İki yıl önce ramazan bayramında şeker toplamak için evlerinden çıkan ve birdaha haber alınamayan yıllardır bulunamadıkları için kamuoyunun gündeminden düşmeyen kayıp çocukların cesetlerine Türk Polisinin başarılı, titiz uzun süren çalışması sonucu nihayet ulaşıldıda en azından aileler çocuklarının cesetlerine kavuştu daha önce bu insanlar evlatlarının akibetlerinin  ne olduğunu dahi bilmedikleri için büyük umutlarla yıllardır bekliyorlardı.
    Tabii bu olayla kamuoyunda Yozgat’ın adının geçmesi bizleride üzdü bu güzel vilayetimizde de her yerde olduğu gibi bu zihniyette insanlar mutlaka var bu tip olaylar bütün toplumlarda oluyor.Bunu yapan cani ruhlu insanların malesef ırkı,milliyeti, memleketi çokda önemli değil bunlar her toplumda çıkıyor dünya durdukçada çıkacak.Bu insanlarda zaten Allah korkusu olsa bunu yapmaz bu dünyada görecekleri cezanın yanı sıra birde bunun ahiret hayatındaki cezası var hepimiz biliyoruz bu ceza dünyadakinede benzemez.
    Allah cc KURANI KERİM’DE kim suçsuz yere bir insanın canına kıysa bütün insanları öldürmüş gibidir diye bize bunun ne kadar büyük bir günah olduğunu bildirmektedir.
    Ama toplumdada bu tür insanlara karşı yasaların caydırıcılık açısından önemi büyük hemen bu olayların akabinde idam cezası tartışmaları ortaya tekrar çıkmaya başladı bizde bildiğiniz gibi idam cezası kalkmıştı bu son olaylarla tekrar gündeme gelmeye ve idam cezası partilerce telafuz edilmeye başlandı.Sayın Başbakanda son açıklamarında şu an idam cezası gündemimizde yok diye beyanat verdi.
    Dünyanın çoğu ülkelerinde hala idam cezası uygulanmakta başta demokrasinin beşiği kabul edilen amerika birleşik devletleri’nde dahi idam cezası var.Hemen hemen dünyanın yarısına yakın ülkelerde idam cezası tamamen kalktı bu ülkelerin içinde bizde varız. Diğer yarısına yakın ülkelerdede idam cezası kalkmadı ve hala uygulanmakta.
    Tabii yukardada belittiğim gibi Allahın yaratığı hangi can olursa olsun almak büyük günah.İnsanın kendi canını alma hakkı dahi yoktur.
    Buna göre insanlarımız kendilerine düzgün yaşamayı kişilerin kişilik haklarına riayet etmeyi prensip ve ilke olarak kabul etmeli ve buna göre yaşamalıdır.