Daha önceki, yazılarımızda, haberiniz olmadan mülkünüz satılabilir diye konuya dikkat çekmiştik.
     Vay efendim! İnternet sitelerinde olumlu ve bir takım olumsuz, görüş! gırla gitmektedir.
    “Böylede olur muymuş, nasıl olur vs” bir yoğun sorular. Sanki bu memlekette hiç sahtekar yok da veya kalmamışta, sanki biz olmayan! veya olmayacak!  meselelere el atıyoruz!!!
***
ŞİMDİ:
    Harfine, virgülüne, noktasına dokunmadan,
    TAPU VE KADASTRO MÜFETTİŞİ, Sayın Gürsel ÖCAL DÖRTGÜZ’  ün kitabında yazdıklarını okuyalım.
ÖNSÖZ
    “Özellikle son zamanlarda kanunlardaki boşluklar, idari kurallar ve işleyişteki aksamalardan istifade ile toplumu huzursuz kılacak derecede sahtecilik ve yolsuzluklar yapılmakta ve alınan tüm yasal ve idari tedbirlere rağmen kötü niyetli kişiler yeni yöntemler bulmaktadır. Artık idareler bu yeni yöntemleri izleyemez olmuş ve yolsuzluk yapacak kişiler kullandığı metotlarla idarelerin bu konudaki bilgi ve beceri seviyelerini aşmıştır.
    Bu çalışmada kötü niyetli kişilerin ne gibi yöntemler kullanarak Tapu ve Kadastro idarelerini yanılttıkları, hangi yöntemlerle sahtecilik ve yolsuzluk yaptıkları resmi daire personeline bilgi vermek ve hatırlatmak amacıyla irdelenmiş, bilinebilen tüm yolsuzluk türleri sıralanmıştır.
    Çalışmada dikkate değer bir diğer hususta bu eylemlere karşı memurun nelere dikkat etmesi gerektiği ve devletin alması gereken tedbirlerin açıklanmış olmasıdır.
    Şimdiye kadar sahtecilik suçları ceza kanunları açısından irdelenmiş, verilecek cezalar izah edilmiş fakat bu suçların hangi yöntemlerle işlendiği açıklanmamıştır.
    Tapu ve Kadastro Hukuku ise, nasıl ve neler yapılırsa uygulama doğru olur şeklinde pozitif bir yaklaşımla açıklanmıştır. Biz ise, burada bu kanun maddeleri ile kurallar hangi yöntemlerle yolsuzluklara yol açabilir ve açmaktadır şeklinde negatif bir yaklaşımla konuları açıklamaya çalıştık.
    Bu kitapta geçen yöntemler soruşturma dosyaları ve yargıtay kararlarında geçen ve olması muhtemel yöntemlerdir.
    Son olarak kitabın hazırlanmasında yardım ve katkılarını esirgemeyen Tapu ve Kadastro Genel Müdürü A. Yüksel AKIN’a, kısa süre önce kaybettiğimiz Üstadım Merhum Teftiş Kurulu Başkanımız Mehmet ONAY’a, Sayın Şükrü ÖZEL’e tüm Müfettiş arkadaşlarıma, Tapu ve Kadastro İstanbul Bölge Müdürü Ömer DEMİRAĞ’a Bölge Müdür Yardımcısı Salih BEYAZTAŞ’a Hatay ve Gaziantep Bölge Müdürleri Kemal TAŞDEMİR ile Ömer CEYLAN’ a ve Sevinç Matbaası çalışanlarına teşekkürü bir borç bilirim.”
    Saygılarımla
16/7/1993 Bakanlıklar/
ANKARA
G.Öcal DÖRTGÖZ
Başbakanlık TKGM. Müfettişi
DEVAMINI OKUYALIM:
“BİRİNCİ BÖLÜM
TAPU VE KADASTRO
İŞLEMLERİNDE
SAHTECİLİK SUÇLARI
VE KANUNA AYKIRI FİİLLER
    1-GİRİŞ
    Günümüzde taşınmaz mal ile ilgili kanun hükümlerinin önemli bir bölümü Tapu ve Kadastro Müdürlükleri tarafından uygulanmaktadır. Bu hükümler öyle yoğun bir uygulama alanı kazanmıştır ki, taşınmaz mallar artık tedavül kabiliyeti oldukça yüksek bir değer ifade eder olmuş ve önemli bir teminat, önemli bir finans kaynağı haline gelmiştir.
