Ambulansın içinde doktor yarayı temizlerken Yavuz gözlerini hafifçe araladı.Karşısında müşfik bir şekilde ona bakan Hatice anayı görünce buruk bir tebessüm kondurdu kan içinde kalan yüzüne.Güvende olduğunu anlamış minik eli yaşlı kadının elini daha bir güvenle sımsıkı kavramıştı.Bu halde hastaneye gelmişler o geceyi orada geçirmişlerdi.Kendine geldiğindeyse doktor sordu.
- Oğlum seni bu hale kim getirdi anlat bakalım.Olayı polise bildirmeliyiz.
Yavuz’un sesi titriyor onu bu hale getirse de Babasının polisle karakolla uğraşmasına gönlü razı olmuyordu.Hem söylese bile eve geri döndüğünde daha kötü dayak yiyeceğini de biliyordu.Daha önce de bu şekilde olmuş babası ona sıkı sıkı tembih etmişti;
- Sakın benim dövdüğümü söyleme.Yoksa beni hapse atarlar.kardeşin de sen de babasız kalırsınız.Sonra size kim bakar? Sana sorarlarsa çatıdan düştüm de tamam mı?
Doktorun ısrarla sorusuna kısık bir şekilde cevap verdi.
- Çatıdan düştüm doktor amca.Topum oraya kaçmıştı da.
Hatice ananın gözleri doldu.Yüreğinde müthiş bir sızı hissediyor doğruyu söylemek istese de daha sonrasını düşünerek dudağını morartana kadar ısırarak sessiz kaldı.Bir ara Yavuz’la göz göze geldiler.Yavuz’un ona yalvaran gözlerle bakması onun yüreğini daha da fazla yakıyor bir şey yapamamanın verdiği çaresizlik onu helak ediyordu.
Doktor çok inanmasa da çocuğu daha fazla üzmek istemiyordu.
- Peki Annen baban yok mu yavrum senin?
- Var efendim.
- Neden yanında değiller peki?
-Kardeşim hasta olduğu için onu yalnız bırakamadılar. Ben de Hatice ana ile geldim.
Doktor’un kafası iyice karışmış vaziyette Hatice ana ya döndü.Hatice ana müşfik bir şekilde bir doktora bir de Yavuz’a bakarken gözyaşları sel olmuştu yine. Keşke anlatabilseydi.Keşke küçücük çocuğun vücudundaki morlukların mimarı olan kişiyi ele verebilseydi.Keşke yüreğinden geçeni açıklayabilseydi. Keşke yapabilseydi tüm bunları.
Boğazında düğümlenen bu keşkelere daha fazla dayanamadı. Gözlerini doktordan hızla kaçırırken gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönerek çıktı odadan.Kapıda doktorun çıkmasını beklerken hala tereddüt içindeydi.Söylese daha kötü olur muydu acaba? Söylemediğinde de yine aynı şekilde davranması kaçınılmazdı.Gel-git ler içerisindeyken doktor da Yavuzu muayene edip odadan çıkmıştı.
Hatice ananın yanına gelip yavaşça mırıldandı;
- Çocuğu muayene ettim.Vücudun da morarmamış bir yer kalmamış. Bunlar kesinlikle düşme izi değil. Şiddete maruz kalmış bu çocuk.Kim yaptı bunu?
Bunu yapan insan olamaz.
- Ne olur doktor bey kimseye söylemeyin.Size yalvarıyorum.Yoksa daha kötü vaziyette geri gelir buraya Belki de mezara gider Allah korusun.Zoraki sadece bunları söyleyebildi.Kelimeler boğazında düğümlenip kalmıştı.Yüreğinin bir tarafı
- Söyle de cezasını çeksin insafsız adam. Derken bir tarafı da;
- Sakına eve geri geldiğinde kesinlikle çocuğu yaşatmaz.Belki de akıllanmıştır.
Bir daha yapmaz.Korkmuşsa bir daha dövmez belki de. Diyordu.Ama bu söylediklerine o da inanmıyordu aslında.
Doktor daha da fazla hiddetlenmiş sıktığı yumruğunu diğer eline vurarak söylenmeye başladı;
- Bu minik bedeni bu hale getirenler aramızda dolaşıyor.İnanamıyorum.Vallahi aklım almıyor.Allah cezalarını versin böylelerinin.Çocuk kendinde çıkarabilirsiniz.Ama emniyette olduğundan ve başına bir daha böyle bir şey gelmeyeceğinden eminseniz alın götürün evine.
Hatice ana üzerine bir kat daha fazla yük binmiş,ağırlığı kaldıramayacağını düşünürken kapı aralığından çelimsiz elleriyle onu çağıran Yavuza bakıp;
- Tamam götüreyim.İnşallah bir daha bunu yapmaz.Yaparsa da biz mahalleli olarak ona dersini veririz inşallah.
- Peki siz bilirsiniz.Size geçmiş olsun.
- Sağ olun doktor bey oğlum.Allah sizden razı olsun.Siz kim bilir daha nelerini görüyorsunuzdur?
- Evet çok olayla karşılaşıyoruz.Ama pek çoğu kaza,yaralanma vesaire.
Ben en çok kendinden küçük ve korumasız yavruların bu şekilde hayvanca hırpalanmasını hazmedemiyorum.
- Hiç kimse hazmedemiyor evladım.Kim hazmedebilir ki? İnsan olanın yüreği kaldırır mı böyle bir şeyi? Güçsüzlük ifadesi aslında bu.Kendinden küçük birini dövmek,hırpalamak. Zavallılığın bir ifadesi bence. Devamı Yarın