Ülkemizde son dönemlerde canlı bomba eylemleri oldukça arttı. Bu eylemlerin tercih edilmesinin nedenleri ise aslında basit. Bu eylemler, diğer saldırılara oranla daha kolay planlanabiliyor ve son ana kadar denetlenebildiği için de, uygulama bakımından daha etkili ve sonuç odaklı oluyor. Eylemci, arkada işe yarar hiçbir iz bırakmıyor, yardım aldığı kişiler hakkında bilgi veremiyor. 
Hepsinden önemlisi de, eylem planının en zor bölümünü oluşturan "kaçış" için herhangi bir kaygı barındırmıyor. Canlı bomba olan kişiler nasıl seçiliyor?  Bütün bu katillerde en önemli benzerlik, hiç dikkat çekmemeleridir. 
İntihar komandolarının psikolojik analizlerini yapmaya çalışan farklı branşlardaki bilim insanları Açıklama yaparken, mezhep, tarikat veya intihar araştırmalarında kullanılan yöntemlere başvuruyorlar: "Narsisist (özsever) bir ruhsal yapı", "sınırlarda gezinen kişilik" ve "intihar öncesi sendrom".
Eylemciler özenle seçiliyor. Seçilen eylemcilere baktığınız zaman, rahatlıkla duyguları harekete geçirilebilecek kişiler seçiliyor. Ayrıca bu eylemciler çoğunlukla toplumda yer edinemeyen kişiler arasından seçiliyor. Eylemcinin içinde kendini feda etme, bir kahraman olma duygusu ön plana çıkabiliyor. Elbette ciddi oranda da bir sosyal baskı var. Bu sosyal baskı içinde ona öğretilen duygu da şu: ‘Bunu gerçekleştirmediğin zaman grubun içinde saygı gören bir insan olarak yaşama şansın yok.’
Bu eylemlerin temelinde hangi psikolojik nedenler var? Milyonlarca genç insan aynı bunalımlı ortamda yaşarken, neden sadece bazıları intihar komandosu olmaya karar veriyorlar? Canlı bomba haline gelinceye kadar nelerden etkileniyor ve hangi psikolojik baskıyı hissediyorlar? 
İntihar terörizminin altında, ağırlıklı olarak "şehit olma" inancı yatıyor. Bir nevi dini duyguların kötü emeller uğruna sömürülmesi de denilebilir. Geleneklerle yetişen dindar insanlar, öteki dünya ile ilgili vaatlere daha kolay inanıyorlar. En büyük ödül onların olacak: hem cennette hem de öldükten sonra yeryüzünde, kahramanlaşarak ölümsüzlüğe ulaşacaklar...
Eylemcilerin bilinçaltına yönelik konuşmalar yapılıyor. Saldırı öncesi eylemcilerin motive olmaları için, narsisist yaraları iyice deşiliyor, varlıklarının tehlike altında olduğu tekrar tekrar vurgulanıyor. Böylelikle şiddetli bir çatışma potansiyeli yaratılıyor. 
Ayrıca bu kişilerin bilinçaltına yavaş yavaş ‘Sen zaten bu eylemi gerçekleştirmediğin zaman burada da insan gibi saygı görmeyeceksin. Ama bu eylemi gerçekleştirdiğin zaman hem grup adına hareket ediyorsun hem de kendini kahraman olarak kılıyorsun.' fikri yerleştiriliyor.