Yoğun bir süreç içerisinde, bazı farklılıklar yaşadığımız şu günlerde neler geliyor, neler geçiyor kim farkında acaba.
    Eminim birçok kişi bunun farkında değil ve eminim ki lafta her şeyi bilenlerin de umurunda değil gelişmeler. Memlekete Başbakan geldi, aynı gün rektör devir teslimi yaşandı, ertesi gün MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sayın Mehmet Ekici için çirkin bir iftira ortaya atıldı, bir taraftan Ankara’da devam eden bana göre anlamı fazla olmayan Yozgat tanıtım günleri devam ediyor.
    Gündem gündemin üstüne gelince haliyle kim neyi düşüneceğini neyi yazacağını bilemiyor. Ben her zaman olduğu gibi had meselesi yaparak siyasete fazla boyumun yetmediğini düşünüp bildiğimi yazayım dedim.
    Hep söylüyorum ya hani benim memleketimin adamı temizdir, çabuk inanır kolay unutur. Kin gütmez düşmanını kolay seçemez, dostuna da düşmanına da döker içini..
Bilmez ki kim neyi nasıl anlar… Neyse burayı fazla uzatmaya gerek yok diye düşünüp asıl anlatmak istediğim konuya giriyorum.
    Bahsettiğim Yozgat insanına yabancı olmayan bir üniversite gençliği eklendi bu şehre. Umarsız, fazla düşünmeyen ve düşüncelerini bulunduğu dört duvar arasında bekleten bir gençlik bu işte. Okuduğum dönemlerde bilhassa da ilk ve ortaöğretim dönemlerinde bir öğretmenimiz gitse ya da okuldan müstahdem ayrılsa üzülür yenisi gelince alışmakta güçlük çekerdik.
    Bizim üniversiteli gençliğe bakıyor, yakından da takip ediyorum rektör değişti hayat değişmedi. Öğrenciler tarafından fazla sevilmeyen rektör Varinli gitti yerine öğrencilerin içinden sevilen isimlerden Uçar koltuğa oturdu.
    Ancak gündem yoğunluğundan mıdır bilemiyorum ortada hiçbir hareketlilik yok. İstekler vardı, yapılmayan fakat yapılması çok istenilen işler vardı… Bunların hiçbirisini dile getiren ne bir öğrenci, ne bir vatandaş hiç kimse yok. Konserde terbiyesizliğin alasını yapıp Rektör Varinli’ye yuhalayan, ıslıklayan üniversite öğrencileri yeni rektörümüz geldi nerdesiniz?
    Üniversite faaliyetlerinde yapılan organizasyonları, eğitimi beğenmeyen Yozgatlı hemşerilerim, gazeteci ağabeylerim, üniversitemizin akıl hocaları bazı vatandaşlar nerdesiniz? Yok, hiç biri yok ortada… Amaç Varinli’yi göndermek miydi yoksa yeni bir rektör görmek miydi? Yeni rektörümüz burada ve umuyorum ki en az Varinli kadar başarılı yıllar geçireceğiz sayesinde. İsteklerimiz vardı, yapılmayanlar vardı, yapılan ama gözümüzde eksik kalanlar vardı. Buyurun hadi dile getirelim. Siyasilerle ilgilenilen şu günlerde sanki üniversite unutuldu diyorum.
    Hani haksızda sayılmam. Ağabeyler ablalar bu siyasiler seçilir gider biz yine biz bize kalırız. Ben hala lafımın arkasındayım görün bakın geçtiğimiz dönemlerde vekil olan ancak bu yıllarda vekil olamayan ağabeylerden kimler bu memlekette yaşamaya devam edecek. Kimse…
    Ama bu üniversite ilelebet bu şehirde kalacak. Üniversitemize sahip çıkalım, elimizdeki kozları ve avantajları o yönde kullanalım. Fabrikayı, şunu bunu yaptıramadık.
    Yıllardır sadece üniversitemizi yaptırabildik. Başka şeyler için fazla heveslenip bu nimeti görmezden gelmeyelim lütfen. Buraya gelen üniversite öğrencilerinin kapasitesi belli zaten. Bize kalite lazım…
    Bize kalite için kaliteli bölümler ve bu bölümlerde ders verecek kaliteli öğretim üyeleri lazım. Şirketleşmiş bir üniversiteden ziyade sosyal, eğitime ve öğretime, gelişime açık, adı dolandırıcılıkla, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılmayan şeffaf  bir üniversite lazım ki eminim bunu Sayın Rektörümüz Tamer Uçar sağlayacaktır.
    Biz yine unuttuk evdeki bulguru koşuyoruz Tosya’da ki pirince…
    O pirinci bulamadan döndüğümüzde inşallah evde ki bulguru kaybetmiş olmayız…
    Acı duyarak şunu da Sayın Uçar’a söylemek istiyorum ki, “Umarım siz kendi üniversitesinin hazırladığı şenlik kapsamında düzenlenen organizasyonlara, kendi öğrencinizin bulunduğu etkinliklere zahmet edip gitmeyen bir yönetimle çalışmak istemezsiniz ve artık öğrencisini tanıyan kendisini ise padişah gibi görmeyen bir kadroyu bu üniversiteye dâhil edersiniz.”
    Şimdiden tüm çalışmalarınızda başarılar diler saygılar sunarım.