Cumartesi günü temayülle ilgili görüşlerimi açık yüreklilikle ifade etmeye çalıştım.
    Yine aynı görüşteyim, ve üzerine basa basa söylemek istiyorum, ‘Teşkilat temayülü neticesi belli olmayan bir süreç…’
    İyi ama Ak Parti’nin temayül sonuçları Yozgat’ta açıklandı,
    Birinci de belli, otuzuncu da diyebilirsiniz.
    Evet belli olmasına belli ama parti genel merkezi teşkilat temayülüne ne kadar uyacak.
    Ya da uymalı mı?
    Ortaya çıkan tablo, gerçekten adayların hak ettikleri ya da etmedikleri tablo mu?
    Temayül birincisine sorarsanız ‘Genel merkez delegenin iradesine saygı duymalı.’
    Temsilde hata olmasın otuzuncuya sorarsanız genel merkez temayülü dikkate almasın.
    Her şeyden önce kavgasız, gürültüsüz birlik ve beraberlik içerisinde bir temayül oldu.
    Yorucu bir demokratik süreç gerçekleşti.
    Sabah saat 10:00’da başlayan temayül akşam saat 21:30’da netice buldu.
    Nihayetinde ortaya bir sonuç çıktı (Haberimizde detayları ile bulacaksınız)
    Aslına bakarsanız bu köşeyi temayül öncesi yazmayı düşünüyordum.
    Hiçbir zaman temayüllerin milletvekili adaylarının belirlenmesinde etkili olduğuna tam anlamıyla kanaat getirmedim. 
    Dün temayüldeki hava aslına bakarsanız temayüllerin başından beri soru işaretleri ile dolu olduğunu gösteriyor.
    Yani insan temayül havasına biraz daha yakın olunca sanki genel merkezin temayülleri çok da dikkate almamasında haklı diyesiniz geliyor. 
    Belki bu ifadem temayülden iyi sonuç alanları rahatsız edebilir.
    Asıl rahatsızlık duyulacak durumu aslında bu ifadem değil.
    İzah edeyim isterseniz.
    Temayülün büyük bölümünü takip eden bir gazeteci olarak ilçelerden gelen tanıdıklarla, siyasetçilerle bol bol hoşbeş etme imkanım oldu.
    Haliyle fikirlerine, tercihlerine daha yakından tanıklık ettim, öğrendim.
    En yakın akrabam da dahil olmak üzere oylama öncesi tercihleri noktasında fikirlerini sorduklarımdan aldığım yanıtlardan bazıları aynen şöyle oldu:
    - (Elinde aday adayının kartviziti) Bu aday adayına oy vereceğiz, ilçe teşkilatı böyle istedi…
    - Gönlümdeki birinci, ikinci belli ama diğerlerini tanımıyorum, kime versem ki…
    - Teşkilat başkanım bu adayı işaret etti, tanımıyorum ama buna vereceğim.
    - İlçemin çocuğu x adaya oy vermeyip de kime oy vereyim…
    Aslına bakarsanız bu maddeleri istediğim kadar sıralayabilirim.
    Hatta gündem oluşturacak ifadeler de var ama temayülün şekline, demokratik havasına gölge düşmesini istemiyorum.
    O salonda bulunanlar kimlerin ne şekilde oy verdiğini biliyor!
    Sonuçta ortaya çıkmış bir irade var, kime ne kadar oy çıkmışsa o da demokrasinin gereği olarak görülüyor.
    Benim anlatmak istediğim delege arasında oy verdiği insanı tanımayan (Oy verdiği kişi listedeki 1. kişi de olabilir sonuncu kişide, oyun rengi fark etmiyor…) delegeler vardı dün salonda.
    Ve kendi iradesini kullanmayan, yönlendirmeyle oy verenler.
    Dikkat ederseniz blok oylar çoğunluktaydı bir çok ilçenin sandığında.
    Düne kadar temayül yoklamalarının genel merkezde geçerli olmaması en büyük kaygımdı.
    Ama bu gün temayülün neden parti genel merkezinde yeterli etkiyi bulmadığını daha iyi anlıyorum.
    Ha, dünkü listede başarılı olanlar kadar olmayanlar da umudunu yitirmiş değiller.
    Temayülün kazanana verdiği mutluluk kadar az oy alana verdiği umut da hala devam ediyor.
    Aslına bakarsanız temayülün kazananı, kaybedeni değil de çok oy alanı, az oy alanı var.
    Şuan saatim 00:00…
    Temayül sonuçları açıklanalı iki buçuk saat kadar olmuş.
    Şuan hangi aday adayı kafasını yastığa koydu, hangisi hemen uyudu, hangisi uyumakta zorluk çekiyor acaba?
    Sana ne be adam, değil mi?
    Nisan ayına kadar bırak herkes rahat uyusun.
    Adaylıklar kesinleşince zaten ak koyun kara koyun ortaya çıkacak.
    Merak etmeyin, temayüle dair izlenimlerim bu kadarla sınırlı değil elbette.
    Vakit gece yarısını biraz geçiyor, temayül sırasında uzun süre dumanaltı olmanın ve havasız kalmanın etkisini de yaşadık haliyle.
    Durum böyle olunca asıl konuları yarına bırakmak istedim.
    Şimdilik Ak Parti için hayırlı olsun demekle son noktayı koymak en iyisi sanırım.