Yozgat Merkez Ortaokulu Konferans Salonu’nda düzenlenen genel kurula, MHP Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, MHP İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak ile sendika üyeleri katıldı.

Genel kurulda konuşan Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Kabayel, katılımcılara teşekkür ederek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.
Kabayel, Yozgat’ın dört bir yanından genel kurula teşrif eden delegeleri selamlayarak, “Bugüne kadar teşkilatımıza emek veren tüm yöneticilerimize, işyeri temsilcilerimize ve üyelerimize teşekkür ediyor, vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlıklı ömür diliyorum” dedi.
Konuşmasında şehit öğretmenleri de anan Kabayel, “Bu toprakları ülküleriyle, fikirleriyle ilmek ilmek dokuyan şehit öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum” ifadesini kullandı.

Kabayel, sendikanın kuruluş ilkelerine bağlılıklarını sürdürdüklerini belirterek şunları söyledi: “33 yıl önce ‘Bizim ilkemiz önce ülkemiz’ şiarıyla bir avuç Türkiye sevdalısının başlattığı bu hak mücadelesi bugün yüz binlere ulaşmıştır. Bugün burada sadece bir genel kurul icra etmiyoruz; emeğin kutsiyetini, millî duruşun kararlılığını ve Yozgat’ın vefasını bir kez daha ilan ediyoruz.”
Sendikal duruşlarından ödün vermeyeceklerini vurgulayan Kabayel, “Bizim yönümüz bellidir, değişmeyecek. Liyakatsiz atamalara, ahlaksızlıklara, menfaat için mevzi alanlara karşı duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz. Bu kutlu yolda Allah’tan başka kimseye boyun eğmeden dimdik duracağız” diye konuştu.
Eğitim çalışanlarının sorunlarının her platformda gündeme getirileceğini vurgulayan Kabayel, “Bir milletin geleceği eğitimcilerin omuzlarında yükselir. ‘Eğitimciyi yalnız bırakmak geleceği yalnız bırakmaktır.’ Biz hiçbir eğitimciyi yalnız bırakmadık, bırakmayacağız” dedi.

Kabayel, sendikanın birlik ve bütünlüğünü hedef alan girişimlere karşı mücadele ettiklerini belirterek, “Taşeronluk yapan, popülist politikalarla sendikamızı bölmeye çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Biz günübirlik siyasetlerle değil, Türk milliyetçiliği şuuruyla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında devlet ve millet vurgusu yapan Kabayel, “Her şartta Türk milletinden yana taraf olmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 102. yılında hedeflediğimiz noktalara ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız. Varlığımızı Türk varlığına armağan etmeye devam edeceğiz” dedi.
Kabayel, genel kurulun sendikanın geleceğine katkı sunmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “8. Olağan Genel Kurulumuzun sendikamızın kutlu geleceğine, milletimizin müreffeh yarınlarına vesile olmasını diliyorum. Allah kongremizi hayırlı kılsın.”
İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, genel kurulda yaptığı konuşmada sendikal geçmişine değinerek örgütlü mücadelenin önemini vurguladı.

Altınkaynak, yıllarca sendikacılık yapmış bir eğitimci olarak kürsüde bulunduğunu belirterek, “İlk müdürlüğe başladığım dönemde sendika başkanlığından gelen biri olmamın bir ön yargı oluşturacağını düşünmüştüm. Ancak yıllar içinde bunun bir dezavantaj olmadığını gördüm. 2014’te üç dönem kuralıyla sendika başkanlığımız sona erdi. O günden bu yana bürokrat olarak görevimi sürdürüyorum” dedi.
Gençlik yıllarından itibaren teşkilatların içinde yer aldığını, 14 yıl boyunca sendikal mücadele verdiğini dile getiren Altınkaynak, “Örgütlü toplum güçlü toplumdur. Bunun böyle olduğuna yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Tarihsel örnekler üzerinden birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çeken Altınkaynak, şunları kaydetti: “Peygamber Efendimizin düşkünlere yardım etmek için kurduğu Hilf-ül Fudul cemiyetinden Ahilik Teşkilatına kadar referanslarımız çok güçlüdür. Ahilik, ‘pabucu dama atmak’ deyimiyle ahlaki ve mesleki standartların korunmasını sağlar. Atatürk’ün de dediği gibi ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.’ Biz eğitimciler, yetiştirdiğimiz neslin geleceğini birlikte şekillendiriyoruz.”

