaşlarımıza) saygımızdan  dolayı isimlerini ve eserlerini kaynaklar bölümünde yayınlayacağımızın bilinmesini isteriz. Asla (kimsenin) alın terine ve emeğine saygısızlık göstermeyiz. Bu bilgileri, nereden, nasıl temin etmiş olurlarsa olsunlar, bilgilerine saygı duyup alıntı yaptığımız eserleri ve yazarlarını sizlerle  paylaşacağız.
Örneğin Yozgat İl Yıllığında yer alan “Sürmeli Türküleri” bilgisinin efsanevi bir anlatım olduğunu bildiğimiz ve kaynak gösterilmediğini görmüş olduğumuz halde alıntı yaptığımız bu yazıları ve bunları kaleme alan dostlarımızın adını da zikrettik. Bir çoğunun bu bilgileri tekrar edip, efsanevi anlatımın peşinden gitmiş (Kolayı tercih etmiş) olduklarını da gördük.
Sonuç mu? Sonuca henüz gelmedik. Sizlerle paylaşacağımız bazı bilgiler daha var. Bunları tamamladıktan sonra inşallah eseri Yozgat kamuoyuna sunmuş olacağız.