Konu iktidar partisi olunca biraz daha dikkat kesiliyor insan.
İktidar partisinin düzenlediği her organizasyon, yaptığı her açıklama, verdiği her sözü Yozgatlı adına takip etme, irdeleme, değerlendirme sorumluluğunuz katbekat artıyor.
Konu Yozgat menfaati olunca sorumlulukta haliyle artıyor.
Hafta sonu Ak Parti'nin İl Danışma Meclisi Toplantısı vardı.
Toplantı Ak Part'nin mutat olarak yaptığı çalışmalardan bir tanesi. Çoğu parti ayda, yılda bir ancak bir araya gelirken Ak Parti Yozgat'ta çeşitli vesilelerle sıkça bir araya gelmeyi başarıyor.
Bu toplantılar haliyle karşılıklı istişare, parti içi sorunların çözümü, çalışmaların değerlendirilmesi ve parti içi sıcaklığın taze tutulması adına önemli oluyor.
Cumartesi günkü İl Danışma Meclisi toplantısı da Ak Parti için özellikle yaklaşan genel seçimler öncesi önemli bir birliktelikti.
Toplantıda Yozgat milletvekilleri söz almadı konuk milletvekillerine biraz daha zaman kazandırma adına. Böylelikle basına kapalı bölümde partililerle daha fazla istişare şansı bulacaklardı.
Sadece Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ Yozgat milletvekilleri adına konuşma yaptı.
Bozdağ, Yozgat adına önemli açıklamalarda bulundu.
Genel merkezdeki üstlendiği görev, parti adına ortaya koyduğu misyon Bozdağ'ın kendi memleketinde de olsa açıklamalarında Türkiye ve uluslar arası gündemi değerlendirme ihtiyacını doğruyor.
Cumartesi günkü konuşmasında da Sayın Bozdağ, 3 generalin açığa alınmasından tutunda muhalefetin Ak Parti'ye karşı ortaya koyduğu tutuma kadar bir çok konuya Yozgat'tan işaret etti. Toplantı Ak Parti Milletvekili Abdulkadir Akgül'ün, Belediye Başkanı Yusuf Başer'e oturduğu yerden sataşması ortama renk kattı.
Ak Parti İl Başkanı Yusuf Başer'in konuşmaları da yaklaşan seçimler ve partinin Yozgat'ta üstlendiği sorumluluğu hatırlatma üzerine oldu.
Belediye Başkanı Yusuf Başer de belediye hizmetlerini özetledi.
Aslına bakarsanız toplantıda her şey olması gerektiği gibiydi.
Konuşulanlar da içerik olarak fena konulardan oluşmuyordu hani. Fakat salonda bazı koltukların aradan geçen bir saate rağmen boş kalması, salonda bulunanların heyecan yoksunu olması dikkatimi çekti.
Cumartesi cumartesi ne heyecanı arıyorsun diyenler olabilir.
Ama ben ne Ak Parti toplantıları bilirim salon dışına taşan insanlar, salonlara sığmayan coşku ve heyecan.
Salondakilerin alkış sesi dahi heyecanın yansımasıdır bana göre.
Bir mahmurluk vardı Ak Partililerde Cumartesi günü.
Katılım hem beklenen oranda değil hem de insanlar daha sukut içindeydi.
Malum bir seçim arifesindeyiz.
Hal böyle olunca siyasi partilerin bundan sonra atacağı her adım çok ama çok önemli.
Bir Yozgatlı deyimi vardır, “Kuru söğütten düdük kavlatma…”
Seçim arefesinde siyasi partilerin kuru söğütten yerine göre kuru söğütten düdük yapma zamanı.
Ben Ak Parti'nin Cumartesi günü daha canlı-kanlı olmasını beklerdim.
Yapılan konuşmaların hakkını vermedi salonu dolduranlar.
Koltukların birçoğunun boş kalması benim aklıma takıldı. İnsanların heyecansız bakışları ise ayrı bir konu.
Bu manzarayı görünce acaba dedim, muhalefetin suskunluğu Ak Parti'yi farklı bir havaya mı itti.
Suskun muhalefetli Yozgat'ta suskun bir Ak Parti 'nasıl olsa kazanır' mantığıyla mı hareket ediyor bazı partililer.
Danışma Meclisi toplantısında ne demişti Ak Parti İl Başkanı Yusuf Başer;
“Bizim için sadece medya yetmez, sadece broşürler, pankartlar da yetmez, birebir halka ineceğiz, halın içinde olacağız…”
Partinin il başkanı çerçeveyi bu denli genişletmişken salondaki havanın beklenen düzeyde olmamasını açıkçasını yadırgadım.
Ak Parti'nin toplantılarının büyük bölümüne katılmış bir gazeteci olarak, varsa bir mahmurluk, varsa suskun muhalefete suskun Ak Parti olma düşüncesi, daha da bir şey demiyorum.
Önümüzde bir seçim süreci var. Beklentim sürecin önceki seçimden daha hareketli olacağı yönünde.
Yozgat'ta bu süreç nasıl işler derseniz seçimin en hareketli partisinin Ak Parti olacağını düşünüyorum.
Tabi Ak Parti Cumartesi günkü mahmurluğu devam etmezse.