Üniversitelerde sınav sisteminin nasıl şekilleneceği yeniden gündeme geldi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ölçme ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin açıklamalarını değerlendiren akademisyenler, çoktan seçmeli testlerin tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.
YÖK’ün paylaştığı değerlendirmelerde uzmanlar, sınavlarda öğrencilerin yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri, düşüncelerini gerekçelendirebilecekleri ve öğrendiklerini uygulayabilecekleri yöntemlere daha fazla yer verilmesi gerektiğini vurguladı.

“Verdiğim Şıkların Dışına Çıkabilen İnsana İhtiyacım Var”
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tekerek, öğrencilerin kendi düşüncelerini ortaya koyabilecekleri sınavların önemine işaret etti.
Derslerinde açık uçlu sınavları tercih ettiğini belirten Tekerek, “Benim verdiğim şıkların dışına çıkabilen insana ihtiyacım var. Yeni şeyler söylemekten kastım bu” ifadelerini kullandı.
Tekerek, yapay zekânın açık uçlu sınavların değerlendirilmesinde öğretim elemanlarına yardımcı olabileceğini, ancak güvenilir sonuçlar alınabilmesi için daha fazla araştırma ve güçlü bir teknik altyapı gerektiğini de belirtti.
Akademisyenlerden Sınav Sisteminde Çeşitlilik Çağrısı
Ölçme Değerlendirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Doğan, çoktan seçmeli sınavların yaratıcılık, karar verme, problem çözme ve eleştirel düşünme gibi becerileri ölçmekte sınırlı kalabildiğini ifade etti. Doğan, öğrencinin bilgiyi nasıl kullandığının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Gelbal ise sınav yöntemlerinin derslerin amaçlarına ve öğrenme kazanımlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Gelbal, “Dolayısıyla çoktan seçmeli testleri tamamen yok etmiyoruz ama oranını da belli oranda tutmakta fayda var” diyerek testlerin tamamen kaldırılmasından ziyade dengeli kullanılmasını önerdi.
Prof. Dr. Hülya Keleceoğlu da açık uçlu ve uygulamalı sınavların öğrencilerin düşünme biçimlerini ve yaptıkları hataları daha iyi ortaya koyabildiğini belirterek bu yöntemlerin ağırlığının artırılmasını savundu.
YÖK Üniversitelerdeki Uygulamaları Takip Edecek
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite eğitiminin yalnızca bilgi aktarımına dayanmaması gerektiğini daha önceki açıklamalarında dile getirmişti. Özvar, sınavların öğrencilerin muhakeme, çözümleme ve uygulama becerilerini de ölçmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Çoktan seçmeli sınavların yükseköğretimde yaygınlaşmasını eleştiren Özvar, öğrencilerin düşünme süreçlerini, gerekçelendirme yeteneklerini ve öğrendiklerini kullanma kapasitelerini ortaya koyan yöntemlere daha fazla yer verilmesini beklediklerini belirtmişti.
Özvar ayrıca ölçme ve değerlendirme uygulamalarının eğitim programlarının amaçları ve öğrenme kazanımlarıyla uyumlu hâle getirilmesi konusunda üniversitelere gerekli uyarıların yapıldığını, uygulamaların da yakından takip edileceğini bildirmişti.

Üniversitelerde Sınavlar Değişecek Mi?
Akademisyenlerin açıklamaları, üniversitelerde sınav yöntemlerinin çeşitlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşleri öne çıkarıyor. Ancak paylaşılan açıklamalarda, çoktan seçmeli sınavların tamamen kaldırılacağına veya ülke genelinde yeni bir sınav sistemine geçileceğine ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Gündemdeki yaklaşım, testleri tamamen ortadan kaldırmak yerine açık uçlu ve uygulamalı sınavlar gibi farklı değerlendirme yöntemlerine daha fazla yer verilmesi ve sınavların derslerin öğrenme hedeflerine uygun biçimde düzenlenmesi olarak öne çıkıyor.





