Az ben oynayayım sonra sana vereyim tamam mı kardeşim demesiyle kardeşinin çığlığıyla irkildi.
    - Anne abim arabayı bana vermiyor.
    Anne koşar adımlarla gelerek bir yandan söyleniyor bir yandan da Yavuzun elindeki arabayı hızla çekti.Hem acıyan eli, hem de arabasının gittiği için Yavuz da ağlamaya başlamıştı ki oturan babası öfkeden kıpkırmızı olmuş vaziyette Yavuza tekme tokat vurmaya başladı.Tekmelerin bir biri ardına suratında ve tüm vücudunda patladığından Yavuz minik elleriyle yüzünü saklamaya çalışırken bir yandan da yalvarıyordu.
    - Babacığım ne olur yapma sonra çok acıyor.Anne ne olur kurtar beni söz veriyorum bir daha kardeşimi hiç üzmeyeceğim. Oyuncaklarımın hepsini ona vereceğim.Ne olur babacığım yapma ne olur!
    Babanın gözü dönmüş hasta olan çocuğunun intikamını alırcasına yerde zavallı bir şekilde yatan minik bedeni tekmelemeye devam ediyor onun haykırışlarını hiç duymuyordu bile.Anne hissiz sadece seyrediyor Fatihe sarılmış öylece bakıyordu.Taki baba Yavuzu duvara savurup kafasından kan gelene kadar.Yavuzun artık takati kalmamış yalvaramıyordu bile.Bu sesler ve bağırışmalar oturdukları gecekondunun dışına taşmış komşular toplanmıştı bile.Zaten alışıklardı bu duruma.Bu ne ilkti ne de son.Yan komşularından Hatice ana yaşlı haliyle koşarak girdi içeriye yerde yarı baygın kanlar içinde yatan minik yavruya bakıp, söylenmeye başladı;
    - Siz insan olamazsınız.Ne istediniz yine bu yavrudan? Bu kaçıncı? Korkarım bir gün öldüreceksiniz bu yavruyu.
    Hiç mi Allah korkusu,Anne baba sevgisi,hiç mi merhamet yok siz de?
    Bir yandan söyleniyor diğer yandan eline geçirdiği bir bez parçasıyla pansuman yapıyordu.Ama kanamayı bir türlü durduramayınca Yavuzu yaşlı haline bakmadan kucaklayarak dışarı çıkardı.Kapının önünde ki merakla olayı seyredenlere bağırarak;
    - Görmüyor musunuz çocuk kötü durumda ambulansı çağırın hadii!
    Baba içeriden hala söylenmeye devam ediyordu.
    - Oda Fatihi ağlatmasaydı.O hasta bilmiyor mu? Kendi sağlıklı diye bu çocuğu niye ağlatıyor? Fatih kendini koruyamıyor onun yerine ben korurum oğlumu.
    Fatma hanım hala Fatih’e sarılmış başını okşuyordu oğlunun.Oysa diğer oğlu yarı baygın Anne Anne diye mırıldanıyordu.
    Hatice ana gözyaşları içinde bir yandan dua ediyor diğer yandan da Yavuz’un yaralı vücudunu okşuyordu.Her kafadan bir ses çıkıyordu.
    - Hastaneye gerek yok aslında çocuk bu toparlar kendini
    - Nerde kaldı bu ambulans?
    - Neden dövmüşler yine bu çocuğu? En sonunda öldürecekler bu biçareyi.
    - Bunlarda insaf yok canım.Hiç insan kendi evladına bunu yapar mı? Zavallı çocuğun haline bak.Vicdansız bunlar vallahi vicdansız.
    - Öz değildir belki de ne biliyoruz ki? Bak diğerine yapmıyor.
    - Öz canım ben biliyorum.Senelerdir komşuyuz.Ama Fatih’i hasta ,Yavuz da sağlıklı ya sanki onun intikamını alıyorlar bu zavallıdan.
    - Bu çocuk ne yapsın canım? Bumu hasta yaptı diğer evlatlarını?
    Kaç senedir komşularıyım bu çocuğa bir kere sarıldıklarını görmedim ikisinin de.Ama Fatih’i şımartıyorlar.Oda gün gelir başlarına bela olur.Belli mi olur hayat bu belki de dövdükleri bu zavallıya muhtaç kalırlar.Diğeri hasta diye tepelerine çıkarıyorlar.Ya bu çocuk sakat kalsa şimdi ne olacak?
    Hatice ana konuşanlara sinirli bir şekilde bakıp söylenmeye başladı;
    - Bırakın dedikoduyu telefon açın da çabuk gelsin şu ambulans.   
    Hatice ana şefkatle baktı gözleri yarı aralanmış bitkin bedene.Çok kısık bir şekilde hala mırıldanıyordu.
    - Anne beni kurtar.Anneciğim çok canım acıyor.Baba ne olur yapma.Bunları duydukça Hatice ananın gözyaşları kucağındaki yaralı bedene doğru akmaya başladı.Aradan birkaç dakika geçmişti ki ambulansın sireni acı acı çalarak yanlarına kadar gelmişti.Görevliler araçtan hızla inip yerde kanlar içerisinde yatan Yavuzu sedyeyle ambulansa bindirerek yine aynı acı sesle uzaklaştılar oradan.Yavuz’un yanında ne kurtarması için hala yalvardığı Annesi vardı,ne de onu bu hale gelene kadar döven babası. Hiç biri yoktu yanında. Onu defalarca bu şekilde dayaktan kurtaran Hatice ana vardı yanında.Yaşlı kadının eli minik,ürkek ve titreyen eli kavramış ona güç veriyordu.
    -Tamam yavrum geçti.Hastaneye gidiyoruz. İyileşeceksin merak etme.                                                                          Devamı Yarın