Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar, göreve geldiği günden bu yana üniversitenin sadece diploma veren bir kurum olmaktan çıkıp şehrin ve ülkenin geleceğine yön veren bir yapıya büründüğünü vurguladı.

3 yıllık görev süresinin muhasebesini yapan Rektör Yaşar, "Üniversitenin çalışma biçimini değiştirmeye çalıştık. Birileri yapsın diye bekleyen değil, proje üreten, veriye bakarak karar alan bir üniversite olma yolunda önemli mesafe kaydettik. Ders yükünü ve sınav sistemini sorguladık. Sınavı yalnızca not verme aracı olmaktan çıkarıp 'Yetkinlik Analiz Programı'nı geliştirdik. Ortak derslerde ters yüz öğrenme modeline geçtik. Biz dersi değil, öğrenme biçimini dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Akreditasyon, Ar-Ge ve Sağlıkta Yozgat'a Çağ Atlatıldı
Üniversitenin kalite standartlarını en üst seviyeye taşıdıklarını belirten Rektör Yaşar, alınan 2 yıllık kurumsal akreditasyonun 2026 yılı itibarıyla 5 yıllık tam kurumsal akreditasyona dönüştürüldüğü müjdesini verdi.
Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) bütçelerine de dikkat çeken Yaşar, "Üniversitemiz mali bütçesinin yüzde 17,5'ini Ar-Ge'ye ayırarak Türkiye'deki devlet üniversiteleri arasında en üst sıraya yerleşmiştir. Diğer yandan sağlık alanında inanılmaz bir mesafe katettik. Diş hastanemizin kapasitesini 39 üniteye çıkardık, 2026 sonuna kadar 100 üniteye ulaştıracağız. Bugün Yozgat'ta, vatandaşlarımızın tedavi için yüzlerce kilometre uzağa gitmek zorunda kalmaması bizim en insani başarımızdır" dedi. QS Avrupa Üniversiteleri Sıralamasına ilk kez girildiğini de belirten Yaşar, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü'nün yeni binasının da şehre kazandırıldığını söyledi.

Fuat Oktay'dan Gençlere Açılış Dersi: "İçe Kapanan Değil, Dünyayı Okuyan Olun"
Rektör Yaşar'ın ardından kürsüye gelen TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, öğrencilere ve akademisyenlere hitaben "Değişen Dünyada Türkiye'nin Stratejik Vizyonu" konulu akademik yılın ilk dersini verdi.
Ülkelerin ve bireylerin sadece kendi iç dinamikleriyle gelişemeyeceğini, küresel okumaların şart olduğunu belirten Oktay, "İster doktor, ister mühendis, ister diplomat olun; dünyadaki değişimleri ve çatışmaları görmeden ileriye dönük hedefler koymanız bir anlam ifade etmez. Dünyayı doğru okursanız, fırsatları değerlendirip herkesin önüne geçebilirsiniz" diyerek gençlere altın niteliğinde tavsiyelerde bulundu.

"Küresel Sistem Çökmüştür, İsrail'in Soykırımı Ahlaki İflastır"
Dünya genelindeki güç dengelerinin değiştiğine ve II. Dünya Savaşı sonrası kurulan sistemin çöktüğüne dikkat çeken Oktay, Birleşmiş Milletler'in yapısını sert bir dille eleştirdi: "Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' çağrısı, daha adil bir düzen arayışının küresel çığlığıdır. Bugün dünya derin bir vicdan buhranı yaşıyor. İsrail'in Gazze'de 75 bin kişiyi katlederek gerçekleştirdiği soykırım, bu sistemin ahlaki çöküşünün en acı kanıtıdır. Batılı ülkelerin çoğu bu katliama sessiz kalmış, hatta desteklemiştir. Veto hakkı bulunan 5 ülkeden biri sorunun parçasıysa çözüm üretilemiyor. Bu yüzden yeni, adil ve kapsayıcı bir sisteme ihtiyaç vardır ve Türkiye bu yeni sistem arayışının öncüsüdür."

"Mekke Antlaşması Bir Saldırı Değil, Ortak Savunma İradesidir"
Türkiye'nin çevresinin bir "ateş çemberi" olduğunu vurgulayan Oktay, Rusya-Ukrayna savaşından Orta Doğu ve Yemen'deki çatışmalara kadar Türkiye'nin dengeleyici ve barışçıl rolüne dikkat çekti. Bölgesel sorunların, dışarıdan gelen süper güçlerin müdahalesiyle değil, bölge ülkelerinin kendi inisiyatifleriyle çözülmesi gerektiğini savunan Oktay, yakında TBMM gündemine gelecek olan Mekke Antlaşması'na açıklık getirdi: "Önümüzdeki salı günü Dışişleri Komisyonumuzda Mekke Ortak Savunma Antlaşmasını görüşeceğiz. Altını çizerek belirtiyorum; bu bir saldırı anlaşması değil, tamamen bir savunma anlaşmasıdır. Bölgesel sorunlara kendi içimizde çözüm üretme irademizin, yani bölgesel sahiplenmenin en net göstergesidir."

Mavi Vatan Vurgusu: "Paçavrayı Yırtıp Attık"
Doğu Akdeniz'deki enerji ve yetki alanı haklarından asla taviz verilmeyeceğini belirten Fuat Oktay, Libya ile yapılan anlaşmaların stratejik önemine değindi: "Ege ve Doğu Akdeniz'deki haklarımızdan bir adım dahi geri atmayacağız. Mavi Vatan'ın bir karışından vazgeçilemez. Libya ile yaptığımız deniz yetki alanları anlaşmasıyla, bize karşı masaya sürülen o 'paçavra' haritayı yırtıp attık. Bu anlaşma olmasaydı, denize olta atmamız bile mümkün olmayacaktı. Şimdi doğrudan Libya ile sınırımız var ve bu durumu Mısır başta olmak üzere diğer ülkelere de anlatacağız."
Oktay, konuşmasının sonunda Türkiye'nin 100 yıl önce "hasta adam" olarak nitelendirilirken, bugün Avrupa'nın güvenlik ve istikrar için Türkiye'den "şifa" aradığını belirterek, yeni akademik yılın Yozgat'a, ülkeye ve Türk gençliğine hayırlı olmasını diledi.





