Engelli olmak için engelli gibi düşünmek, bir saatliğine de olsa gözleri görmeyen, elleri tutmayan, ayakları olmayan bir insanın ruh haline bürünmek yeter demiştim,
Çok değil bundan birkaç gün önce 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde konuştuk bunları.
Üzerinden birkaç gün geçmedi ki Yozgat bir ibret vesikası sayılacak bir olay yaşadı.
Üstelik devletin Yozgat'taki en yetkili kurumunda Yozgat Valiliği'nde…
Aslına aynı ziyaret valilik binasına değil de çok katlı farklı bir kuruma yapılsa yine aynı şekilde yaşanacaktı.
Yine de bu olayın valilik binasında yaşanmış olması üzüntü verici.
Engelli vatandaşların ikinci kattaki Yozgat Valisi'ni ziyaret etmek istemesi çok ince bir hareket.
Bu ziyaretin ikinci katta olması ise en büyük talihsizlik.
Talihsizlik diyorum, çünkü kaderden öteye gitmiyor elde ettiklerimiz.
Yozgat Valisi'nin ziyaret öncesi ve sonrasında yaşananlardan haberinin olduğunu zannetmiyorum.
Bu durumun istenerek de yaşandığını düşünmüyorum sadece ihmal diyorum…
İhmal olan nedir biliyor musunuz?
Engelliler haftasında, engelli vatandaşlarımızın hayatın bir gerçeği olduğu vurgulanır.
Onların hayatının kolaylaştırılması, sosyal haklarının zamanında ve gerektiği gibi verilmesi gibi konular sürekli söylenirde söylenir.
Devletin sosyal politikasının temelinde de o vardır aslında.
Devlet hiçbir engellisinin birkaç basamak yukarı çıkmak için ter dökmesini istemez.
Ya da devletin engelliler için ayırdığı kapının önüne park etmiş otomobile müsaade etmez…
Engelli vatandaşını insanların sırtında taşıtmaz bir nezaket ziyareti için.
Ben Sayın Vali'nin bu durumlardan haberdar olmadığını düşünüyorum.
Bundan sonrası için bir şeylerin, azda olsa sorumlulukların insanlar tarafından hissedilmesi adına yazıyorum.
Engelli Yozgat dedim bu yüzden adına…
Nerede engel yok ki Yozgat Valiliği'ne gelinceye kadar.
Kaldırımlar biraz olsun düzenli Allah'tan.
Onun dışında hangi kamu kurumunda bir kat üste çıkabiliyor engelli vatandaşlar.
Engelliler için ayrılmış çarşı içindeki otoparkı dahi istila ediyoruz gün boyu.
Tıpkı Valilik binasındaki engelli girişinde olduğu gibi.
Adam çekmiş otomobilini. Tabi kimseler uyarmamış, senin aracının burada ne işi var diyen olmamış.
Engelli girişiymiş eminim farkında dahi değildir bu sorumsuzluğun sahibi.
Engelli bir Yozgat'ta engelsiz bir yer olsun, onun adı da Valilik binası olsun isterdim.
Ama olmadı, engelliler Yozgat Valisini ziyaret etmek için ter döktüler, zora girdiler, sıkıntı çektiler.
Bu Avrupa'da olsa farklı olur demek istemiyorum.
Benim ecdadımdan öğrenmiş Avrupa insana hakkı ve medeniyeti…
Ben sadece engel diyorum dün Valilik binasında yaşananlara.
Ziyarette çok güzel şeyler konuşulmuş gelecek adına. O güzellikler de yaşanıyor elbette.
Ama bir yerden bir kıymık, bir diken çıkıyor öyle yere batıyor ki, acıtıyor, öyle acıtıyor ki engeller kalkıyor utançlar kalıyor…
SAYGISIZ TRAFİK…
Yozgat şehir içi trafiğini öyle saygısız hale getirmişiz ki, insanın yeter diye haykırası, avazı çıktığı kadar bağırası geliyor.Hakikaten de yeter…
Tamam birileri Yozgat'ı iki dağın ortasına kurmuş,
Şehirleşme öyle çarpık olmuş ki, adım atacak yer konulmamış,
Trafik denilen şey hallaç pamuğuna dönmüş…
Tüm bunlara amenna…
Saygısızlıkta kuralla olmuyor ki arkadaşım…
Çift sıra park ediyorsun tamam, ama mahalle arasındaki yol geçiş hakkını ihlal etme hakkını nereden buluyorsun.
Tapulu malın mı, parselledin mi?
Acil hastası olsa, Allah korusun yangın çıksa insan göz göregöre ölür.
Avuç içi kadar memleketi saygısızlığımızla içinden çıkılmaz bir labirente dönüştürdük ya bravo bize…