2009-2010 yılından bu yana Bölgesel Amatör Lig’de mücadele eden Sorgun Belediyespor, üçüncü lige çıkma yolunda, taraftarlarına ümit veren bir sonuçla başladı 2012-2013 futbol sezonuna.
Sezonun ilk maçında evinde Gerede-spor’u ağırlayan Sorgun Belediyespor 2-0 lık net bir skorla ilk üç puanını aldı. Sezonun ilk üç puanının morali ile Adliyespor deplasmanına giden Sorgun Belediyespor, burada Kaleci Soner ve o zamanki takım kaptanımız Gökhan’ın iki büyük hatası ile bu maçı 3-0 kaybetti.
Daha sonra ilk yarıda oynanan maçlarda evindeki tüm maçları kazanan Sorgun Belediyespor, deplasmanda oynadığı maçlarda ise sadece iki beraberlik alabildi ki, o iki beraberlikte Kırıkkale takımlarına karşı alındı. Alınan bu sonuçlarla puan cetvelinde kendimize ilk üç içerisinde yer bulduk. Hatta  son oynadığımız Kırıkkale Yahşihanspor maçını kazanabilsek, şampiyonluk ümitlerimizi daha da artırabilir, ligin ikinci yarısına daha da moralli başlayabilirdik, olmadı. Bütün bunlara rağmen, ilk yarıyı lider Zonguldak Kömürspor ve takipçisi Adliyespor’un 6 puan gerisinde, üçüncü sırada bitirdik.
Ligin ikinci yarısına Antalya kampı ile başlayan takımımız o kadar kötü bir hazırlık dönemi geçirmiş ki, futbolcularımız orada adeta 5 yıldızlı bir tatil yapmışlar. Tabii bunda tek suçlu olarak ben Teknik Direktör Ferda Cevizci ve Yardımcısı İbrahim Sarp’ı görüyorum.
Bu beş yıldızlı tatilin sonucu olarak da ilk çıktığımız Geredespor maçında 5 tane yiyerek tarihi bir hezimete uğradık. Ardından da bilinen kötü süreç başladı. Ligde kalmayı garantileyen Sorgun Belediyespor, hiçbir maçında gerekli olan eforu sarfetmeden oynadı ve puan cetvelinde 10. Sıraya kadar geriledi. Böylelikle, gerçekten üçüncü lige çıkma yolunda yakaladığımız büyük bir fırsatı da kaçırmış olduk.
Aslında Bölgesel Amatör Lige katıldığımız üç seneyi değerlendirecek olursak, ilk sene acemilik dönemimizdi, ligde kalma mücadelesi verdik ve bunu da başardık. İlk yılımızda deplasmanda Amasya ile oynadığımız ilk maçımızı hatırlıyorum da, takımımız 1-1 berabere kalmış. Bir puan alarak Sorgun’a dönmüştü. Bu sırada İlyas Arslan Sinema ve Tiyatro Salonu’nda yapılan bir programda sahneye çağrılarak onore edilen takımımızın futbolcuları bir anda havalara girerek, gerçekten kendilerini çok iyi topçular sanmıştı. Sonrasında gördüler ki, bu takım bu lig için çok hafifti ve bunu da ilk yarıda aldığı sadece bir puanla göstermiş oldu.
İkinci yılımızda ise biraz daha ümitliydik. Takım baştan ayağa değişmişti.  Bu nedenle ikinci yılımıza daha sıkı sıkı sarılmayı istedik. Bu yönde geçtiğimiz ligin ikinci yarısında takımın başına getirdiğimiz Muammer Pirinççi’yle transferler yaptık. Her ne kadar bu lig amatör olsa da, BAL’ da takımları çalıştıran hocalar ve takımlara bakınca, BAL’ın profesyonel ligden farkı olmadığını gördük. Bu bilinçle tüm taraftarlarımızla takımımızın yanında olduk.
Muammer Pirinççi yönetiminde gittiğimiz her hazırlık maçında galip geldik. Doğal olarak, bundan sonra da Muammer Hoca’nın direktifleri doğrultusunda transfer yaptık. Muammer Hoca kimi derse onu aldık.Muammer Hoca bizim bu deneyimsizliğimizi çok iyi kullandı. Yaptığı transferleri anlata anlata bitiremeyen Muammer Hoca hele bir tanesi için, ‘’Taraftarımız bu oyuncumuzun sağ kanattan yapacağı bindirmeler ile bir o kaleye, bir bu kaleye gidip gelecek demesi yok mu? Hepimizi bir anda üçüncü lig için ümitlendirdi.
Bu ümitlerle üç otobüs taraftar eşliğinde, ilk maçımız olan Nevşehirspor deplasmanına gittik.
Sağ kanattan taraftarı getirip, götürecek olan bu futbolcular, ne hikmetse, daha ilk matçında taraftarı oturduğu yerden kalkamaz duruma getirdi, bir süre sonra alınan kötü sonuçlar nedeniyle Muammer Hoca ile yollarımız ayrıldı. Sonra takımın başına getirilen Adnan Hoca ile iyi bir çıkış yakaladık. Onun döneminde kendi evimizde oynadığımız hiçbir maçı yitirmedik. O yılı puan cetvelinin 8. Sırasında tamamladık.
Görünen o ki bu yılı 10. Sırada tamamlayacağız. Aslında 10. Olmuş, 2. olmuşuz hiç önemli değil. Şampiyon olmadık, küme düşmedikten sonra, puan cetvelinizdeki yerin hiçbir önemi yok.
Lafın özü. Biraz daha gayretli olsak, biraz daha iyi transferler yapabilsek, biraz daha iyi çalışabilseydik, bu yıl üçüncü ligde mücadele ediyor olabilirdik.
Bu yılı da boşuna geçirmiş, böyle takımların bulunduğu bu grupta üçüncü lige çıkma şansını yitiren Sorgun Belediyespor fırsat tepmiş oldu.
Şimdi bizim için en önemli maç, Sarıkaya Belediyespor ile oynayacağımız Play Out maçı. Bu maça iyi konsantre olmalıyız ve kazasız belasız bu maçı atlatmalıyız.
Sağlıcakla ve mutlu kalın.
Haftaya, Sarıkaya maçı öncesi görünümü bu satırlara taşıyacağım.
Yeni haftaya, yeni umutlarla başlamak dileğiyle hoşça kalınız.