Aslında yazılanda bir yanlışlık yok, Ak Parti hakikaten ciddi bir zaferle ayrıldı referandumdan.
Her ne kadar Başbakan referandum öncesi ve sonrasında Evet oyu kullananların aslında Ak Parti'ye oy vermediklerini, vatandaş olarak demokratik bir görevi yerine getirdiklerini söylese de basın referandum üzerinden Ak Parti'yi ön plana çıkardı.
Aslında referandum öncesinde yaşanan propaganda sürecine bakarsak bunda şaşılacak bir durumun olmadığı ortaya çıkar.
Başta Ak Parti olmak üzere tüm partiler öncelikle kendi kimlikleri ile ortaya çıktılar referandum sürecinde.
Miting meydanındaki CHP, sadece CHP'lilere hitap etti,
MHP'nin politikaları sadece ama sadece kendi partilisine hitap etti.
Diğer partiler keza ona göre…
Aslında diğer partiler diye bir kavramda yok.
Referandum yarışı (ki süreç bir yarış havasından farksızdı) Ak Parti, CHP ve MHP arasında geçti.
BBP, Saadet Partisi zaten Evet oyundan yana tercihini günler öncesinden açıklamıştı.
Bu iki partide sadece işin açıklama boyutunda kaldılar ve süreçte bir varlık göstermediler.
Diğer partiler hitapları ile kendi seçmeni dışındakilere hitap etti de Ak Parti geneli mi kapsadı sorusu gelebilir aklınıza?
Hakikati konuşmak gerekirse Ak Parti de kendi seçmeninden yana bir politika yürüttü.
Fakat tek başına iktidarın verdiği avantajı güce dönüştürmesini çok iyi bilen Ak Parti, süreci ta göbekten 12 Eylül'e bağladığı için darbenin en çok zarar verdiği kesime ülkücülere ve devrimcilere de hitap etti.
En azından bu yönde bir politika yürüttü.
12 Eylül akşamı ortaya çıkan sonuç Ak Parti'nin bu politikasında başarılı olduğunu gösteriyor.
MHP ve CHP'nin ciddi nüfuz sahibi olduğu birçok şehirde Ak Parti önemli oranda 'Evet' oyu toplamayı başardı.
CAMİDE REFERANDUM YEMİNİ
Ak Parti'nin ülkücü ve devrimci söylemleri cemaatlerin ve dini grupların açık desteği ile daha da etkili bir hale geldi.Cemaat liderleri referandumdan günler öncesinden hitap ettikleri kitlelere sandıkta 'Evet' oyu kullanmaları için hedef gösterdi.
Öyle ki bu iş kutsal topraklara Mekke'ye, ibadethanelere camilere kadar taşındı.
Bu bayram Trabzon ili Of İlçesi'nde bulunmam hasabiyle olaya gelişmelere yakın olmam bu bilgiyi paylaşmamı zorunlu kıldı.
Of'un bir köyünde Cuma vaazı sırasında hutbedeki imamın cemaate Evet yemini ettirmesi işin boyutlarının nerelere vardığının göstergesi.
Ak Parti'nin her cephede mücadele verdiği referandum sürecinde ortaya çıkan sonuç bana göre daha farklı olmalıydı.
Türkiye genelinde ortaya çıkan yüzde 58'lik Evet, bu kadar mücadeleyle daha da yüksek olabilirdi.
AK PARTİ HAK ETTİ,
YA MUHALEFET
Ak Parti öyle veya böyle referandum sürecini en iyi şekilde değerlendirdi.YA MUHALEFET
Sonuçtan emin olmalarına rağmen Ak Parti Milletvekilleri Yozgat'ta dahi canla-başla çalıştılar.
Gerek Ak Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ, gerek milletvekilleri, gerekse il, ilçe ve gençlik teşkilatları Yozgat'ta bir saniye dahi durmadılar.
Gündüzleri bitti geceleri çalıştılar…
Topyekün bir mücadele verdiler inandıkları dava uğruna.
Sabırla, ısrarla ve de büyük bir mücadeleyle ülkücüsüyse ülkücüye, CHP'liyle CHP'liye referandumu anlattılar.
Bıkmadılar oy vereceğini bildikleri halde Ak Partililere de anlattılar referandum sürecini.
Evet oyu bir insana ne şekilde cazip gelebiliyorsa o şekilde anlayacağı dilde izah ettiler.
Sözü fazla uzatmayım, Ak Parti hak etti, hak ettiğini de aldı.
Pekiya muhalefet.
Dün de söyledim muhalefetin acilen bir iç hesap yapması şart.
Sadece broşür dağıtmak, basına açıklama göndermek, slogan atmak, gerçeği de olsa sadece anlatmak yeterli mi?
Hayır oylarının Yozgat'taki ve Türkiye'deki durumu zaten muhalefetin yeterli olmadığını gösteriyor.
Muhalefet sadece referandumda değil genel ve yerel seçimlerde de kaybediyor.
Genel seçimde yanlış milletvekili listesi, tabandan uzak, soğuk, donuk, vatandaşa sıcaklık vermeyen, gelişi güzel listeler,
Yerel seçimde de etkisiz politikalar…
Vesaire vesaire…
Bu konular üzerinde ilerleyen günlerde daha çok konuşacağız, ben şimdilik muhalefetin iyi bir bilanço çıkarması gerektiğini söyleme ihtiyacı duydum.
Umarım çok değerli siyasilerimiz de bu ihtiyacı hisseder ve hayırların halini kendi boy aynasından tahlil eder.