Bir kelebek kondu avucuma, uçtu sonra... 12 yaşındaydım ve 14 yıldır sen yoktun... Oysa ne çok gülmüştük o 16 nisan akşamı.. Hani ertesi gün tiyatro oyunumuz vardı da okulda, oyuna hazırlanıyorduk, 5.sınıftaydım ben... Biz öyle gülerken bir ambulans geçti, annem arkasından "Allah yardımcısı olsun" demişti.. Bilseydi annem o ambulansın sevdiğine gittiğini, koşmaz mıydı var gücüyle arkasından? Çok gülmenin ardı ağlamaktır derler hani ve ben bilseydim bu kadar uzun süreceğini ağlamanın güler miydim hiç…
O tiyatro sahnesinin perdesi çığlıkla kapandı ertesi gün, kardeşimin çığlıydı o.. Halbuki minicikti bedeni ama yüreği öyle bir yanmış olacak ki dünyayı inletti çığlığı. Kapandı sahne ve durdu dünya, "babanı kaybettik" demişlerdi, belliydi hayat bize farklı bakacaktı artık... Belliydi o saatten itibaren kaç yaşında olursak olalım çoktan büyümüştük biz...
14 yıl önceydi evet. O gün ne çok aramıştım ben babamı cep telefonundan ama bir türlü ulaşamamıştım, sonra büyük caminin karşısındaki o dükkânına gitmiştim orda da yoktu. Görememiştim... Oysa ben her sabah gidip öperdim onu, 14 yıl öncesine geri döndüğümde bugün, hayatımın en güzel günlerini geçirdim ben. Elimde o en sevdiğim elma şekerimle babamı beklemek, karnemi alır almaz heyecanla dükkanına koşmak.. Şimdi ne karnem, ne elma şekerim ne de babamın dükkanı yok hayatımda, ama her sabah uyandığımda babamın çehresini gözlerimin önüne getirirken şimdi ben ona nasıl yok derim…
Kız evlat babaya düşkün olur derler. Evet doğru… Bir kız babasını aşık olmuşçasına sever mi ? Ben babamı öyle seviyorum… Nedir biliyor musunuz bir kız için baba ? Evleneceği insanı seçeceği tek kriter demek, güven demek, koruma demek, her düştüğünde elini tutacak kişi demek… Aslına bakarsanız her şey demek… Geçen gün 45 yaşlarında bir teyzeye rastladım, dopdolu bir sokakta.. Telefonda konuşuyordu, “baba” dediğini duyduğumda yüreğimden bir şeyler aktı adeta, o yaşta bir insanın babasının olması nasıl bir histi acaba?
Her türlü imkâna sahipsinizdir, her şeyiniz vardır evet ama hep de bir buruk yan vardır, babası olmayanlar bilirler o buruk yan hiç gitmez, çünkü büyürsünüz, çünkü hayatın acımasızlıklarını görürsünüz, çünkü çok büyük yükler vardır omuzlarınızda ve kimse anlamaz. O yüzden o buruk yan hep çoğalır, hiç azalmaz. Elinizde ki o yarım kalmış baba eli sıcaklığı hiç gitmez. Her gün artarak özlersiniz, özlersiniz.. Babadır yeri hiç kimseyle, hiç bir şeyle dolmaz.
Ben yaşadığım zorluklara göğüs germeyi hep kalbimdeki baba sıcaklığında buldum. Öyle ya ben Hilmi Köksal'ın kızıyım.. Dik durmayı ve başarmayı ondan öğrendim… Kendi çabalarımla bir yerlere gelebilmemi istediği için, bu bilinçle beni yetiştirdiği için, küçük yaşımda bana aşıladığı her şey için minnettarım…
14 yıl değil bir ömrün sensiz geçeceğini bile bile her 17 nisan geldiğinde o günden kaçmak istercesine kendimi oradan oraya savursam da babam sen bizimlesin… Bedenimizde, ruhumuzda ve bütün benliğimizde… Ben şimdi sana nasıl gittin derim? Ahirette buluşmak ümidiyle, yerin nurla dolsun…