Yozgat lisesinde çay içmek güzel ama müzik için aynı fikirde değilim!
‘Sanat sanat içindir’, ‘Sanat toplum içindir’, ‘Toplum sanat içindir’ gibi klişe sözlerde geçiştirilecek bir alan değildir diye düşünüyorum sanat kavramını…
Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur aslında.
İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini, yaşama bakışlarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş, her dönemde ve her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır.
Kısacası sanat kişinin ve toplumun aynası olmuştur tarihler boyu.
Ve bilinmelidir ki sanat icra etmekte her baba yiğidin harcı değildir hiçkuşkusuz.
Ünlü düşünür Kant sanat için: “sanatın kendi dışında, hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel Sanatı ancak deha yaratabilir” sözleriyle sanatı ve sanatçıyı güzel şekilde kelimelere dökmüştür.
***
Malumunuz Ramazan ayı boyunca Yozgat’ın kalbi tarihi Yozgat Lisesinde atıyor desek yeridir.
Geçtiğimiz yıllarda başlayan uygulama Yozgat’a yaz aylarında nefes aldırdı desek de yalan olmaz hani.
Okulların kapanmasıyla birlikte tarihi mekân adeta Yozgat’ın çekim merkezi haline dönüşüveriyor. Bu uygulama vatandaştaki memnuniyeti de beraberinde getiriyor.
Dört duvar arasına sıkışmış hayatlar o güzel aile ortamında farklı bir hal alıyor.
Hal böyle olunca halkın mekâna bu denli ilgi göstermesi ve özellikle artık aile mekânı olarak anılması mekânın kalitesinin de artmasının kaçılmaz hale getiriyor.
Yozgat Lisesi okul aile birliği tarafından işletilen mekân her yönden dört dörtlük desek yalan olmaz hani.
Atilla Hoca’nın şahsi gayretleri de mekânın güzelleşmesine büyük katkı sunuyor.
Ben ve arkadaşlarım da mekânın müdavimlerinden olduğumu belirtmek isterim. Belki her gün en erken girip, en geç çıkan n kalabalık masayı oluşturuyoruzdur…
Tarihi mekânda, güzel çam kokusu eşliğinde her gün günün iş stresini burada atıyorum.
Yozgat özelinde belki de günlük yaşamımı sıfırlıyor, ertesi güne yeni bir sayfa açıyorum.
Tabi bazı sıkıntılar olmuyor değil.
Malumunuz bu yıl bir ilk daha gerçekleştirildi mekânda. Canlı müzik keyfi sunuluyor Yozgat halkına.
Yazımın girişinde de belirttiğim gibi sanat farklı bir konu…
Az buçuk sanatın önemine ve sanatı icra edenin toplum içerisindeki yerine değinmeye çalıştım girişte.
Ramazan ayının başlamasıyla tarihi mekânda müzik keyfi yaşamaya başladı Yozgat halkı. Bende bu güzel mekânda bu keyfi zaman zaman yaşayanlar arasında oldum.
Fakat gözüme çarpan bir konu var ki bu tarihi güzellikler içerisindeki mekâna yakışmadı/yakışmıyor.
Sanat saygıdır bir bakıma. Saygı çerçevesinde yapılamayan hiçbir şey sanat ile bağdaştırılamaz diye düşünüyorum.
Müzik grubu üç kişiden oluşuyor. Gitarda ve baterideki arkadaşlar için söylenecek hiçbir söz yok.
Olumsuz hiçbir hava sezinlenmiyor.
Yeri gelmişken herkes adına günlük olarak verdikleri müzik keyfi için teşekkür ediyorum.
Gel gelelim ki grubun gitaristi ve solisti için aynı şeyleri söylemem imkânsız.
Mekânın aileler tarafından tercih edildiğini dile getirmiştim yazı içerisinde.
Bu kadar aile ortamının olduğu mekânda solistin ağzında sigara, arkadaşlarıyla ara sıra “lan” tabiriyle konuşması mekânın güzelliğine gölge düşürüyor. Tarzıyla farklı bir hava oluşturmak isteyen beyefendinin olayına diyecek çok bir şeyim yok aslında ama Yozgat gibi bir yerde Aile Çay Bahçesi için bu kadar punk takılmanın anlamı yok aynı zaman da gereği de yok. Çünkü orası bir Rock Bar, Taverna, Club, Kafe değil adı üzerinde “AİLE ÇAY BAHÇESİ.”
Masadaki insanların şaşkınlığına neden oluyor.
Ne diyelim bence bu güzel ve tarihi mekâna bu görüntüler yakışmıyor.
Tüm güzelliklere gölge düşürüyor.
Sanat toplumların aynası olduğunu bir kez daha yinelemek isterim.
Ve mekân için gecesini gündüzüne katan Atilla hocaya dostane bir uyarı yapmak istedim.
Bekleyip göreceğiz…
Kalın sağlıcakla.