Eğitim camiasındaki ilişkilerin karşılıklı sorumluluk temelinde yürümesi gerektiğini ifade eden Altınkaynak, “Almadan vermek Allah’a mahsustur. İsteyeceğiz ama aldığımızın da hakkını vereceğiz. İşveren çalışanın hakkını, alnının teri kurumadan vermek zorundadır; çalışan da aldığı ücretin hakkını teslim etmekle yükümlüdür” değerlendirmesinde bulundu.
Görev yaptığı iki yıl boyunca Yozgat’ta ön yargıyla karşılaşmadığını belirten Altınkaynak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Hiçbir arkadaşımızın boşta kalmasını istemedim, hâlâ aynı düşüncedeyim. Bu ülke bizim, başka gidecek bir memleketimiz yok. Yapmadığımız her şeyin bedelini hep birlikte ödüyoruz. Sayın milletvekilimize, il başkanımıza, sendika başkanımıza ve bu güzel buluşmaya vesile olan Türk Eğitim-Sen yönetimine teşekkür ediyorum. Aslında daha uzun konuşmak isterdim.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, Türk Eğitim Sen’in genel kurulunda yaptığı konuşmada, sendikacılığın kuruluş felsefesine ve Türk milliyetçiliğinin örgütlü yapısına dikkat çekti.
Sedef, Türk Eğitim Sen ve Türkiye Kamu Sen’in, sendikacılığı siyasi hesapların ötesine taşıyan bir anlayışla doğduğunu belirterek, “Sendikacılık bazı dönemlerde rayından çıkmış, ülkenin inançlarına, değerlerine müdahale edebilecek noktaya gelmişti. İşte bu tabloya karşı Türk milliyetçilerinin bir araya gelerek kurduğu teşkilatlar, milli ve manevi değerleri korumanın bir gereğiydi.” dedi.
Türk Eğitim Sen’in kuruluş yıllarında yaşanan zorluklara değinen Sedef, örgütlenme sürecinin fedakârlıklarla yürütüldüğünü anlattı.
Sedef, çocukluk yıllarından itibaren teşkilatın içinde bulunduğunu belirterek şunları kaydetti: “Profesyonel sendikacılığa geçilmeden önce sendikanın yönetim kadrosu dahi güçlükle oluşturuluyordu. Toplantı yapacak salon zor bulunuyordu. O dönem Ülkü Ocaklarında görev yaparken çayını demlediğimiz, destek olduğumuz birçok büyüğümüzle birlikte sendikanın ayakta kalması için çaba gösterdik. Çünkü bu teşkilatın Türk milletinin milli ve manevi değerlerini koruyacak güçte olduğuna inanıyorduk.”
Milletvekili Sedef, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sendikanın ve ülkücü hareketin gösterdiği duruşun tarihe geçtiğini vurguladı.

Sedef, “15 Temmuz’un hemen ertesi günü, dava arkadaşlarımız alnı ak şekilde kurumlarına giderek görevlerinin başına geçti. O gün bu teşkilatın milli ve manevi değerlere sahip çıkma iddiası tüm dünyaya gösterildi. Bu duruş siyasetle ölçülecek bir şey değildir” ifadelerini kullandı.
Siyasi mücadelede birliktelik ve fedakârlığın önemine işaret eden Sedef, Cumhur İttifakı’nın kuruluş sürecini de 15 Temmuz’un yarattığı milli şuurla ilişkilendirdi.
“Genel Başkanımızın dediği gibi: ‘Türkiye elden gittikten sonra biz neyin siyasetini yapacağız?’ Devletin bekası için bazen risk almak gerekir. Bu mücadele bir oy hesabı değil, bir ülke sevdasıdır.” diyen Sedef, sendikaların da aynı bakış açısıyla hareket ettiğini söyledi.
Sendikaların sadece ekonomik talepler için değil, milli sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini belirten Sedef, şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğer tek derdiniz maaş olsaydı, bugün burada olmazdınız. Zor dönemlerde gösterdiğiniz dik duruşu biliyoruz. Hem Gazze’deki zulme hem Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize yapılanlara aynı duyarlılıkla yaklaşmanız, bu teşkilatın büyüklüğünü gösteriyor.”
Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Sedef, Türkiye’nin etrafındaki tehditlere karşı güçlü bir iradeye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Amerika, Fransa, Rusya gibi ülkelerin kilometrelerce öteden gelip bölgeyi şekillendirmeye çalıştığını belirten Sedef, “Biz sınırımızda olup bitene kayıtsız kalamayız. Tek derdimiz ekonomi olsaydı bunların hiçbirini konuşmaz, sadece maaş artışını tartışırdık.” dedi.
Sedef, teşkilatın isim ve misyonuna vurgu yaparak konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sendikanızın başındaki ‘Türk’ kelimesi, bir iddianın ve bir duruşun adıdır. Bu millet, dünyanın dörtte üçüne hükmetmiş bir medeniyetin mirasçısıdır. Bugün yaşanan tüm zorluklara rağmen, devletimizin ve milletimizin geleceği için mücadele etmek zorundayız. Bu ruh oldukça, Allah’ın izniyle Türkiye’nin bileğini kimse bükemez.”





