Aslında çoğu yerel yatırımcının, müteşebbisin, bürokratın yabancı olduğu bir konu Savunma Sanayi.
    Savunma Sanayi denilince akla silahlar, savaş uçakları, tanklar, bombalar ve bilumum buna benzer bilindik şeyler geliyor.
    Savunma sanayi denilince aklımıza gelen silahların üretimi noktasında bilgimiz yok denecek kadar sınırlı.
    Özellikle son bir aydır Savunma Sanayi yatırımı ile gündeme gelen Yozgat’ta da eminim söylemler insanların konuya olan uzaklığı nedeni ile çok da ciddiye alınmıyordur.
    Bizim insanımız görmediği şeye kolay kolay inanmaz.
    Savunma sanayini çıkarır aradan “yatırım” kalır.
    Yatırımı bilir, yatırımı bekler, yatırımı ister!
    O bakımdan Savunma Sanayi’nin Yozgat’a getirisi tek başına “yatırım”dır Yozgatlı için.
    Savunma Sanayi hakikaten insanın diline dahi ağır gelen bir ifade.
    Böyle bir yatırımın yapılacağı bölgelerin tespitinden tutunda yatırımcı kişi ve kuruluşların hüviyeti, ekonomik getirisi ve istihdam kapasitesi ismi gibi büyük olacaktır.
    Yozgat ve Savunma Sanayi’ni yan yana koyduğunuz vakit ortaya aslında ciddi bir bütünlük çıkıyor.
    Bizim memlekete yıllardır ciddi yatırımlar yapılmadığı, yapılanların battığı, batarken güven denilen ortaklık kültürünü bitirdiği için görmeden inanma özelliğimizi kaybetmiş durumdayız.
    Bir Yozgatlı için topraklarına yapılacak en büyük fabrika “tekstil”dir…
    Tekstili küçük görmek ya da göstermek değil burada gayem.
    Tekstil ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip aslına bakarsanız.
    Ama Yozgat’a yapılan yatırımların çeşitliliğini bakınca savunma sanayi göz dolduruyor.
    Her şeyden öte “gelecek” vaat ediyor!
    Yozgat’ta savunma sanayi yatırımının gelmesi demek çok şey demek.
    Yeni sektörlerin yerel bazda hayat bulması demek.
    Sahiplenmesini bildiğiniz takdirde akla hayale gelmeyecek yatırımlarının topraklarınızda hayat bulması demek.
    Savunma sanayi yatırımlarını yapan firmalar isim yapmış ciddi yapıya sahip firmalar.
    Dün İl Sağlık Müdürlüğü’nde bir toplantı yapıldı.
    Bu toplantı bundan sonra yapılacak sayısız toplantılardan sadece bir tanesi.
    Toplantıya savunma sanayinin önemli isimleri olan; “ASELSAN, ROKETSAN, FNSS, MKEK, TUSAŞ ve TAİ” firmalarının da temsilcileri katıldı.
    Yozgat ve Sivas için planlanan savunma sanayi yatırımlarının temelini atacak muhtemel firmalar bu toplantıda Yozgat ile birlikte temsilcilerini de tanıma fırsatı buldular.
    Geçenlerde Yozgat’a kurulacak Çağrı Merkezi kuracak firmanın yetkilisinin şu sözlerini bir kere daha hatırlayalım: “Yozgat’ta yatırımı hızla hayata geçireceğiz. Bunun sebebi de yerel yöneticilerin, ilin valisinin, belediye başkanı, sanayi odası başkanının sahiplenmesi, önümüzü açması…”
    Savunma sanayi ile ilgili toplantıda Yozgat Valisi başta olmak üzere şehrin temsil makamında bulunanların ortaya koyduğu tavır oldukça önemli.
    Yatırım taliplisi firmalar Yozgat’ı yöneticileri aracılığı ile tanıyacak,
    Ketin savunma sanayine hazır olup olmadığını ancak bu şekilde anlayabilecekler.
    Yozgat Valisi Necati Şentürk’ün toplantıda sarf ettiği şu sözleri özellikle paylaşmak istiyorum:
    “Savunma sanayinin Yozgat ve Sivas’ta kurulması yönünde bugün ilk toplantıyı yapıyoruz. Savunma sanayinin bir yerde kümelenmesini şahsen ben stratejik açıdan doğru bulmuyorum. İstiklal savaşında düşmanlar Polatlı’ya kadar gelmiştir. Yozgat’a ise düşman ayağı değmemiştir. Yozgat göç veren ve işsizlik oranının yüksek olduğu yerlerden biridir, bu nedenle savunma sanayi istihdam açısından çok önemli olacaktır.”
    Savunma Sanayi’nin Yozgat’a gelmesinde başından bu tarafa takipçi olan TSO Başkanı Metin Özışık da kentin Ankara’ya yakınlığı bakımından stratejik bir noktada olduğunu dikkat çekti.
    Kentin yöneticileri savunma sanayi yatırımına inanmış, sahip çıkmış, bu işe sonuna kadar mesai harcamaya hazır insanlar.
    Onların bu inancı inşallah bir şekilde sekteye uğramadığı takdirde savunma sanayine şimdilik uzak olan Yozgatlı da işin ucundan tutacaktır.
    İnsanlar bu gün savunma sanayinin Yozgat’a geleceğine temeli atılmadan inanmalı yarın kurulduğu vakit kıymetini anlayabilsin.
    Projelerin temelinde de bu yok mudur?
    Proje amaçsız, vizyonsuz, belirli bir programsız olmaz.
    Tüm bunlar projeyi hazırlayanların fikirleri uygulayıcıların ise inançları ile olur.
    Her zaman söylediğimi yine tekrarlamak istiyorum; “Yozgatlı küçük-büyük fark etmez, her yatırıma sahip çıktığı ölçüde Bozok Yaylası toprakları yeşerir. Her yatırım yeniliğe, yenilenmeye açık toplum demektir. Tabi sahip çıkıldığı ölçüde…”
    Şimdilik görmediğimiz, kulağımıza yabancı ve ağır bir yatırımın adı savunma.
    Eminim zamanla, konuşulmaya, anlatılmaya başladıkça insanların hayreti inanca, inançta yatırımın ta kendisine dönüşecektir…