    Kadastro Müdürlüklerinin amacı memleketimizin kadastral topografik haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek, hukuki durumlarını tespit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü modern Tapu Sicilini kurmak ve bunlar üzerindeki fenni değişiklik işlemlerini karşılamaktır.
    Kadastro Müdürlükleri bunu sağlamak için tapusuz taşınmazları  tapuya bağlar, tapulu taşınmazların tapularını yeniler.
       Tapu Sicil Müdürlükleri ise, tapuya bağlanmış taşınmaz mallarla ilgili olarak talep edilecek satış, bağış, ipotek, haciz gibi hukuki işlemleri karşılar. Taşınmaz malın tapu kütük sahifesinde tescil ve tedavülleri işler, ilgilisine tasarruf belgesi mahiyetinde tapu senedi veya ipotek belgesi verir.
    Her iki müdürlüğünde ülkemizin rejimi açısından önemi büyük olup, ülke ekonomisine katkıları tartışılmazdır.
    Her yıl binlerce parselin tahdit ve tesbiti yapılmakta, binlerce parsel üzerinde satış, bağış, ipotek, haciz gibi hukuki talepler tescil edilmektedir.
    Bu işlemlerin %99’dan fazlası kanunlara uygun olarak karşılanmaktadır. Ancak, bir kısım işlemlerde kötü niyetli insanların planlı çabaları sonucu kanuna aykırı durumlar doğmakta fakat bunlar geç de olsa mutlaka ortaya çıkarılmaktadır.
    Son zamanlarda kanunlardaki boşluklardan idari kurallar ve işleyişteki aksamalardan istifade ile kamu düzenini sarsacak toplumu huzursuz kılacak derecede sahtecilikler yapıldığı dikkati çekmektedir.
    Yasa dışı gelir yolları tıkanan suça eğilimli kişilerin sahtecilik eylemlerini tapu işlemlerine kaydırdıkları anlaşılmaktadır. Bu eylemler için genelde birkaç kişi bir araya gelmekte hatta devlet memurlarını  da bu amaçlarına alet etmektedirler.
    Sahtecilik olaylarının oluşmasındaki temel nedenleri mevzuattaki boşluklar, kamu idaresindeki aksama, düzensiz denetim ve devlet memurlarının ilgisizliği şeklinde sıralamak mümkündür.
    Bu sahtecilik eylemleri nedeniyle taşınmaz mal sahiplerinin arsaları, tarlaları haberleri olmadan üçüncü şahıslarca sahte evraklara dayalı olarak satılmakta, sahte ipotekler tesis edilmekte, sahte borçlanma suretiyle haciz konmakta bu yolla mal sahipleri mağdur olmakta, hazine milyarları bulan tazminatlar ödemektedir.”
***
    48 yıldır yazarız, çizeriz. Kitapların dışında, yazdığımız en uzun metin bu olsa gerek…
    Oysa ki, hep yazılarım kısa ve öz olurdu. Anlamayana anlatmak bu olsa gerek… 
    Bu konuları bilip de etrafını aydınlatmamak, dibine ışık vermeyen muma benzemez mi?
    Yaşanmış ve yaşanacaklara karşı bir tedbir üretmenin sakıncasını  anlatmakta zorluk   çekiyorum! “Vay efendim tapuda yığılma olurmuş, Türkiye’nin her yerinden arayanlar   telefonları  kilitliyormuş vs…”
    Devletin bir kurumu olarak, vatandaşı bilgilendirmek, vatandaşın endişesini gidermek,   yasa ve görev değil midir?
    Evet tapuya bildirimde bulunmak formülünü ben buldum. Gerek dilekçeyle ve gerekse  noter kanalıyla. Tapuda bu bildirimi alıp vatandaşın dosyasına koymak zorundadır.
    Ayrıca  vatandaşın dilekçe hakkı vardır. Bu da kanunda mevcuttur. Ne demiştik; bildirim yaparken, bizzat kendim tapuya gelmeden, adıma vekaletle vs. ile hiç kimse satım yapamaz. 
    Herhangi bir işlemde bulunamaz. Evet böyle bir yöntem bulduğum için, suç işlediysem! 
    Cezasına razıyım… “Bu pilav çok su kaldırır.” Onun içinde, yazmaya devam edeceğiz.
    Bu konularla ilgili olarak, altını çizerek vurgu yapacağımız bir gerçek vardır ki, Türkiye’de  kılı  kırk yararak, titizlikle, dikkatli olarak işlem yapan kurumların başında, tapu sicil  muhafızlıkları  gelmektedir.