Taşkın, memur ve emeklilerin sefalet ücretine mahkûm edilmesinin tek nedeninin, masaya oturan yetkili konfederasyonun “cılız sesi” olduğunu belirtti.
“Emek Gücü Kullanılmadı”
Taşkın, kamu görevlilerinin ekonomik, sosyal ve mesleki haklarının korunması için mücadele etmesi gereken sendikanın emek gücünü etkin biçimde kullanamadığını söyledi.
Yetkili sendikanın siyasetle iç içe olduğunu öne süren Taşkın, “Mücadele ediyormuş gibi göründükleri için memur ve emekliler sefalete sürükleniyor” dedi.

“16 Yıldır Kaybettiriyor”
Taşkın, yetkili sendikanın her dönem “kazanımlar listesi” yayınladığını, ancak masaya oturdukları günden bu yana memur ve emeklilerin reel kayıplar yaşadığını ifade etti.
“16 yıldır toplu sözleşme masasına oturan yetkili sendika, çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin asıl nedenidir” diyen Taşkın, vergi adaletsizliğinin düzeltilmesi ve çalışma barışını bozan uygulamalara karşı da sessiz kalındığını kaydetti.
Zam Teklifleri
Taşkın, toplu sözleşme sürecinde yetkili konfederasyonun 2026 yılı için taban aylığa 10 bin lira zam, refah payı ve oransal artışlar talep ettiğini, buna karşılık Kamu İşveren Heyeti’nin düşük oranlı tekliflerde bulunduğunu hatırlattı.
Taşkın, “Memur ve emekliye insanca yaşama imkânı sağlayacak reel bir artış sağlanamadı. Kalıcı refah payı, enflasyon farkının aylık maaşlara yansıtılması, vergi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi gibi talepler karşılanmadı. 8 bin 77 lira seyyanen zammın kök maaşa yansıtılması da reddedildi” ifadelerini kullandı.
“Enflasyon Gerçeği Dikkate Alınmalı”
Yetkili konfederasyonun başarısız olduğunu savunan Taşkın, Kamu Hakem Heyeti’ne başvurunun yerine sorunun TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri sırasında çözülmesi gerektiğini belirtti.
Taşkın, “Elektrik, su, doğalgaz, kira, ulaşım ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişim zorlaştı, geçim sıkıntısı hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Yetkili sendika da işveren heyeti de bu gerçeği görmek istemedi. Umuyoruz ki Kamu Hakem Heyeti, enflasyon gerçeğini dikkate alır” dedi.




