Sarıkamış harekatının 97. yılı anma programlarına katılmak için Kızılay Derneği Yozgat Şubesini temsilen bende Sarıkamış’a gittim. 81 ilden Kızılay temsilcisi, İç işleri Bakanı, Çevre illerin Valileri (Amir Çiçek’te) oradaydı.
Sarıkamış Harekatı Türk Tarihinin en hüzünlü, acılı olayıdır.Şehadet şerbetini içmek ölüme adım adım yürüyen Türk yiğitlerin varoluş destanıdır.
Şehitler yurdu Sarıkamış, binlerce vatan evladının kurşun sıkmadan bedenlerinin karlağa teslim olduğu yerdir. Sarıkamış’ta Türk ordusunu Ruslar değil çetin kış ve imkansızlık yenmiştir.
Acılar yurdu Sarıkamış, milletin gönlüne nakşolan, dağlardan, taşlardan yankılanan sesidir. Beyaz ölümlerin yaşandığı Sarıkamış, cesaretin kararlılığın, azmin, emre itaatin çelikleşmiş ifadesidir. Yiğitlerin harman olduğu yerlerden bir yerdi Sarıkamış, Türk milleti ve askerinin en zor şartlarda bile neleri göze alabileceğinin ifadesidir. En güzel kardelenlerin tarlası olan Sarıkamış, gencecik fidanların arş-ı alaya naralar attığı, ölüme meydan okunduğu yerdir. Bedenlerin değil ruhların donduğu, beyaz iklimlerden uçan yiğitlerin cesaretin timsalidir.
Şahitler diyarı diyarı Sarıkamış, vatanın bayrağın, toprağın, kanın, namusun ve şerefin mürekkep olduğu, ulu yerdir.
24 Aralık 1914’te Sarıkamış’a doğru yürüyüşe geçen askerlerimiz, gece dağ tırmanmaya başladılar, şiddetli soğuk, korkunç tipi altında, gecenin karanlığında birbirine tutuna tutuna, karlara bata bata çıka yol almaya başladılar. İliklerine kadar titreten şiddeti karşısında üzerlerindeki soğuk yüzü görmemiş yazlık kıyagetleriyle yürüdüler. Yol yokuş bitmek bilmiyor, kara saplanmış ayaklara geçit vermiyordu. Yol bitmeli kar aşılmalıydı, nasılsa gecenin bir sabahı vardı. Sabaha çıkan askerlerimizin ayağındaki çarıklar ıslanarak yumuşuyor, gevşiyor. Akşam olunca donuyor, sanki ayaklar mengeneyle sıkılmış gibi oluyordu. Donma ayaktan başlıyor sonra bütün vücud donuyordu. Yere düşeni kaldırmayın diyordu komutan zaten başkasına yardım edecek kimse mecal kalmamıştı.
Sarıkamış “Çam ormanlarının, can ormalarına” dönüşünün hikayesidir. Verilen canlar sayesinde Sarıkamış bize vatan olmuştur. Eğer Sarıkamış’ta şehit olan 90.000 olmasaydı Çanakkale zaferi bu kadar önemli olmayacaktı. Belki de bu uzafer olmayacaktı. Üzerinden değil 97 yıl, 1097 yılda geçse Sarıkamış anmaya anlamaya çalışmalıyız. Çünkü Sarıkamış beyazlamış bir kor gibi karşımızda durmaktadır.
Bugün bu topraklarda hür yaşıyor olmamızın bedelini onlar ödediler. Vatanın her köşesinden Mehmetçik koyun koyuna yatmaktadır. Bundan dersler çıkarmalı Vatanı, milleti bölmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz!
Onlar, bağımsızlığın sembolü olan bayrağımızın yılmaz bekçileri.
Onlar, vatan için gözünü kırpmadan, çarpışan gözünü kırpmadan ölüme koşan savaşçılar.
Onlar, şehadete adım adım yürüyen Alperenler.
Allahu Ekber dağlarında son sözler Allahu Ekber olan mehmetlerin ruhları şad olsun.