Zamanın alimlerinden yedi kişi bir araya gelip Şeyh İbrahim Düsûki Hazretlerini imtihana karar verdiler. Herbirisi en zor suallerden birer tane hazırlayıp yola çıktılar. Şeyh İbrahim Düsûkî onların bu niyetini ilm-i ledün sayesinde bilip bir müridini onları yoldan geri çevirmek üzere gönderdi.
    İbrahim Düsûkî'nin müridi yolda kadılarla karşılaşıp nereye gittiklerini sordu. Onlar da meseleyi söylediler. Mürid alimleri dinledikten sonra:
    Buradan geri dönün, dedi. Onlar kendilerini bir anda hiç görmedikleri ve insan cinsinden bir kimsenin bulunmadığı bir mahalde buldular. Orada tam bir sene kaldılar. Bir sene sonra perişan bir hale gelmişlerdi. Başlarına gelen bu halin sebebini anlayıp Allah'a tevbe ettiler.
    Onların bu haline vakıf olan İbrahim Düsûkî Hazretleri, tekrar adamını gönderip o halden kurtarmak istedi. Mürid yanlarına gelip ilm-i zahir ehli olan o alimlere:
    Buradan gidin, dedi.
    Onlar bir de baktılar ki, bir sene evvel ayrıldıkları yer olan Düsûk kasabası civarına gelmişler. Bir sene evvel hazırlamış oldukları sualleri de hatırlarından çıkmıştı. Doğru melûl mahzun İbrahim Düsûkî'nin huzuruna çıktılar. Şeyh İbrahim Düsûkî:
    Hazırladığınız soruları sorun bakalım, dedi. Onlar:
    Bu kadar gösterdiğiniz keramet sizin büyüklüğünüzü anlamamıza yeter, bir de soru sormamıza hacet kalmadı. Şimdi sizden isteğimiz bizi de müridleriniz arasına kabul etmekliğinizdir, diyerek, kusurlarının bağışlanmasını istediler.
    İbrahim Düsûkî Hazretleri onların kusurlarını bağışlayıp müridleri arasına kabul etti.
    Anlayabilmek
    "Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu :
    "Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
    Dükkan sahibi :
    "30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi.
    "Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk.
    "Bir bakabilir miyim yavrulara"
    Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:
    "Bunun nesi var?"
    Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı.
    Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
    "Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.”
    Dükkan sahibi:
    "Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
    Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
    "Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
    Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
    "Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
    Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkan sahibine gösterip, tatlı bir sesle:
    "Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi.