Boşanma sonrasında ödenen yoksulluk nafakasına ilişkin yasal düzenleme çalışmaları yeniden gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hazırlanan taslağın mevcut hâliyle yeniden değerlendirilmesini istediği ve tarafların ekonomik ve sosyal koşullarını birlikte gözeten bir model üzerinde çalışılması yönünde talimat verdiği bildirildi.

Süresiz nafakaya ilişkin tartışmalar, Anayasa Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesinin ardından yeni bir boyut kazandı. Mahkemenin kararı sonrasında nafakanın hangi şartlarda ve ne kadar süreyle ödeneceğine ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturulması gerekiyor.

Daha önce hazırlanan taslakta nafaka süresinin evliliğin uzunluğuna göre belirlenmesi üzerinde duruluyordu. Ancak bu yaklaşımın farklı ekonomik ve sosyal koşullardaki boşanmış eşler açısından yeni sorunlara yol açabileceği yönündeki değerlendirmeler üzerine çalışmanın kapsamının genişletilmesi gündeme geldi.

Yeni modelde yalnızca evlilik süresinin esas alınması yerine, nafaka talep eden kişinin yaşam koşullarının ve ekonomik bağımsızlığını sağlayabilme imkânının da değerlendirilmesi bekleniyor.

Daha önce hazırlanan taslakta, nafaka süresinin evlilik süresiyle ilişkilendirilmesi öngörülüyordu. Basına yansıyan bilgilere göre bu modelde iki temel seçenek üzerinde duruluyordu.

Buna göre, 10 yıla kadar süren evliliklerde 5 yıl nafaka ödenmesi, 10 yılı aşan evliliklerde ise nafaka süresinin evliliğin toplam süresinin yarısı üzerinden hesaplanması gündeme gelmişti.

Söz konusu yaklaşımın temelinde, nafaka yükümlülüğünün süresinin belirli ölçütlere bağlanması ve boşanmanın ardından tarafların mali sorumluluklarının daha öngörülebilir hâle getirilmesi düşüncesi bulunuyordu.

Ancak evlilik süresini esas alan bir formülün bütün boşanma dosyalarında aynı sonucu doğurması, yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir. Örneğin uzun süre evli kalmış, çalışma hayatından uzaklaşmış veya sağlık sorunları nedeniyle gelir elde etme imkânı sınırlanmış bir kişinin koşullarıyla kısa süreli bir evlilik sonrasında ekonomik bağımsızlığını sağlayabilecek kişinin koşulları aynı olmayabilir.

Bu nedenle yeni çalışmada, yalnızca evlilik süresine dayalı bir hesaplama yerine farklı kriterlerin birlikte değerlendirileceği bir model üzerinde durulması bekleniyor.

Önemli ayrıntı: Beş yıl ve evlilik süresinin yarısı üzerinden hesaplama, basına yansıyan önceki taslakta yer alan formüller. Bunlar henüz kesinleşmiş bir kanun hükmü değil.

Süresiz Nafakada Yeni Formül Erdoğan’dan Düzenleme İçin Kritik Talimat (5)

Yeni nafaka modelinde hangi kriterler dikkate alınacak?

Yeniden ele alınması beklenen düzenlemede, nafaka süresinin belirlenmesinde tarafların kişisel ve ekonomik koşullarının birlikte değerlendirilmesi gündemde.

Çalışmada öne çıkması beklenen başlıklar şöyle:

Evlilik süresi: Evliliğin kaç yıl devam ettiği ve tarafların ortak yaşamlarının ne kadar sürdüğü.

Yaş faktörü: Nafaka talep eden kişinin yaşı ve yeniden çalışma hayatına katılabilme ihtimali.

Sağlık durumu: Çalışmayı veya gelir elde etmeyi güçleştiren hastalıklar ve diğer sağlık sorunları.

Gelir düzeyi: Tarafların düzenli gelirleri, mal varlıkları ve ekonomik imkânları.

Çalışma imkânı: Nafaka talep eden kişinin mesleği, iş deneyimi ve istihdam edilebilirliği.

Boşanma sonrasındaki yaşam koşulları: Kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağı ve ekonomik bağımsızlığını sağlayabilme durumu.

Bu kriterlerin hangi ağırlıkla uygulanacağı ve hâkimlerin karar verirken hangi sınırlar içinde hareket edeceği ise yapılacak yasal çalışmanın önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Buradaki temel mesele, nafaka süresini belirlerken genel bir ölçüt oluşturulması ile her dosyanın kendine özgü koşullarının dikkate alınması arasında nasıl bir denge kurulacağı.

Kadın dernekleri, hukukçular ve akademisyenlerin görüşleri alınacak

Düzenlemenin yeniden ele alınması kapsamında farklı kesimlerin görüşlerine başvurulması planlanıyor. Basına yansıyan bilgilere göre kadın dernekleri, akademisyenler, aile hukuku alanında çalışan hukukçular, aile mahkemesi hâkimleri ve ilgili kamu kurumlarının değerlendirmelerinin alınması üzerinde duruluyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının da çalışmalara katkı sunması bekleniyor.

Bu görüşmelerde nafaka uygulamasının boşanma sonrasında ekonomik açıdan güç durumda kalan kişilerin korunmasına yönelik işlevi ile nafaka yükümlülüğünün süresi ve kapsamına ilişkin tartışmaların birlikte ele alınması öngörülüyor.

Özellikle uzun yıllar evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzak kalan kişilerin ekonomik koşulları, ileri yaştaki nafaka alacaklılarının durumu ve tarafların gelirleri arasındaki farkın nasıl değerlendirileceği yeni modelin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Görüşmelerin ardından farklı seçenekleri içeren yeni bir metin hazırlanması ve düzenlemenin kapsamının netleştirilmesi bekleniyor. Ancak henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmadığından, gündemdeki kriterlerin nihai kanun metninde nasıl yer alacağı belli değil.

Süresiz Nafakada Yeni Formül Erdoğan’dan Düzenleme İçin Kritik Talimat (3)

Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka için ne karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu takvime göre iptal hükmünün yürürlük tarihi 30 Haziran 2027 olarak belirlendi.

Dokuz aylık süre, yeni yasal düzenlemenin hazırlanması için geçiş dönemi niteliği taşıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu süre içinde ilgili mevzuata ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturması gerekiyor.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, süresiz nafakaya ilişkin hükmün yayımlandığı gün itibarıyla yürürlükten kalktığı anlamına gelmiyor. Kararın yürürlüğe gireceği tarih ayrıca belirlendiği için yeni düzenlemenin takvimi bu tarihe göre şekillenecek.

Kararın resmî dayanağı: Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli, E.2025/156 ve K.2026/131 sayılı kararı.

Mevcut nafaka sistemi nasıl işliyor?

Türk hukukunda yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın belirli koşullar altında diğer taraftan mali gücü oranında nafaka talep edebilmesine imkân tanıyor.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre nafaka talep eden tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi ve boşanmada diğer taraftan daha ağır kusurlu olmaması gerekiyor. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise nafakaya hükmedilmesi için tek başına şart olarak aranmıyor.

Mevcut düzenlemede yoksulluk nafakası için doğrudan belirlenmiş bir yıl sınırı bulunmuyor. Bununla birlikte bu durum, nafakanın her koşulda ve mutlaka ömür boyu devam edeceği anlamına gelmiyor. Kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde nafakanın sona ermesi veya kaldırılması mümkün olabiliyor.

Yeni düzenleme tartışmalarının merkezinde de nafaka süresinin hangi ölçütlere göre belirleneceği, mevcut uygulamanın nasıl değişeceği ve hâkimin takdir yetkisinin nasıl şekilleneceği bulunuyor.

Süresiz Nafakada Yeni Formül Erdoğan’dan Düzenleme İçin Kritik Talimat (2)

Süresiz nafaka tamamen kaldırılacak mı?

Yeni çalışmayla ilgili en önemli sorulardan biri, süresiz nafakanın tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağı.

Basına yansıyan son bilgiler, önceki taslağın yeniden ele alınacağını ve farklı seçeneklerin değerlendirileceğini gösteriyor. Evlilik süresine göre belirli bir zaman sınırı getirilmesi, tarafların ekonomik koşullarının daha ayrıntılı incelenmesi ve hâkime somut olayın özelliklerine göre karar verme imkânı tanınması gibi yaklaşımlar tartışılıyor.

112 acil çağrı merkezlerinde yeni dönem başladı
112 acil çağrı merkezlerinde yeni dönem başladı
İçeriği Görüntüle

Ancak yeni formülün kesinleşmemiş olması nedeniyle süresiz nafakanın tamamen kaldırılacağı ya da bütün boşanmalarda belirli bir süre sınırı uygulanacağı yönünde kesin bir sonuca varmak mümkün değil.

Yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği; yapılacak görüşmelerin, hazırlanacak kanun metninin ve TBMM’de yürütülecek yasama sürecinin ardından netlik kazanacak.

Nafaka düzenlemesinde gözler 2027 takviminde

Süresiz nafaka konusunda yürütülen çalışma, hem boşanma sonrasında nafaka talep edenlerin ekonomik güvenceye erişimi hem de nafaka ödemekle yükümlü kişilerin uzun vadeli mali sorumlulukları açısından önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın taslağın yeniden ele alınması yönünde talimat verdiğine ilişkin haberlerin ardından, düzenlemenin kapsamının genişletilmesi ve farklı toplumsal kesimlerin görüşlerinin alınması bekleniyor.

Önceki taslakta yer alan evlilik süresine dayalı hesaplama modeli yeniden değerlendirilecek. Yeni çalışmada yaş, sağlık durumu, gelir düzeyi ve çalışma imkânı gibi ölçütlerin nasıl kullanılacağı da belirleyici olacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek olması, yasal düzenleme açısından önemli bir takvim oluşturuyor. Ancak yeni formülün kesin hükümleri, hazırlanacak metin ve yasama süreci tamamlanmadan belli olmayacak.

Kaynak: Haber Merkezi