Süpermen, Spiderman gibi kahramanlar da, ET' de, dünyanın görebileceği en sert kasırga ve fırtınaların en şiddetlileri hep ABD' de ortaya çıkar. Bunlara alışmıştık alışmasana ama en son afet olan wikileaks' de şu ünlü “Kelebek etkisi” gibi tüm dünyayı yerinden sarstı. Hani şu bir kelebek Asya' da kanat çarpsa Avrupa' da deprem olur gibi…
Hatta bazı yorumcular işi daha da ileri götürüp bu durumu ikinci 11 Eylül faciasına benzetmeye kadar götürdüler…
Daha ortaya çıkan belgelerin sayısı binde bir bile değilken ortalık toz duman oldu. Özellikle AKP ve yöneticileri hakkındaki iddialar yenilir yutulur lokmalar değil…
Ortalık nasıl temizlenir, ne zaman durulur bunu bilmek, anlamak mümkün değil…
Şu gerçekte açık seçik ortada ki bu kez de bağırmak, çağırmak kuru sıkı tehditler, büyük harfler ile konuşmak, durumu ört bas etmek, üstünü kapatmak da pek de olası görülmüyor…
Özellikle Dışişleri Bakanının olayı espriye boğmaya çalışması, önceden özür dileyerek kabahatlerini gizlemeye çalışması ile de ancak Ülkemizdeki bazı kesimlerin gönlü hoş edilebilir. Ne var ki uluslar arası arena kuru sıkı atıp tutmalara pek de kanacak gibi bir durum arz etmiyor.
İsviçre'deki bankalarda yer alan 8 hesaptan söz edenler için adidirler, şerefsizdirler diyerek sıyrılamazsınız…
Bu durum da yapılacak en güzel iş, iddiada bulunanları alışık olduğu üzere mahkemelere vererek partisinin adında olduğu gibi AK' lamaktır…
Zaten dava açılması gerektiğini düşündüğümüz ABD' de ortaya çıkan belgeleri red etmemiş, sadece özür dilemiş, yani suçunu kabul etmiş, “pardon” diyerek patlamanın gücünü ve etkisini azaltmak için çırpınmaktadır…
Dünyanın tarihinin akışını değiştirecek belgeler, üstüne üstlük el feneri, deniz feneri gibi yok Almanya' dan gelirken kayboldu, yok çeviriler halen tamamlanamadı gibi yutturmacalar ile kamuoyunu kandırmak ve oyalamak da pek mümkün görünmüyor.
Bazı kurum ve kuruluşlar “Güven” kelimesi üzerine kurulurlar, güvenoyu da alırlar, güven kaybolmaya başlayınca da sırtlarını dayadıkları, arkalarına aldıkları güçte ellerinin arasından sabun erir gibi kaybolur gider, tarihin karanlık sayfaları arasındaki yerlerini alırlar.
Umuyor ve bekliyorum ki, bu ve benzeri belgeler yayınlansın, dünyada ne tür insanların, ne tür oyunlar ile yukarılara tırmandıkları ortaya çıksın, dünya kamuoyunda biri yücelir, diğerini yerin dibine batırırken ellerinde sağlam veriler olsun…
Tekrar söylüyor ve iddia ediyorum ki, tarihi belgelerdeki iddiaların araştırılması ve ne var ne yok ise ortaya dökülmesinde sonsuz yarar vardır…