YOZGAT RÜZGARI

Ödüle layık itfaiyeciler...


Aslına bakarsanız görevleri…
    Benim görevim gazetecilikse onların görevleri yangın söndürmek.
    Yani bir itfaiye erinin yangın söndürmesi kadar doğal ne olabilir k!
    Rehabilitasyon Merkezi’nin hemen yan tarafından Pazartesi akşamı başlayan yangın kısa sürede genç fidanları sardı…
    Yangının alevleri bir ara öyle yükseldi ki rehabilitasyon merkezine giden Kent Park yolundan baktığınızda karanlığı yaran bir ateş kızıllığını rahatlıkla görülüyordu.
    Yangının çıktığı yerin yola uzak olması itfaiyenin müdahalesini zorlaştırdı, hatta imkansız hale getirdi.
    Buna rağmen itfaiye erleri canla, başla yangını söndürmeye gayret ettiler.
    4 itfaiye eri ucu plastik ellerinde paspaslarla yangına müdahale etti.
    Müdahale sırasında oradaydım.
    Bir itfaiye erininin karanlık arasında elinde paspas alevlerin üzerine bir koşuşu vardı Allah muhafaza bir insanın çocuğu düşse alevlere kurtarmak için ancak bu kadar cansiperane bir mücadelenin içine girer.
    Diğer itfaiye erleri de aynı şekilde ellerinde paspaslarla bir anda alevleri yok ettiler.
    Bir sihirbazın hokuspokusu kadar etkili bir söndürme oldu.
    Bu manzara beni oldukça etkiledi. Mesai arkadaşım Seda her ne kadar “Ne var bunda onlar itfaiyeci, yangını söndürmek görevleri” dese de ben yine de bu mücadelenin takdire şayan olduğunu düşünüyorum.
    Bu şekilde canını hiçe sayarak alevleri adeta yerle yeksan eden itfaiye erlerinin ödüllendirilmesi noktasında Belediye Başkanı Sayın Yusuf Başer’in gerekli hassasiyeti göstereceğini umut ederek ifade de bir sakınca görmedim.
    Topraklarımızı karartmaya çalışan canilere karşı verilen mücadelede canını hiçe sayanları görmezden gelmemek lazım diye düşünüyorum.