Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir. Bu sebeptendirki son din olmuştur. Bir dinin tabii olması için akla fenne ilme ve mantığa göre olması lazımdırb İslam dinimiz bunlara aynen mutabıktır. İslam hayatında hiç kimsenin bir sınıfı mahsus halinde muhafazai mevcudiyete yetkisi yokturb Bu hakkı kendisinde var sayanlar muvafık harekette bulunmuş olmazlar. Dnimizde ruhbanlık ise hiç bir şekilde yoktur. Dini müeyidelerin öğrenilmesi ise okullarda ve gerçekcilikle olması gereklidir.
Ülkemizde de tarihin uzantısından bu yana bu güzel din aynen böyle süreçler içinde edvam edip gitmemişmidir? Ebebeynlerden kalma dini müeyyideler, bizlere ışık olmamışmıdır? Doğruda olsa yanlışta olsa inatlaşarak doğruluğu kabul edilmemişmidir. Bu sebepler islamı mantık dışı bırakmamışmıdır? Oysa bu kutsal dinde tanrı mantıkla eş değerde olmayan hiç bir şeyi kulları için sunmamıştır. Abdese kulağa su vermeden tutunda namazada zekatta islami davranışlarda ve pek şeylerde elbette mantık söz konusudur. Her nedense bilinmez-tarihsel katılım ve islamı bildiğini sanan bazı korku vermişler cehennem azaplarıyla korku verecek, dini yozlaştırmaya çalışmalıdır. Top oynama günah, denize gitme haram gibi şunu yapma Allah yakar-bunu yapma cehennemde yanarsın diye pek çok şeyleri ön plana çıkartarak araç olarak kullanılmamıştır. Hatta ve hatta eskiler çok iyi anımsar vefat edenlerin arkasından aynı günler fakirlere alt üst denilen bir miktar parayı dahi verirken fakirin gururuyla oynanarak aldın mı? Aldın verdin mi verdin diye çok büyük ayıplara, o fakirin gururuyla oynamamışmıdır? Lütfen buna benzer pek çok yanlışlarla islamı öteleştirmeyelim. Mantıklarımızla hareket edip gerçek islamda güzellikler arayalım.
Şu günlerde islamın en önemli şartlarından olan orucu ifa ediyoruz. Bu ibadettede emevi zihniyetinin takibi var. Orucun bozulması ile pek çok islami kural tanıtımı yanlış olarak ifade edilmektedir. Oruçta atmışbir olayıda aynen böyledir. O halde orucunda rutuel ve nüfus kısımlarının olduğunu akıldan çıkarmamak gereklidir. Tanrı yarattığı kuralların açıklarla perişanlıklarla sıkıntılarla oruç tutmasından mutlu olmaz. Bizlerin oruncunada ihtiyacı yoktur. Bu rutüeller oruçta esas değildir. asıl esas olan onun takibi olan ibadetin özüdür. Özünü yapmadığınız sürede ağzınızı bağlamak hiç bir anlam teşkil etmez. Öz de esas olan nefsinizin güzel bir terbiyesidir, harama bakmamak yalan söylememek, iftirada bulunmamak, hırsızlığa yönelmek başkasının malına canına ırzına bakıp kendimize çıkar sağlamak sanırım orucu bozan günahlardandır. Gerçek olan islamın yanında buna benzer pek çok davranışlarla birilerini üzüyorsak o orucun hiç bir anlım yoktur.
En önemlisi özü olan beden temizliği ise bilinçli yapılması gereken önemli bir nufustur. Abur cubur yemek az ve sık besinler alarak vücudu yormadan incitmeden yemek asıl olmasıdır. Devamlı yenilen hamur işleri sizi yoracağı gibi vücudada fazla glikoz yükleyeceğini unutmamak gerekir. İbadetimizle bir tarafı yapalım, onaralım derken diğer tarafıda bilinçsizce yokmamalıyız.
O halde oruçta esas olan ibadetin özü ise onu mutlama yapalım ki tanrı katında mükafatınız yükseko lsun. Yoksula elimizi uzatalım, oruçlarımızı nefse göre dini kurallar çerçevesinde tutalım, rutuel ve nufuslarımızı mutlaka yerine getirelim. Yoksa orucun hiç bir anlamı olmaz. Bu dilekler ve görüşlerimle ramazanımızın hayırlı olmasını diliyor. Sağlıklı bir yaşam temenni ediyorum.