Hazırlanan taslak düzenleme, bilirkişilik uygulamalarında uzun rapor sürelerinin kısaltılması, dosya havale kriterlerinin netleştirilmesi, performans ölçümü ve ağır yaptırımlar gibi bir dizi yeniliği içeriyor.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, düzenlemenin hayata geçmesiyle hem mahkemelerdeki iş yükünün azalacağını hem de kamuoyunda sıkça dile getirilen “tanıdık bilirkişi” ve “nüfuz kullanımı” iddialarının önüne geçileceğini belirtiyor.

Bakan Gürlek TBMM Adalet Komisyonu ile görüştü
Akın Gürlek, taslak düzenlemenin son şekline gelmesi öncesinde TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde, bilirkişilik sisteminin mevcut işleyişi, sıkça yaşanan gecikmeler ve tarafsızlıkla ilgili sorunlar detaylı şekilde ele alındı.
Bakan Gürlek, sistemin hem hukuki güvenliği hem de toplumun adalet algısını güçlendirecek şekilde yeniden tasarlanacağını vurguladı. Bakanlık kaynakları, düzenlemenin sadece yargı süreçlerini hızlandırmakla kalmayacağını, aynı zamanda bilirkişilik sisteminin daha hesap verebilir ve denetlenebilir hale geleceğini ifade ediyor.

Dosyaların bilirkişiye gönderilme kriterleri netleşecek
Yeni taslakta öne çıkan en kritik değişikliklerden biri, dosya havale kriterlerinin netleştirilmesi oldu. Mevcut uygulamada teknik uzmanlık gerektirmeyen birçok dosya bilirkişiye gönderiliyor ve bu durum davaların uzun sürmesine yol açıyordu.
Yeni düzenlemeyle hâkimler, yalnızca gerçekten teknik uzmanlık gerektiren dosyalarda bilirkişiye başvuracak. Hukuki değerlendirme yapılabilecek konularda ise hâkimlerin kendi hukuki kanaatleri doğrultusunda karar vermesi teşvik edilecek.
Böylece sistemin suistimale açık alanları daraltılırken, gereksiz bilirkişi kullanımı ve rapor gecikmelerinin önüne geçilmiş olacak.
Performans takip sistemiyle denetim güçlendirilecek
Bilirkişilerin rapor hazırlama süreci ve performansı, yeni sistemde yakından izlenecek. Bakanlık taslağında, bilirkişilerin:
Rapor hazırlama süresi
Dosya başına çalışma hızı
Raporların hukuki ve teknik yeterliliği gibi kriterlerle değerlendirileceği bir performans takip sistemi kurulması öngörülüyor.
Performans değerlendirmeleri sonucunda, süreye uymayan veya yetersiz bulunan bilirkişiler sistemden çıkarılacak, görevini kötüye kullananlar hakkında idari ve adli yaptırımlar uygulanacak.

Rapor sürelerine katı sınırlamalar
Bilirkişilik sisteminde uzun rapor süreleri, Türkiye’de yargı süreçlerinin yavaş ilerlemesinin başlıca nedenleri arasında gösteriliyordu. Yeni taslakla birlikte rapor hazırlama sürelerine katı sınırlar getirilecek.
Belirlenen takvimlere uymayan bilirkişiler hızla sistemden elenecek. Ayrıca, taraflı, gerçeğe aykırı veya eksik rapor hazırlayan bilirkişilere yönelik cezai ve idari yaptırımlar artırılacak. Bu uygulama ile kamuoyunda sıkça dile getirilen güven sorunlarının çözülmesi hedefleniyor.

Hedef: Hızlı, şeffaf ve güvenilir yargı
Adalet Bakanlığı, bilirkişilik reformuyla yargıda gecikmeleri azaltmayı, sistemi daha şeffaf ve güvenilir hale getirmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle davaların bilirkişi raporlarına bağlı gecikmelerinin önemli ölçüde azalacağını ve mahkemelerin daha kısa sürede karar verebileceğini belirtiyor.
Taslak düzenlemenin önümüzdeki dönemde yasama sürecine taşınması ve gerekli yasal değişikliklerin tamamlanmasının ardından uygulamaya girmesi bekleniyor.




