Bir vakıf üniversitesinde doktor öğretim görevlisi olarak çalışan akademisyen, 1 Aralık 2020 ile 30 Haziran 2021 tarihleri arasında çevrim içi dersler vererek görevini tam zamanlı ve kesintisiz sürdürdüğünü belirtti.
SGK kayıtlarında bu döneme ait prim günlerinin eksik bildirildiğini ileri süren akademisyen, fiilen çalıştığı sürenin tespit edilmesi amacıyla dava açtı.
Dava dosyasında ders kayıtları, çevrim içi eğitim sistemi verileri, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları değerlendirildi.

Mahkeme 189 Günlük Hizmeti Kabul Etti
İş Mahkemesi, yapılan incelemelerin ardından akademisyenin söz konusu dönemde fiilen çalıştığı sonucuna vardı. Mahkeme, SGK’ya eksik bildirilen 189 günlük hizmet süresinin tescil edilmesine karar verdi.
Üniversite ile Sosyal Güvenlik Kurumu, karara karşı istinaf yoluna başvurdu.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede de akademisyenin belirtilen dönemde fiilen çalıştığının sabit olduğu değerlendirildi.
Mahkeme, 189 günlük hizmet tesciline ilişkin İş Mahkemesi kararını korudu. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay Kararı Kesinleştirdi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dosyada yer alan delilleri ve tarafların itirazlarını inceledi. Yapılan değerlendirmede mahkeme ve istinaf aşamalarındaki kararlarda usule aykırılık bulunmadığı belirtildi.
Yargıtay, temyiz itirazlarının kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı. Böylece akademisyenin 189 günlük eksik hizmet süresinin tescili kesinleşti.
Karar, pandemi döneminde fiilen çalıştığı halde SGK kayıtlarında hizmet günleri eksik bildirilen çalışanlar açısından dikkat çeken bir yargı kararı oldu.





