Ak Parti’nin “Durmak Yok Yola Devam” sloganını tüm Ak Partililer benimsemiş durumda.
12 Haziran seçimleri öncesinde de küçüğünden büyüğüne tüm Ak Partililerin dilinde bu slogan.
Bu slogana söylemek kadar ayak uydurmak da gerekiyor elbette.
Slogan siyaseti yapmak isteyenlere değil elbette bu söz.
Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sözü sıkı bir çalışma gerektiriyor, zorunlu kılıyor.
Erdoğan’ın ekibinde olup da durmadan çalışanlardan bir tanesi de Ak Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ.
Bozdağ, siyasete başladığı günden bu tarafa yerel siyaset zamanı Yozgat’ta,
Merkez siyasetinde Ankara’da durmadan, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan insanüstü gayretle çalışan bir siyasetçi.
Özellikle son dönemde Ak Parti’nin en önemli isimlerinden bir tanesi haline gelmesi çok çalışmasının semeresinden kaynaklanıyor.
Geçenlerde bir milletvekili Bozdağ için ‘Yorulmayan siyasetçi’ dedi.
Bir anısını anlatan paylaşan vekil, Bozdağ’ın yorulmayan yönünü ile ilgili şunları söyledi: “Sıkı bir seçil programındayız, gün boyu durdurak demeden gezdik, insanlarla sohbet ettik. Yine ziyaret ettiğimiz bir toplumda öğle yemeği ikramı geldi. Tabi saat ikindi vaktini bulmuştu. Biz oturduk yemek yedik ama Sayın Bozdağ, orada bulanlarla olan sohbetini kesmeden insanlara yanıt verdi, sohbet etti. Biz harap ve bitap düşmüşken Grup Başkanvekilimizin bu şekilde enerji dolu olması bizi şaşırttı.”
Bozdağ’ın enerjisini bulunduğu ortamda yaptığı konuşmalardan anlamak mümkün.
Hiç teklemeden konuşmayan, konuştuklarını karşısındakinin anlayacağı bir üslupla ifade eden bir siyasetçi Bozdağ.
Ak Parti gibi tek başına iktidarın sahibi, Recep Tayyip Erdoğan gibi lideri olan bir siyasi oluşumun içinde olunca haliyle durmadan çalışmak gerekiyor.
12 Eylül Referandum’u öncesini hatırlıyorum, Bozdağ Yozgat’ta gitmedik, görmedik, ziyaret etmedik yer bırakmadı.
O zaman da ifade etmiştim Ak Parti’nin referandum öncesi gayretini.
Bu gün de bakıyorum Bozdağ, durdurak bilmeden çalışıyor.
Aslında 1. sıra adayı..
Karşıdan bakınca insan ‘Vekillik çantada keklik, boşa yoruluyorsun’ der.
Çalışmanın birinci sırası, ya da dördüncü sırası olmuyor demek ki. Eğer hedefler büyükse, o hedefe göre çalışmak, sıkı bir program izlemek gerekiyor.
Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, ortaya koyduğu performans ile aslında diğer adaylara da şevk veriyor, örnek oluyor, yol gösteriyor.
‘Ben olsam çalışmazdım’ diyenlere rağmen çalışan bir grup başkanvekili, yeni dönemde bakanlık koltuğunda olmaması için hiçbir engel yok.
Bunu ben değil rakip partiler de kabul ediyor.
Bozdağ, durmadan koşar adım sürdürdüğü bu gayreti elbet Başbakan da görecektir/görüyordur.
NEREDE BİR
GAZETECİ ÖLSE
Nerede bir gazeteci ölse tuhaf hislere kapılırım, düşüncelerim donuklaşır.
Ölümü daha yakınımdan hissetmemden midir, yoksa meslektaşım olması mı bilemiyorum.
Bir gazetecinin ölümü beni çok derinden etkiler.
Tanımama gerek yok, ilk defa ismini duymam, hangi basın kuruluşlarında çalışması da önemli değildir.
Hafta sonu genç bir muhabir arkadaş trafik kazasında yaşamını yitirdi.
Bu haberi Cumartesi günü gazeteye gelir gelmez internetten öğrendim.
Ankara’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirmiş. Olay yerinde kalbi durmuş.
Habertürk’ün Ankara muhabirlerinden Beyhan Mutlu isminde bir arkadaş.
Kim bilir hangi habere, hangi duygu ve düşüncelerle gidiyordu.
Kim bilir…
Bir gazeteci daha geldi geçti bu dünyadan.
Yine bu gün bir garibim, yine ölüm yakın hem de çok yakın (Her zamanki gibi).
Mekanın cennet olsun gazeteci arkadaş. Gittiğin yerde hep mutlu ol…
Siyaset mi, Üniversite mi?
Yozgatlı kimden ne bekler?
Siyasetçiden, iş, aş, ekmek, gelecek…
Peki siyasetin bittiği yerde kim ne bekler?
Yozgatlı’nın beklentilerinin en ön safında aslında üniversite var.
Üniversite Yozgatlı’ya ne kazandırabilir?
Bu soruya doğru yerden yanıt vermek isterseniz üniversitenin Yozgatlıya kocaman bir gelecek verebileceğini görürsünüz.
Üniversite Yozgatlı için her şeyden önce yeni bir açılım demek.
Yozgatlı’nın oturduğu yerden dünyayı tanıması,
O dünyada kendine dair yenilikleri bulması ve bu çerçeveden geliştirmesi demek.
Bu günkü manşet haberimizi de o yüzden siyasete değil üniversiteye ayırdık.
Üniversitenin Yozgatlı için ne denli önemli olduğunu vurgulamak istedik.
Yozgatlı’nın üniversitesi ile aydınlanan insanlardan oluşması için İleri Gazetesi olarak üzerimize düşeni yapacağımızı bilmenizi isteriz.
Bu noktada görev sadece biz gazetecilere mi düşüyor, elbette ki hayır.
Vatandaş istekli olmalı her şeyden önce.
Sonrası nasıl olsa gelir.
Bozok Üniversitesi’nin Rektör Prof. Dr. Tamer Uçar yönetiminde yeni bir vizyonu var artık.
Bu vizyonun Yozgat’a olumlu yansıyacağı aşikar.
Zira Sayın Uçar’ın pozitif yapısı, geleceğe dair bakış açısı, üniversite ortamında ismine duyulan güven ve her kesimi kucaklayan karakteri bunun birer göstergesi.
Beklentilerimizi, umutlarımızı, hayallerimizi bağladığımız üniversitemizin ışığında görmek, ta uzakları, 10 yıl sonrayı görmek en büyük dileğimiz olmalı…