Bugüne kadar bizleri kandırıp, ''İstanbul'a taşı toprağı altın'' diyerek, avutmuşlar. Bizlerde saf saf bakmışız, ''Hani nerede?'' diyerek de, üzerinde oturduğumuz taşların, toprakların ''Altın'' olduğunu farkedememişiz, anlaşılan.
Son yıllarda yapılan araştırmalarda Yozgat ilinde zengin maden yataklarının, rezervinin bulunduğu belirtilmekle kalmıyor, Yenifakılı'da yapılan sondaj çalışmalarında zengin altın ve diğer maden karışımı rezerv bulunuyor, Şefaatli ilçesinde ''Beyaz maden'' denilen taşlar çıkartılıyor. Sorgun'da uranyum, Aydıncık'ta takı, tasarımda kullanılan değerli renkli taşlar ekonomiye kazandırılmaya çalışılıyor.
Tüm bunları görünce, ''Hayır kardeş İstanbul'un değil Yozgat'ın taşı toprağı altınmış'' diye haykırmak geliyor içimizden. Sesimizi duyurmak istiyoruz, sesimizi duyanların Yozgat'a gelip, toprak altındaki rezervi toprak üzerine çıkartıp, işleyip, ülke ekonomisine kazandırmalarını bekliyoruz.
Zaten bugüne kadar da hep bekledik, birileri gelsin, bizlerin elinden tutsun, ayağa kaldırıp, kıçımıza bir tekme vursun, üzerinde oturduğumuz altın, gümüş, demir, kömür rezervini alıp, arkasına bile bakmadan koşar adımlarla uzaklaşsın diye...
Yozgat'ın zengin maden rezervine sahip olduğunu zaten biliyorduk, uzun yıllardır. Yanılmıyorsam 1977 yılında da Yozgat'ta MTA tarafından araştırmalar yapılmış, o yıllarda başmühendis olan bir tanıdığım, rezervlerin ekonomiye kazandırılması konusunda bir çalışmanın yapılmaması için, araştırma sonuçlarına ''Yetersiz'' ibaresinin eklendiğini söylemişti. Devamında da, ''Yapılan sadece hangi madenin bulunduğu yönünde bir çalışmadan ibarettir. Rezerv araştırması yapılmıyor. O nedenle yeterli olup, olmadığı konusunda kesin bir kanaate varılması mümkün değil, tahminden öteye bir şey olmaz'' demişti.
Aradan yıllar geçti. Yozgat'ta bulunan maden yataklarına kömür dışında dokunulmadı. Yetersiz olduğu gerekçesiyle dokunulmayan maden yatakları toprak altında yer üzerine çıkarılacağı günü bekledi durdu. Bir Allah'ın kulu da çıkıp, ''Kardeşim Yozgat'ta onca maden var, gelin bu madenleri çıkartıp, işleyelim, ekonomiye kazandıralım'' deme ihtiyacı duymadı.
Birileri çıkıp, ''Maden arama ruhsatı'' talebinde bulunduğunda, ''Orada bir şey yok, boşuna kendini yorma, boşyere para harcama'' denildiği de oldu. Sürmeli Festivali etkinlikleri kapsamında açılan Fuar'da stant açan Eskişehir'li bir usta, Yozgat'ta bulunan renkli değerli taşlardan söz etti. Gazeteler haber yaptı. Kimse çıkıp, bugüne kadar ''Nerede bu?'' sorusunu sorma ihtiyacı duymadı.
O nedenle siyasilere tepkiliyim. Yozgat'a gönderilen bürokratların, yöneticilerin koltuklarında oturdukları süreyi ''Tatil'' olarak algılayıp, ''Çok yorulmuştum, dinlenmek için buraya geldim!'' esprilerini yapmalarına tepki göstermeyip, ''Ne yaptın?'' sorusu yerine, ''Bizim adamımız, hiçbir şey yapmasada, iyi adamdır'' anlayışını ön plana çıkartmalarına tepkiliyim.