Oğuzların Bayındır boyundan gelen Akkoyunluların kurucusu Kara Yülük Osman’ın torunu olan Uzun Hasan, 1423 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. Babası ise Celaleddin Ali Bey’dir. Uzun Hasan, 7 Ocak 1478’de Tebriz’de hayatını kaybetti.
Geniş Bir Coğrafyaya Hâkim Oldu
Uzun Hasan, 1453 yılında Akkoyunlu Devleti’nin başına geçerek bugünkü İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye’nin doğusunu kapsayan geniş bir coğrafyada hüküm sürdü. İktidarının ilk yıllarında Karakoyunlulara ve Timur soyundan gelen hükümdarlara karşı zaferler elde ederek devletin sınırlarını önemli ölçüde genişletti. 1466’da Tebriz’i başkent ilan etti.

Trabzon Rum İmparatorluğu ile İlişkiler
1458’de Trabzon Rum İmparatoru IV. Yuhannes’in kızı Katerina Despina (Theodora Megale Komnena) ile evlenen Uzun Hasan’ın bu evliliği, bölgede Osmanlılara karşı diplomatik hareketliliği artırdı. Trabzon Rum Devleti, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı aleyhine faaliyetlerde bulunması için Uzun Hasan’ı teşvik etti.
Uzun Hasan, Osmanlılarla yaşanan vergi ve toprak anlaşmazlıklarının çözümü için yeğeni Murad’ı İstanbul’a gönderdi. Ancak bu diplomatik girişimler sonuçsuz kalınca Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed, 1461’de harekete geçerek Trabzon’u fethetti ve bölgedeki Rum hâkimiyetine son verdi.
Karakoyunlulara Son Veren Hükümdar
Uzun Hasan, büyük askeri başarılarına 1467’de Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah’ı mağlup ederek devam etti. Ardından Karakoyunluların müttefiki olan Şeybani lideri Ebu Said’i de 1469’da yenerek öldürttü. Böylece Karakoyunlu Devleti’ne tamamen son vererek bölge üzerinde tam hâkimiyet kurdu.

Osmanlı İmparatorluğu ile Çatışma
Anadolu’daki Osmanlı karşıtı beyliklerle temas kuran Uzun Hasan, Karaman Beyliği, Venedik, Papalık ve Cenova ile ittifak arayışına girdi. Venedik başta olmak üzere bazı Avrupa devletlerinden Osmanlılara karşı kullanılmak üzere askeri destek talep etti.
Bu süreç, iki büyük devlet arasındaki gerilimi tırmandırdı ve 11 Ağustos 1473’te Otlukbeli Savaşı meydana geldi. Ancak Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmed karşısında ağır bir yenilgi aldı. Bu savaş, Akkoyunlu Devleti’nin çöküş sürecini başlatan dönüm noktası oldu.
Son Seferi ve Ölümü
Otlukbeli yenilgisi sonrası Gürcistan’daki valiler bağlılıklarını sorgulamaya başladı. Bunun üzerine Uzun Hasan, 1477’de Gürcistan Seferi’ne çıkarak Tiflis’e kadar ilerledi ve bölgedeki prenslikleri yeniden itaat altına aldı.
Uzun Hasan, 7 Ocak 1478’de Tebriz’de hayatını kaybetti ve kendi yaptırdığı Nasriyye Medresesi’nin avlusuna defnedildi. Ölümünün ardından oğlu Halil Mirza tahta geçti; ancak taht mücadeleleri devleti kısa sürede zayıflatarak ikiye böldü.
Ailesi ve Soyundan Gelenler
Uzun Hasan’ın yedi oğlu bulunuyordu:
Ogurlu Muhammed, Halil Mirza, Maksud Bey, Yakub Bey, Masih Bey, Yusuf Bey ve Zeynel Bey.
Ayrıca kız kardeşi Halime’nin oğlu olan İsmail, ilerleyen dönemlerde Safevî Devleti’ni kuracak ve tarihe Şah İsmail adıyla geçecekti.
Eserleri ve Mimari Mirası
Uzun Hasan, sadece askeri ve siyasi başarılarıyla değil, aynı zamanda inşa ettirdiği yapılarla da dikkat çekti. Tebriz’deki Nasriyye Medresesi, yanında yer alan büyük cami ve binden fazla hastaya hizmet verebilen geniş hastane onun döneminin en önemli eserleri arasında yer aldı. Fakir ve kimsesizlerin yemek ihtiyaçlarının karşılandığı mutfaklar da bu kompleksin bir parçasıydı.
Ayrıca Tebriz’de ünlü Heşt-Behişt Sarayı’nın yapımını başlattı ve Fırat’ın bir kolu üzerine Taşköprü’yü inşa ettirdi.




