Yozgat her konuda olduğu gibi, tarihi ve turistik kalıntılar bakımından da bakir bir bölge. Ama her zaman dillendirdiğim gibi bu mekanların kıymetini bilmiyoruz, bunu ekonomik bir girdiye dönüştüremiyoruz.
İşte bunlardan birisi de Sorgun ilçesinin Karakız Beldesi'nde bulunan ''Hititlerin Heykel Atölyesi'' olduğu, ilk verilere göre ortaya çıkan bölge. Hapis Boğazı olarak bilinen, ormanlık alan ortasındaki atölyede birden fazla tamamlanmış, tamamlanmak üzere, yeni başlanmış aslan heykelleri, hangi amaçla kullanıldığı bilinmeyen, ''Cezveye'', ''Fincana'' benzer oyma taşlar bulunuyor.
Yozgat Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, bölgede bilimsel bir araştırma yapılmasını talep etti. Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, bakanlığın onayı ile temizlik çalışması gerçekleştirdi.
Bu çalışmalar yapılıp, koruma altına alınan bölge, özellikle kaçak definecilerin iştahlarını kabarttı. Karakız Beldesi ile Kadışehri ilçesini birbirinebağlayan yol üzerinde bulunan Hapis Boğazı'na dadanan kaçak defineciler, burada bulunan eserleri tahrip etmeye başladı. Jandarma devriye gezdi ama caydırıcı olmadı, sürekli birilerinin bölgede konuşlandırılması istendi. Bu isteme bakanlık, ''Bölgede bulunan eserlerin korunabileceği bir alana taşınması'' şeklinde karşılık verdi.
Hazırlıklar tamam. Önümüzdeki kısa süreç içerisinde Hapis Boğazı olarak bilinen bölgedeki heykeller, belde meydanına taşınıp, korunacak.
Başka bir ilde olsa kesinlikle buna izin verilmez. En azından bilim çevreleri buna karşı çıkıp, farklı önerilerde bulunur, bölgenin turizme kazandırılması yönünde çalışma yapılmasına katkı sağlar. Ama bizde herkes ''Seyirci'' konumunda.
Bana kalırsa başta Valilik olmak üzere üniversite heykellerin atölyenin bulunduğu bölge dışına taşınmasına engel olmalıdır. Bozok Üniversitesi'nin buna gücü veya akademik kadrosu yeter mi bilemiyorum. Ancak, Bozok Üniversitesi'nin burasını başka bir üniversite ile birlikte değerlendirme imkanı mevcut.
Ankara'daki üniversitelerin bünyesinde Güzel Sanatlar Akademisi bulunuyor. Bozok Üniversitesi bu üniversitelerle işbirliği yaparak, bölgede Güzel Sanatlar Akademisi'nin çalışma yapmasını, hatta atölye kurup, Hititlerden kalma atölyenin devamlılığını sağlayabilir.
Peki bu Yozgat'a ne kazandırır?. Asıl soru bu sanırım. Bu sorunun yanıtını aslında kendi kendimize verebilmemiz mümkün. Ancak, hatırlatayım, böyle bir çalışmanın yapılması, yani Hititlerin Heykel Atölyesi'nin bulunduğu bölgede yeni bir heykel atölyesi kurularak, heykel yapılıyor olması sadece Türkiye'nin değil Avrupa ülkelerinin, üniversitelerin hepsinin dikkatini çekecektir. İnsanlar, akademisyenler bölgeyi görebilmek için geleceklerdir.
İsterseniz, önceki çalışma düşüncesini erteleyip, bir deneyin. Yozgat'ın menfaatine olduğunu göreceksiniz...