Bileydim bu kadar zor seni sevmek. 
Bu gönlü narına yakar mıydım hiç. 
Dilimden düşmedi yar seni övmek.
Sevmesem ardından bakar mıydım hiç.
Ne yaptım kitapsız el gibi baktın. 
Mum eyledin aşkın harına Yaktın.
Yandıkca özüme Lav olup aktın.
Umman Olmasaydın akar mıydım hiç.
Bu nasıl sevda ki düştü özüme. 
Gece gündüz uyku girmez gözüme. 
Gönül inanmıyor benim sözüme.
Yoksa ben sözünden çıkar mıydım hiç.
Bekliyorum hala dönersin diye.
Anlamadım bunca sitemin niye. 
Aklımı gönlümü böldüm ikiye.
Alıp kör kurşunlar sıkar mıydım hiç.
Dost Cemali bırak mum gibi yansın. 
Yandıkca damarda dolaşan kansın.
Ruhumdasın inan canımda cansın.
Bu koca Çınarı yıkar mıydım hiç.
Dost Cemali./ KAYSERİ
SOMUNCU BABA
Peygamberin torunu,
İzi Somuncu Baba
Aydınlatır yarını,
Bizi Somuncu Baba
“Somun, müminler, somun!”
Deyip dağıttı emin
Yemin bin kere yemin
Azı Somuncu Baba
O’ndan alarak eli
Hacı Bayram-ı Veli
Coşturdu sevgi seli
Özü: Somuncu Baba
Ne hırs bildi ne de kin
İlla iman illa din
Bolu’da Akşemseddin
Sözü: Somuncu Baba
Halil Taybi evladı
Osman Hulusi yâdı
Onunla sürdü adı
Gözü: Somuncu Baba
Malatya son durağı
Hâlâ yanar çırağı
Darende’nin yüreği,
Yüzü Somuncu Baba
Hak yola gidenlerden
Doğruluk güdenlerden
Ziyaret edenlerden
Razı Somuncu Baba
KENAN ÇARBOĞA/ SİVAS
EY İSTANBUL 
Ey benim güzel ülkemin güzel şehri 
Güzelliğinle büyülüyorsun herkesi 
Hatta beni 
Nedendir bilmem 
Bazen katil çiçeklere benzetirim seni
İnsanları büyüler
Sonra yok edersin
Yok, etsen bile
Sen yine de çok güzelsin 
Sarayların
Surların
Sarnıçların
Ve hatta camilerinle harikasın 
Güzelliğini anlatmak isterken 
Kelimelerin değerini yok eden şehir
Kimleri âşık etmedin ki sen kendine 
Kimler ölmedi ki senin güzelliğin uğruna 
Haliç’in Boğazın Adaların 
Dizilmiş hepsi sıra, sıra
Saygılı duruyor her biri sana 
Yedi tepen yedi veren gül gibisin 
Güzelliğine güzellik katan şehir
Bekle beni 
Bir gün geleceğim 
Eminönü’nde balık ekmek yiyecek
Eyüp’te çayımı içeceğim 
Boğazda turumu atıp  
Sonrada elveda diyeceğim 
Hasan GENÇAY/ FATSA- 2007