Bu dünyaya bir daha gelme imkanım olsa,
    Ve bana sorulsa; milletvekili mi olmak istersin, yoksa farklı bir meslek mi?
    Ne olacağımı değil ama ne olmayacağımı artık çok iyi biliyorum.
    O yüzden yanıtımı hiç düşünmeden verebilirim: “Kesinlikle ama kesinlikle milletvekili olmak istemezdim!”
    Günümüz şartlarında bana göre milletvekili olmak hem zor hem de hakikaten Türkiye'nin içi boşaltılmış işlerinden bir tanesi.
    Türk siyasetinin geldiği noktaya ve Yozgat'ın içinde bulunduğu duruma bakınca milletvekilliğinin çok da elzem bir iş olduğunu düşünmüyorum.
Benim gözümde milletvekilliği yetkileri elinden alınmış, maaşı ve danışmanından başka hiçbir vasfı bulunmayan bir iş.
    Belki abes, belki saçma belki de içi boş bulabilirsiniz söylemlerimi.
    Yorumlarınıza kesinlikle itiraz etmiyorum.
    İnsanların milletvekili olmak için verdiği çaba ve harcadığı paralara bakıp ta, yukarıdaki yorumlara 'hadi be oradan, delinin zoruna bak' dememek içten bile değil.
    Madem milletvekilliği içi boşaltılmış, vasıfları, yetkileri elinden alınmış bir iş o halde neden insanlar milletvekili olmak için insanüstü bir gayretle siyasi kavgaların içine giriyor.
    Benim yorumum sandıkta oylarımızla seçip, Ankara'ya gönderdiğimiz milletvekillerinin son 10 yılı ile alakalı.
    Tamam eskiden milletvekilliği hakikaten çok önemli, ülke yönetiminde demokratik anlamda yetkisi bulunan,
    Kurumlarda hizmet noktasında bir etkisi ve yönlendirmesi bulunan, önemsenen bir işti.
    Öyle ki, eskiden milletvekilinin küçük bir notu ile Yozgat'ta yıl sonu yatırımlarına ödeneği yetmeyen kurumlara trilyonlarca paralar aktarılırdı.
    Milletvekilinin halkın sorunlarına çözüm üretecek projeleri için devlet kaynakları esirgenmez,
    Bir çoğu popülist de olsa milletvekillinin yaptığı her işte söz verme yetkisi bulunurdu.
    Ama şimdi öyle mi?
    Dönün bakın Yozgat'a…
    Yozgat'ın saygıdeğer 6 milletvekilinin şahsi durumlarıyla alakalı değil anlattıklarım.
    Tam aksine kendilerini de zora sokan bir durumun izahı, masaya yatırılıp, yaraya neşter vurulma anı şuan.
    Evet, dönün bakın Yozgat'a…
    Devlet yatırımı noktasında ya da şehrin bekleyen projesinin devlet desteği alması adına hangi milletvekilinin nasıl bir yetkisi var?
    Bırakın yetkiyi bir genel müdür milletvekilinin açtığı telefona her an karşılık verebilecek sorumluluğa sahip mi?
    Elbette ki değil.
    Bir milletvekilinin maalesef bir kamu kurumu müdürü karşısında dahi yetkileri yok denecek kadar sınırlı…
    Milletvekilinin hiçbir şeyi yok gibi…
    Ancak ve ancak grup başkan vekili veyahut bakan nezdinde bir yetkiye sahip olmanız gerekiyor.
    Bakan olursanız sözünüz devlet fermanı babında değer görebiliyor.
    Milletvekili olarak bakanla aranız iyi ise (kendi partiliniz dahi olsa) rica ile ancak iş yaptırma şansına sahipsinizdir.
    O yüzden milletvekili olarak mutlaka bir bakan dayınız (!) olmalı.
    Hatırlar mısınız bilmiyorum, bir ara Ak Parti nöbetçi milletvekilliği sistemi başlatmıştı.
    Hatta bazı milletvekilleri Yozgat'ta büro kuracaklardı.
    Güya benim Yozgatlım Ankara'ya gitmeyecek, haftanın veya ayın belli günlerinde bürosunda olacak milletvekiline direkt ulaşacaktı…
    Ne oldu, hangi birini gördü Yozgat?
    Bunların olması kesinlikle mümkün değil.
    Milletvekili hangi yetkiyle hangi işi çözüme ulaştırabilecek?
    İsterseniz bu soruyu Yozgat'ın 6 milletvekiline bizzat sorabilirsiniz?
    Bu durumdan onların da memnun olmadığına adım gibi eminim.
    Hangi vekil, milletinin karşısında yetkisiz kalmak ister.
    Yetkileri olamadığı için halkına verdiği sözü tutamayan milletvekilinin içine düştüğü durumu düşünmek dahi istemiyorum.
    Yalancılıkla başlayıp devam eden birçok olumsuz ithamla muhatap olmuyorlar mı milletvekilleri sırf bu yüzden.
    Yozgat adına, Yozgatlı adına 'ben şunu şunu yaparım' diyene inanmak için milletin vekilinin milletten aldığı gücü kullanma yetkisine sahip olması gerekiyor.
    Yetkileri alınmış insanlara milletin vekilliğini verenlerin amacı nedir bilemiyorum ama şunu biliyorum ki Yozgat artık her seçim 4 yetkisiz milletvekili seçecek.
    Seçtiği her vekile farkında olmadan şu yetkileri verecek; bir küçük oda, bir bilemediniz iki danışman veya sekreter. Dahası 'Sayın vekilim…' hitabı.
    Dahası yok Sevgili Yozgatlılar…Eminim bu satırlara Sayın vekillerin de ekleyeceği çok şeyler vardır.
    Ama tebdili mekanda kalkıp ta bana doğru söylüyorsun demezler/diyemezler.
    Neden mi?
    Bunu da söylemeye de yetkileri yoktur da ondan.