Bir dünya düzeni,
    Kader, kısmetten öte…
    İnsanın terbiye olacağı son nokta.
    AÇLIK
    Bir insan düşünün aç,
    Bir hayvan düşünün aç,
    Bir çiçek düşünün susuz…
    Her üçüne de vicdan muhasebesi yapabilen katlanamaz.
    Kabul etmez düşünceleri bir insanın aç olabileceğini.
    Ya da bir sokak köpeğinin açlıktan yere sere serpe serilmiş ölümü bekler halini.
    Hangi kadın ister evinin bir köşesini süsleyen çiçeğin solmuş halini.
    Ölüm, mutlak son…
    Vuslatın ta kendisi!
    Ama açlık, işte o bölümü tek başına kader deyip geçiştirmemek, utanmak, ar duymak, insanlığımızı sorgulamak mecburiyetindeyiz.
    Zira bu tek başına bir insanın, ya da insanların açlığı anlamına gelmiyor!
    Bu tüm insanlığın açlığı!
    Afrika’da insanlar açlıktan kırılıyor. Yeryüzündeki hiçbir canlıya yakışmayacak açlık manzaraları tezahür ediyor.
    Zayıflıktan kaburgaları sayılan çocukların içler acısı durumu, insanlık adına bir utanç tablosu.
    İnsanlar açlıktan harap ve bitap düşmüşler, insanlıklarından çıkmışlar.
    Afrika’nın çöl sıcaklarında açlıkla mücadele eden insanları anlamak için rengimizin siyah mı olması gerekiyor?
    Bu gün oruçlu iken aç kaldığımız, susuz kaldığımız hali müşahede etmemiz AÇ’lığın ne anlama geldiğini anlamak adına yeter bir durum değil mi?
    Bu gün saatler 20.01’i gösterirken okunacak ezanla birlikte açlığınızı gideremeyeceğiniz,
    Susuzluktan çatlayan dudaklarınızın bir damla ıslaklığa muhtaç kalacağını düşünmeniz,
    Ve bu durumun günler boyu sürüp gideceğini bilmeniz nasıl bir his uyandırır ruhunuzda.
    Hiç hoş olmasa gerek!
    Bizler 16 saatlik açlık ve susuzluğu bedenen kaldırmakta zorlanırken,
    Afrika’nın çöl sıcaklarındaki insanların hali nice oluyordur acaba?
    Açlığın fotoğrafı Afrika.
    O fotoğrafa bakmak dahi yaşamaya yeter de artar.
    Afrika ülkeleri yüz yıllardır Batılı ülkelerin sömürüsü altındalar.
    Yüz yıllar boyu süre gelen sömürü neticesinde hakları gasp edilen, insanlıkları ellerinden alınan bu insanlara sahip çıkmak yine biz Türk-İslam alemine düşüyor.
    İnsanlık, dünya insanlığı demek isterim ama Batılı medeniyetler için bu kavram çok da tesirli olmuyor.
    Biz önce insan, sonra Müslüman ve bir dünya medeniyeti doğurmuş bir milletiz.
    Yeri, mekanı, insanların dili, dini ne olursa olsun onlara uzanacak en hayırlı el yine bu milletin eli.
    Ve Türkiye bu insanların içler acısı durumuna kayıtsız kalmadı.
    Yozgat’ımızda da bir yardım kampanyası başlatıldı.
    Bazılarımız ‘Yozgat’ta aç insanlar varken Afrika’ya mı yardım edeceğim’ şeklinde yanlış bir düşünce oluşabilir.
    Bu gün Yozgat’la Afrika ülkelerindeki açlığı kıyaslamak inanın abes kaçar.
    Allah’a şükür bizim yarına yiyecek ekmeğimiz, içecek suyumuz var!
    Allah aşkına yavrunuzun o şekilde bir açlığa maruz kaldığını görmek bir anne, bir baba olmak ne hissettirir sizlere.
    İşte size binlerce açlık hikayesinden bir tanesi; “Kadın ölen çocuğunu kimseye söylemiyor. Evde beraber yaşıyor belli bir süre. Ölen çocuk başına da ekmek aldığı için ölen çocuğunu her gün bağrına basmak, onunla aynı evde bulunmak zorunda kalıyor.”
    İnsanlığın geldiği nokta işte bu!
    Yozgat’ta başlatılan yardım kampanyasının havada kalmayacağını, insanlarımızın aç dünyaları doyurmak için cansiper olacağına ne şüphe.
    Ki, geçmişte Yozgat bunun sınavını verdi.
    Kampanyayı desteklemek, insanlığa sahip çıkmak adına her zamankinden daha çok sahip çıkmak bir insanlık görevi.
    Rengimiz siyah diye aç kalmak mı adalet, yoksa paylaşmak mı rengi siyah olan insanlarla asıl olan?
    Gözleri kan revan göğe dikilmiş,
    Bahtsız Afrika’nın elmas çocuğu…
    Kartala yem olmuş asır irkilmiş,
    Dün rüyamda gördüm Bilal yüzlümü.
    Susuz çöllerdeydi ölüm bölgesi,
    Ne bir bulut vardı ne de gölgesi,
    Yırtılmış insanlık kör olmuş sesi,
    Zor nizamda gördüm Bilal yüzlümü.
    Diyor, Bursa’dan Ömer Ekinci Micingirt isimli şair!
YOZGAT RÜZGARI
Tutarsa canavar ölür!
İl Emniyet Müdürlüğünün yaklaşık 3 yıldır süre gelen bir projesi var.
    Projenin adı Çocuk Trafik Eğitimi Parkı (ÇTEP).
    Polis Evi arkasında, Yozgat Belediyesi tarafından tahsis edilen arazi üzerine çocuklara Avrupa standartlarında trafik eğitimi verilebilecek bir alan oluşturuldu.
    Ağustos ayının sonuna doğru sanırım tamamlanacak.
    3 yıldır süre gelen bir emeğin ürünü.
    Emniyet Müdürlüğünün yüzakı olacak projenin mimarı şuan Çocuk Şube Müdürü olan Erdal Özbek.
    Gerek Emniyet gerekse diğer kurumları bu yönde harekete geçiren, teşkilatından aldığı destekle projesini büyük bir cesaretle hazırlayan Özbek’in ortaya koyduğu emek boş çıkmadı.
    Eğitim alanı açıldığında, okulda trafikle ilgili bilgiler edinen öğrenciler burada trafik eğitimini pratik olarak alacak.
    Proje o kadar iyi hazırlandı ki, burada eğitim verecek olan personel için dahi farklı bir proje hazırlandı.
    AB fonlarından destek alan proje çerçevesinde 16 personel iki ülkede eğitim gördüler.
    Çocuk Trafik Eğitimi Parkı (ÇTEP) ve işin eğitim bölümünü iki farklı parka olarak görecek olursak, iki parçada tamamlandı.
    Yakında iki parça bir araya getirilip, ortaya Yozgat adına önemli bir çalışma çıkacak.
    Fazla konuşmaya gerek yok, yakında açılışı yapılacak eğitim parkını görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız.
    Eğer amacına uygun kullanılırsa bu alan Yozgat Emniyeti canavarı tam kalbinden vurmuş olacak.