Adalet Bakanlığı'nın faili meçhul cinayetlere yönelik yeni inceleme süreci kapsamında Uğur Mumcu dosyasının yeniden ele alınacağı yönündeki gelişmelerin ardından, Mumcu'nun yaşamı, gazetecilik kariyeri ve suikast süreci yeniden merak konusu oldu.
Uğur Mumcu kimdir?
Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942'de Kırşehir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
Henüz üniversite öğrencisiyken yazılarıyla dikkat çeken Mumcu, 1962 yılında yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı. Mezuniyetinin ardından bir süre akademisyen olarak görev yapan Mumcu, daha sonra gazeteciliğe yöneldi.
1975'ten itibaren Cumhuriyet gazetesinde kaleme aldığı "Gözlem" köşesiyle Türkiye'nin en tanınan araştırmacı gazetecileri arasında yer aldı. Gazetecilik kariyeri boyunca siyaset, terör, silah kaçakçılığı, mafya, istihbarat örgütleri ve devlet yapılanmaları üzerine yürüttüğü araştırmalarla kamuoyunun yakından takip ettiği isimlerden biri oldu.

Hangi kitapları yazdı?
Uğur Mumcu, araştırmacı gazeteciliğinin yanı sıra çok sayıda kitaba da imza attı.
Başlıca eserleri arasında:
* *Sakıncalı Piyade*
* *Bir Pulsuz Dilekçe*
* *Silah Kaçakçılığı ve Terör*
* *Ağca Dosyası*
* *Papa-Mafya-Ağca*
* *Rabıta*
* *12 Eylül Adaleti*
* *Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925*
* *Mobilya Dosyası*
* *Suçlular ve Güçlüler yer alıyor.
Araştırmalarıyla birçok tartışmalı konuya ışık tutan Mumcu, yaşamının son döneminde istihbarat örgütleri, terör yapılanmaları ve bölgesel ilişkileri konu alan yeni çalışmaları üzerinde çalışıyordu.
Uğur Mumcu neden öldürüldü?
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 sabahı Ankara Karlı Sokak'taki evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.
Suikastın ardından farklı örgütler saldırıyı üstlense de olayın arkasındaki failler ve azmettiriciler konusunda yıllardır çeşitli iddialar gündeme geldi. Cinayetin kesin olarak tüm yönleriyle aydınlatılamaması nedeniyle dosya, Türkiye'nin en önemli faili meçhul suikastlarından biri olarak tarihe geçti.

Dosya 33 yıl sonra yeniden gündemde
Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyanın yeniden inceleneceği yönündeki gelişmeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Süreçle ilgili konuşan ağabeyi avukat Ceyhan Mumcu, kardeşinin öldürülmeden önce bazı araştırmaları nedeniyle tehdit edildiğini öne sürdü ve soruşturmanın farklı yönleriyle yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Ceyhan Mumcu ayrıca, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için dönemin bazı askerî ve istihbarat yetkililerinin yanı sıra çeşitli isimlerin de yeniden dinlenmesini talep etti.
Bu açıklamalar, yıllardır kamuoyunda tartışılan Uğur Mumcu suikastını yeniden Türkiye'nin gündemine taşıdı.
Mirası yaşamaya devam ediyor
Uğur Mumcu'nun vefatının ardından ailesi tarafından 1994 yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı kuruldu. Vakıf, araştırmacı gazeteciliği destekleyen eğitimler, etkinlikler ve projeler yürütmeye devam ediyor.
Gazetecilik mesleğinde bıraktığı iz, araştırmacı haberciliğe yaptığı katkılar ve kaleme aldığı eserlerle Uğur Mumcu, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye'nin en çok konuşulan gazetecileri arasında yer almayı sürdürüyor.





