Cem Yılmaz; hepimizin tanıdığı stand-up ustası,hayata geçirdiği tüm projelerinde oyunlarında,filmlerinde Türklerin genel özelliklerine değinmiştir. İzleyenler bilir Gora filminde bunu çok yoğun bir şekilde gördük. Geçenlerde de izlediğim bir oyunun da yine Türk olmamızın vermiş olduğu özelliklerden birine yer vermiş, derken bende bu hafta bu konu üzerine bir yazı yazayım dedim…
Türk olmaktan gurur duyuyorum öncelikle bunu belirteyim. İnanılmaz asil bir milletiz. Asırlardır süregelen bir havamız, bir kalitemiz bitmek tükenmek bilmeyen bir üstünlüğümüz var ve bu yüzden de bütün dünya ülkeleri tarafından kıskanılıyoruz..Çünkü hiçbir ırkın bu kadar güzel, geniş bir tarihi yok. Hiçbir ırk Türkler kadar cesur değil. Biz kendimizi her yerde belli ederiz ve gerçekten çok özeliz..
Mektuplarda "buyuklerin ellerinden, kucuklerin gozlerinden" opup "kestane kebap, acele cevap" bekleriz. Kendini tanittiktan sonra diger yarismaci arkadaslara basarilar dileriz. Birine iltifat mı ediyoruz, küfürle yaparız, "Kim O?" sorusuna "Ben!" diye cevap veririz, Misafir gelince hemen cay suyu koyarız Türküz biz.
Yaşanmış olaylardan bahsedeyim bir de. Haberlerde izledim eminim ki bir çok kişi de izlemiştir. Anahtarı komşunun balkonuna düşürünce ablanın aklına bir fikir gelmiş, çamaşır ipini bağlamış çocuğunun beline sallandırmış aşağı ve anahtarı almış. Hepimiz o ablayız…
Rizeli bir aile Trabzon’da bir yakınlarını kaybeder ve 3 otobüs doluşup cenazeyi almaya giderler. Sonuç :cenazeyi unutup geri Rize’ye dönmeleri..Yaparız biz Türk’üz.
Peki siz hiç kahvehanede okey oynanirken, insanlarin ve okey masasinin üzerine inek düstügünü, duydunuzmu ? Toprak damlardan olusan tipik Anadolu mimarisi, sineklenen ve panige kapilarak nereye bastigini bilemeyen Sarıkız’ın agirligina dayanamamistir…
Arabayla seyir halindeyken, radyoda duyduğu oyun havasıyla arabasını kenara çekip göbek atan bir Türkten başkası olamaz…
Yemek yediğimiz bir restaurantta hesap ödeme kavgasına biz Türklerden başkası giremez, girmez…
Hızlı bir şekilde iki işi aynı anda yapabilme yetisine sahibiz..Dolmuşçu ağabeylerin tek eliyle para alırken aynı anda vites değiştiriyor olması gibi…
Trafik kazaları olduğunda kazanın başına toplanmamız ve ardından geçen konuşmaların –kolu kırılmış, -kolu ve ayağı kırılmış, - kolu, boynu bacağı her yeri kırılmış şeklinde değişiyor olmasını Türklerin elinden kimse alamaz..
Kavga mı var… Yaşasın en sevdiğimiz şey, koşarak gideriz. Ağız burun dalarız… Bir arkadaşa bakıp çıkarız, kurtarmıyor abla, inan zararına satıyoruz diye satış yaparız, konuşmak istemediğimiz kişiye tünele giriyorum deriz telefonumuz çekmez…
Türk’üz biz nerde, ne zaman, ne yapacağımız belli olmaz vee bu Türk yavaş yavaş sona yaklaşırken şöyle bir sözle kapanışı yapar: İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler. Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır.