Nasıl bir şehrimiz değimli, bir anda doluyor-bir anda boşalıyor. Neye uğradığımızı şaşırıyoruz bu dolup boşalmalar yaşarken. Kalabalık mıyız yoksa kalabalıklar içinde ki yalnızlığımı oynuyoruz bu hiç bilinmez. Siyaset konuşmalarının da azaldığı tekrar eski miskin Yozgat’ımıza bakalım dedim. Seçim zamanın da sinsice birilerinin peşinde rant edinmeye çalışanlardan bahsedelim istedim birazcık. Hani adayların peşlerinde varlardı ya, hatta dönem dönem partide değiştirirler. Daha da abartıyım mı sırf yalakalığından, hiçbir vasfı olmazken protokole bile oturanını tanıyorum. Hepimiz biliyoruzdur elbette ama bilmeyenler için sinsilik nedir, kimler sinsidir, kimlere sinsi denir diyecek olursak kısaca özetleyim.
Gizlice başlayan, yavaşça gelişen, ağır sonuçlar yol açan ve büyük darbeler indiren gizlice kötülük yapan, arkadan çaktırmadan dolaplar çeviren, hain ve kurnaz insana sinsi denir ve en nefret ettiğim insan tipidir! Neyse efendim sopayı sinsi görünce ele alırız tekrar biz konuya dönelim, sinsiliğin temelinde ne tür bir düşünce yatar yahut sinsilik bir karakter sorunumudur? Bir insan neden sinsilik yapar sebepleri nelerdir?
    Yaşamını başkalarının hatasının pususunda yatarak geçirirler. O anda ortaya çıkıp, bundan bir rant elde etmeye çalışırlar.
    Sinsilik tehlikeli...
    Nereden, ne zaman geleceğini bilemediğiniz bir tehlike. Sinsiler yılana benzetilir bu nedenle de. Çıkarları için (ki, çıkarlarının maddi olması da gerekmez, keyfi de olabilir) nokta adımlarla planlarlar ve uygun buldukları anda asıl hamleyi yaparlar. İnce ince dokurlar hedefleri yolundaki taşları, fark edemezsiniz bile. Sevgi, iyilik meleği rolünü iyi oynarlar, yüzüne tükürsen yanlışlıkla yapıldığını düşünecek kadar saftır, elleri açık olabilir o sırada. "Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" Temelinde yatan da bencillik, çıkarcılık, kötü niyet, zekanın kötüye kullanımıdır. Kesinlikle aptal diyemeyiz bu insanlara eminim ki peşinde gezdikleri insanlardan daha zekiler ve bu yüzden öyle geziyorlar.
    Sanıyorum, en değer verdiğim özellik samimiyetse, bu da en tiksindiğim şey...
    Çünkü sinsilik; özünde, korkaklık ve cesaret eksikliğini barındırıyor. Dahası, birinin yüzüne karşı direkt söylemeye cesaret edemeyeceğiniz şeyleri, ardından yahut alt metinlerle söylüyorsanız, bu zaten ilk tahlilde sizdeki kişilik bozukluğunun bir numaralı göstergesi... Ardından konuşacağın insana neden samimiyetsizce iyi davranırsın mesela?
    Çıkarı için, fikrini ve duruşunu satan insanlardan haz etmiyorum. En değerli düşman, en samimi olan ve borazanlar çala çala kale kapınıza yanaşandır.
    Hayır bir de bu sinsilik meraklıları, insanı salak yerine koyduğunu sanıp, dahası karşısındakini salak sanıp, yaşamını mutlu mesut sürdürmüyor mu? Ahh tam işte orda her şeyden soğuyor insan.
    Bu kadar anlattıktan sonra herhalde sinsilik çok amaçlı olarak anlaşılmıştır ya da anlatabilmişimdir kendi üslubumca…
    Bu konuyu biraz daha somut bir şekilde ele alacak olursak şunu söyleyebilirim. Siyasi liderlerin, adayların, falanların, filanların yanında kapı kapı dolaşan kalabalık içinde ortalara gizlenerek sadece yüzünü adaylara gösterenler vardı. Diyorum ki acaba şimdi neredeler? Eminim bu insanların liderlere karşıladıkları tavırlardan iyi niyet ve samimiyetten liderlerin şüphesi de yoktu. Nasıl olsun ki, adam onu7nla gece gündüz geziyor, yardımcı oluyor, sürekli dinliyor hatta ve hatta ( en önemlisi de budur bence) soru sormuyor. Neden biz bunu yapıyoruz demiyor fanatik adam. Neden çünkü onu ilgilendirmiyor ki ne yaptığı o sonrasını bekliyor, yani şimdiyi. Bu sinsi ağabeyim şuan hazırlıklar içerisinde. Vatan millet umurunda değil o şimdi oğlu, kızı, yeğeni için var. Sorsan Anayasanın ilk maddesini bilmez ama kapı kapı seçim zamanında anayasa ile ilgili şeyler anlatmaya çalışır, birisi anlatırken de gözüyle, kaşıyla mimik yapar onaylar yani. Konuşarak yanıtlamaz ya da anlatamaz çünkü bilmiyor. Bu ağabeyimin bildiği tek şey sinsice birilerine yalakalık yapıp, işini gördürmek, sonra da onu ben buraya getirdim diyip bir sonraki sefere daha güçlü birinin peşinden koşmaktır. Durdurulabilir mi? Önüne kim geçebilir buna aklım yetmedi. Zorlasam belki aklım yeter de gücüm yeter mi acaba bilmiyorum ancak bildiğim ve öğrendiğim tek şey;
    “SİNSİLİK KİRLENMİŞLİĞİN HATIRI SAYILIR BİR ÜRÜNÜDÜR!”