Bu da eski zamanlardaki cesaret, başarı hırsı, alçak gönüllülük hikayelerinin artık gerçekten kelimenin tam anlamıyla 'hikaye' olmasına sebebiyet vermiş zamanla, ya da eski zamanlardaki kahramanları kahraman yapan o dönem koşulları, zorlukları, hayatta kalma çabası bilemiyorum, yani o hayat şartlarında insanın içine saklamayı seçtiği o kıymetli duyguları açığa çıkarabilmiş. Tek bildiğim şey şu anda etrafımda gördüğüm insanların gözlerinin içinin parlamadığı, öyle ya da böyle sıkıntılarına odaklanmış, kendilerinden başka kimseyi önemsemeden, fedakarlıktan kaçınarak, gittikçe daha çok bencilleştikleri bir hayat tarzına geçiş yaptıkları.
Hayatımdaki insanları düşünüyorum tek tek; çok sevdiğim bir sürü insan var elbette lakin takdir ettiğim, hayran kaldığım, ben de onun gibi olabilir miyim acaba diye heyecanlandığım bir insan maalesef bulamıyorum. Bu da şevkimi kırıyor, beni daha gebeş bir insan olmaya itiyor, dert ediniyorum bu durumu gereksiz şekilde.
İnsanların birçoğu hayatı aşırı derecede ciddiye alma yolunu seçmiş; hayatı gereksinimlerini karşılamak için fıtratından gelen duyguları dahi görmezden geliyor. Geri kalanı ya ufak tefek kusurlarına takılmış geriye kalan hiç bir güzelliği göremiyor, ya da çok güzel anlatıyor, konuşuyor, yazıyor ama her cümlenin altında bir ego tatmini, kendini yüceltme çabası... ya kendini iyi yetiştirmiş ama hayattan korkuyor, tek bir hayatının olduğunu bile bile kendi hayatını cesaretsizliğinden dolayı yaşayamıyor ya da sosyalleşmeyi yanlış algılamış önüne gelen her şahsiyetle yaptığı anlamsız muhabbetlerle var oluyor, o muhabbetlerin bitiminde bitiyor. Yani başka bir deyişle şunu söyleyebiliriz ki i tahterevalli kuruyor insanlar kendilerine ve bir şekilde aşağı indiriyor birilerini ki yanında yüksek görülmeye çalışıyor. Buna benim canlı bir kaç örneğim var. Tek başına hiç olan bir çok insan var bu şehirde ve bu insanlar tek başına hiç bir ortamda bulunmuyor. Yanında ya şahit gezdiriyor ya da ezerek egosunu ortamda tatmin edecek birilerini bulunduruyor. Tabi bizim memlekette timsah dişi temizleyen parazit çok...
Tabi unutmadan bir tane de bilim adamı olma heveslisi bir zaat var ki tüm ellere sağlık... Onun ne olduğunu tüm öğrencilerin dilinden duyuyor ve duydukça da hayretler içinde kalıyorum. Tabi onun da bombası yakında patlayacak bunu da herkes görecek... Çok az kaldı... Tamer Hocam bu sese kulak ver…
Peki herkes mi kötü?
Tabii ki hiç kimse mükemmel değildir. Bunun yanı sıra mükemmellik kavramının herkesin kendi şahsi düşüncelerinden yola çıkarak ortaya çıkardığı değer yargıları ile oluşturduğunu göz önünde bulundurursak ne kadar değişken bir kavram olduğu da aşikardır. Ancak benim dileğim yakınlarımda bir yerlerde 'kendisiyle, evrenle barışık, kafası süt liman, şefkat, yardım, vicdan gibi duyguları gurur, nefret gibi duygulardan önde tutan, yeri geldiğinde başkalarını kendinden çok düşünebilen, hayatta oldukça başarılı ancak bunun yanı sıra alçak gönüllü, hoşgörülü' insanların çoğalması böylece farkında olmadan birçok insana ilham kaynağı olabilmeleri.Ne yazık ki böyle birileri yok! Çevremizdekiler ya pof pofçu ya da pof poflu… Başbakanımızın tabiri ile anlamsız ucubeleri yapanlar bile her yerde şak şaklanıyor. Protokolden yer alıyorlar. Bir baksak belki iki kelimeyi yan yana getiremiyordur. Kim bilir küçük yaşlardayken parkta çocuklar bunu oyuna bile almıyordur… Parası olanı örnek alsan karakterden mahrum, karakterliyi örnek alsan havasından yanına yaklaşılmıyor.. E ama bu hayatta da örnek almadan adım atılmıyor. Tecrübesizler örnek almaz ki insanları sadece, gayet tecrübeli insanlarda hataları ve güzellikleri görerek yol haritalarında değişiklik yapabilir. Bu yüzden herkes yaşanmışlıkları, görür, okur, duyar ve buna göre de kendisine bir şeyler alır karşısındakilerden. Tabi yine söylüyorum bu bizim memlekette çoooook zor.
Şöyle bir etrafımıza baktığımız da kimleri görebiliyoruz ki? Benim gördüklerim çok fazla değil. Kendi yakın çevremin dışında amir müdür taraflarından bir Emniyet Müdürümüz Bekir Akarsu bir de Belediye Başkanı Yusuf Başer...
Daha sı varsa ben de varım desin ve lütfen bana ulaşsın... Sonra bende ona göre kimin ne olduğunu ve neler yaptığını açık yüreklilikle ve korkusuzca bura da herkesin huzurunda kaleme alayım...