İnsanoğlu mutluluğu da mutsuzluğu da kendi içinde aramalı eğer mutluluğu ya da mutsuzluğu dışarıda, kendimiz dışındaki etken ve kişilerde arar isek işte o zaman asla gerçek mutluluğa erişemeyiz.
    Dünyada insanoğlunu tanımak, anlamak kadar çok zor bir şey daha yoktur sanıyorum. Bizler önce kendimizi tanımalı anlamalıyız ki kendimizle ve insanlarla barışık yaşamayabilelim.
    Yoksa nasıl mutlu yaşayabiliriz ki?
    Elbette hayat savaşı içerisinde kişi yıpranacak, yorulacak üzülecektir. Kimi zaman da bütün yaşadıkları çok ağır gelecek ve o yükün sorumluluğu altında ezilip kendi benliğini inancını ve umudunu kaybetme noktasına gelecektir.
    Hayatın her döneminde her insan mutlu yaşamak ister hayal eder düşler umut eder. Hep mutlu olabilmek için savaşır.
    Bunun yanında çevremizdeki öyle insanlar vardır ki mutsuzlukla beslenir ve kendileri mutlu olmadıkları  gibi çevresinde yer alan bütün insanlarında mutsuz olmasını  ister anları mutsuz edebilmek adına da çalışırlar.
    İnsanı mutsuzluğa iten sebeplere birlikte göz atalım.
    * Geçmişte yaşanılan travmalar
    * Yaşadığı çağa ve ortama uyum sağlayamamak
    * Kendini ifade edememe
    * Güvensizlik
    * Hayata bakış açısı
    * Önyargılar
    * Negatif (Olumsuz) düşünmek
    * Yanlış eğitim
    * Paylaşmamak
    Gibi bir çok etken insanın mutsuzluğuna nedendir.
    Bize (insanoğluna) düşen en önemli görev önce kendimizi sevmek insanlara güven duymayı  hayata olumlu bakmaktan ve paylaşmaktan hep umutla yaşamaktan geçmektedir.
    Önce yüce Yaradan’a olan inancımızı kaybetmeden hep sevgi ile bakalım etrafımıza ve asla umudumuzu asla yitirmeden kaybetmeden yaşayalım.