Yozgat'ta gençlik rüzgarı: Spor festivali coşkuyla tamamlandı
Yozgat'ta gençlik rüzgarı: Spor festivali coşkuyla tamamlandı
İçeriği Görüntüle

İran’da monarşinin sona ermesi ve İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Batılı çevrelerde zaman zaman rejim karşıtı planların merkezinde yer alan isimlerden biri olmuştur.

CIA’nın Devrim Sonrası Planlarında Pehlevi

İran’da 1979’daki devrimin ardından Batılı istihbarat çevreleri, yeni kurulan yönetimi devirmeye yönelik çeşitli senaryolar üzerinde çalıştı. Bu süreçte özellikle Central Intelligence Agency (CIA) tarafından hazırlanan bazı planlarda, devrik Şah’ın oğlu olan Rıza Pehlevi’nin muhtemel bir siyasi figür olarak değerlendirildiği ileri sürüldü.

Gazeteci ve araştırmacı Kenneth R. Timmerman’ın kaleme aldığı Countdown to Crisis adlı eserde yer alan bilgilere göre, 1980’li yılların başlarında bazı Batılı çevreler İran’daki rejime karşı bir darbe ya da isyan ihtimalini gündemde tutuyordu. Bu plan kapsamında Pehlevi’nin İran ordusu içindeki bazı unsurları harekete geçirerek rejime karşı bir hareket başlatması bekleniyordu.

Rıza Pehlevi Kimdir Türk Mü Rıza Pehlevi Oğlu Kimdir Muhammed Rıza Pehlevi Kimdir (2)

Operasyon İçin Ayrılan Fonlar

Söz konusu plana göre Pehlevi’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla ciddi miktarda finansman sağlandı. Doğrudan para transferi yapılmaması için finansmanın bir kısmının Suudi Arabistan üzerinden karşılandığı iddia edildi. İlk aşamada yaklaşık 5 milyon dolarlık bir bütçenin oluşturulduğu ve Pehlevi’ye aylık yaklaşık 150 bin dolar ödeme yapılmasının planlandığı öne sürüldü.

Bu dönemde Rıza Pehlevi’nin, ABD’nin Virginia eyaletinde ve CIA merkezine yakın bir bölgede yaşamını sürdürdüğü belirtilmektedir. Ancak bazı iddialara göre operasyon için ayrılan finansmanın önemli bir kısmı siyasi faaliyetler yerine kişisel harcamalara yönlendirildi.

Kitapta yer alan anlatımlara göre yaklaşık 4 milyon dolarlık harcamanın çeşitli kişisel ihtiyaçlar ve mülkler için kullanıldığı ileri sürülürken, yaklaşık 700 bin doların ise Pehlevi’nin yaşadığı evin bodrum katına kurulan özel bir eğlence alanı için harcandığı iddia edilmektedir. Bu durum, planlanan operasyon için ayrılan kaynakların hızla tükenmesine neden oldu.

“Baby King” Lakabının Ortaya Çıkışı

Operasyonun beklenen sonuçları vermemesi ve planın uygulanamadan rafa kaldırılması sonrasında, CIA içinde bazı görevlilerin Rıza Pehlevi için alaycı bir şekilde “Baby King” (Bebek Kral) lakabını kullandığı ileri sürüldü. Bu lakabın, Pehlevi’nin genç yaşta monarşinin varisi olması ve sürgündeki yaşam tarzına yönelik eleştiriler nedeniyle ortaya çıktığı ifade edilmektedir.

Mahkeme Süreci ve Tartışmalar

Söz konusu iddiaların bir bölümü, Pehlevi’nin eski yardımcılarından Ahmad Ali Massoud Ansari tarafından 1990’lı yıllarda ABD’de açılan davalarda da gündeme geldi. Virginia’da görülen davalarda Ansari, bazı fonların kötü yönetildiğini ve kişisel harcamalara aktarıldığını öne sürdü. Mahkeme sürecinde çeşitli iddialar tartışma konusu olurken, dava yıllarca devam etti.

Sürgünde Bir Hanedan Tartışması

İran’da monarşinin sona ermesinden sonra Rıza Pehlevi sürgünde yaşamını sürdürmeye devam etti ve zaman zaman İran’daki siyasi gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı. Ancak 1980’lerde gündeme gelen darbe planı hiçbir zaman hayata geçirilemedi.

Bu süreç, bazı araştırmacılar tarafından istihbarat operasyonları, sürgündeki hanedan beklentileri ve uluslararası siyaset arasındaki karmaşık ilişkilerin örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. İddialar ve tartışmalar ise yıllar sonra yayımlanan kitaplar, mahkeme kayıtları ve tanıklıklar üzerinden kamuoyunda gündeme gelmeye devam etmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi