Şerbetçiotu bitkisinin ilkbaharda toprağın yüzeyine çıkan genç filizleri, bitkinin ana gövdesinin güçlenmesi için üreticiler tarafından düzenli olarak temizleniyor. Türkiye’de büyük oranda ekonomik değer taşımadığı düşünülerek tarlada bırakılan bu filizler, Avrupa’da ise gurme mutfakların en nadir ürünleri arasında yer alıyor.
Özellikle Belçika ve İngiltere gibi ülkelerde düzenlenen sezonluk satışlarda yoğun talep gören ürün, lüks restoran menülerinde özel bir garnitür olarak kullanılıyor.
“Sebzelerin Trüfü” Olarak Biliniyor
Gastronomi dünyasında nadir bulunması nedeniyle “sebzelerin trüfü” olarak adlandırılan şerbetçiotu filizi, kendine özgü aroması ve ince dokusuyla dikkat çekiyor. Avrupa’daki şefler tarafından özellikle deniz ürünleri ve özel et yemeklerinin yanında tercih ediliyor.

Fiyatını Nadirlik ve Zor Hasat Belirliyor
Ürünün yüksek fiyatının arkasında ise üretim ve hasat sürecindeki zorluklar bulunuyor. Uzmanlara göre:
Hasat süresi yalnızca 3 ila 4 hafta ile sınırlı
Tamamen elle toplanmak zorunda
Yüksek işçilik ve dikkat gerektiriyor
Bu nedenle ürün hem az bulunuyor hem de yüksek maliyetle piyasaya çıkıyor.
Avrupa’da Kilogramı 53 Bin TL’ye Kadar Çıkıyor
Avrupa’daki özel satış kanallarında ve lüks restoran tedarik zincirlerinde şerbetçiotu filizi fiyatları dikkat çekici seviyelere ulaşıyor. Bazı dönemlerde kilogram fiyatının 53 bin TL’ye kadar çıktığı belirtiliyor.

Türkiye İçin İhracat Potansiyeli Tartışılıyor
Tarım ve gıda uzmanları, Türkiye’de büyük ölçüde değerlendirilmeden tarlada kalan bu ürünün, doğru planlama ve soğuk zincir altyapısı ile önemli bir ihracat kalemine dönüşebileceğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre işleme, paketleme ve lojistik süreçlerin geliştirilmesi halinde, şu an “atık” olarak görülen bu filizler yüksek katma değerli bir tarım ürünü haline gelebilir.





