Yazıda yalanım varsa; iki gözüm önüme aksın… Okuyup da ne olacaksın! “koy önüne bir limon sandığı, memurdan daha çok kazanırsın”..! emperyalist güçlerin el altından öğütleri böyle değilmiydi..?
Memlekette çoğu kişi okudu, okumayanların bir kısmı da, zabıtadan kaçabilirse limon, portakal sattı. Doktora yapmış, yüksek lisans almış bir yığın işsiz kitlelerin hali nicedir bilememde!!! Okumuşluğu, yazmışlığı olmayıp, parmakla imza atanlara noterlerde gün doğmuş. İster inanırsınız, istemezseniz inanmazsınız.. Üstelik inanmanız için de baştan yemin ettim. İşte kanun, aha maddesi;
“4.Şubat.2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:
MADDE 206-(1) imza atamayanların mühür veya bir alet yada parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır.
(2) İmza atamayan kimselerin, cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemlerde kullanacakları mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli olup, her işlemde ayrıca onamaya bağlı değildir.
(3) Yukarıda belirtilen hükümler dairesinde noterlerce düzenlenecek olan senetler için ilgilisinden harç, ve değerli kağıt bedeli alınmaz.”
Eh şimdi, cebinde yol parası kalmamış memurdan al, kendisine 20-30 daire kalacak, noterde müteahhitle kat yapım sözleşmesi yapandan alma… Okumamışa bastır parmağı gitsin…