Son bir aydır 40 şehit verince internette dolaşan ve oldukça beğendiğim bir şiir var öncelikle onu paylaşmak istiyorum:
“Utanıyorum Şehidim,
Utanıyorum,
Yemekten,
İçmekten,
Senin annen ağlarken
......Gülmekten Utanıyorum!
Sanma ki;
Unutuyor,
Unutturuyoruz.
Unutanları barındırmaktan utanıyorum.
SEN; vatan için bizim için şehit olurken,
Seni Görmezden Gelen şerefsizlerden!! Utanıyorum...”
Taraf gazetesinin geçtiğimiz günlerdeki manşeti “…Türkiye Türklerindir saçmalığının…” ya da 12 şehit verdiğimiz günün sabahı manşeti “Barış öldü” ne demeli, televizyonda manşetleri okuyan haber spikeri gibi gazeteyi yırtıp kenara atsanız adınız Ülkücüye çıkar, başka yöntemleri de var bu gazeteyi kullanmak için ama ne siz sorun ne de ben söyleyeyim …!
Bu arada barışmak için önce savaşmak gerekir, bunlar ciddi ciddi kendilerini Türkiye Cumhuriyeti ile savaşıyoruz zannediyorlar.
Eeeee, söyleyene değil söyletene bakın, derler atalarımız.
Halen ne yapalım, silah çözüm değil, barışa giden yollar, açılım, kapalım gibi lafları, bırakalım, biz peygamber değiliz ki bize tokat atana diğer yanağımızı dönelim…
İran mı bağımsız yoksa Türkiye mi?
İran son bir aydır 150 PKK’ lıyı gebertiyor, siz ise bir ayda 40 şehit veriyorsunuz, silah kullanmak için bak Ramazan ve bayramdan sonra gelirim, kızıyorum bak, tutmayın beni, teraneleri…
Sanırsınız tutan var, vur kardeşim, daha ne duruyorsun, karşındaki bile senden bağımsız, ateş kes dediğinde bile vuruyor, sen ise kızıyorum bak, gelmek üzereyim, uçaklar kalktı kalkacak, sınır ötesi kara harekâtı mı? yok canım, insansız uçaklar ne derse o, ancak orayı bombalıyabilirim…
Bıçak kemiğe dayanmış. Vay anasını. Şehit annelerinin bıçak, ömür boyu kalplerinin buruyor, ölmeden ölüyorlar, ne yapacaklarını, içlerinin ateşini nasıl söndüreceklerini bilmiyorlar, bıçak henüz kemiğinize yeni ulaşmış, vah vah vah…
Bu arada roj tivide bunları uyarıyor, şu saatten sonra eylem yapmayın boşa gidiyor, yayına yetişmiyor, diye, birileri geçiyor dalgasını ama kiminle o arayı da siz doldurun, derim.
Bir ölür, bin diriliriz.
Niye ölüp ölüp diriliyoruz, orasını da pek çıkaramadım, gencecik fidanlar acaba neden bu kadar çok ölme, şehit olma, gazi olma olan cümleler kurmak zorunda kalıyorlar, yaşamak, bahar, çiçek, böcek, bayramlar görmek dururken, bu denli olumsuz ve çeşit çeşit hesaplar içindeki bir kan ateş, gözyaşı, bomba içinde yaşamak zorunda kalıyorlar, bilmiyorum ve bu soruları sormak da zaten yeterince moral bozucu değil mi?
Allahım sen daha çok imtihandan geçmemizi gerektirecek musibetlerden gençlerimizi ve Ülkemizi koru, bize musallat olan bu belayı savuşturacak İran gibi bağımsız bir Ülke olmamızı nasip eyle, hepsinden de önemlisi aklımızı kaybetmemizi ve şehitlerimizi, gazilerimizi kanıksamamızı önle, amin.