Yozgat hizmet bekliyor…
Peki geçen 8 yıllık sürede hizmet gelmedi mi, geldi!
Ama yeter mi, YEEETTTMEEEZZZ…
Yırtık büyük olunca yama da yeterli gelmiyor, kapatmıyor haliyle açığı.
Bu gerçeğin altına Ak Partililer de imza atıyor. İnkar etmiyorlar, sonuçta inkar etseler de görünen köy kılavuz istemiyor.
Yozgat ortada!
Yapılan hizmetlere rağmen işsizlik ve göç artıyor.
Tarım ve hayvancılık istenilen düzeyde değil, son açıklanan buğday fiyatları da çiftçiyi kâra geçirmedi.
Geçen 8 yıllık sürede ortaya konulan hizmetler gösteriyor ki, tek başına milletvekili çıkarmakla bu işler olmuyor.
Ne kadar iktidar partisinden yana olursanız olun işin icra kısmı bakanlıklarla oluyor.
İsterseniz 10 milletvekili gönderin Yozgat’tan Ankara’ya…
Senin milletvekilin Ankara’da icracı değil, ricacı konuma düşüyor!
Yalansa çıksın biri yalan desin!
Yarın, bir gün Milletvekilleri Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer de bunun sıkıntısını yaşayacaklar.
Onlar da görecek, milletvekilinin TBMM’de odası, danışmanı olan bir memur kadar etki ve yetkisinin bulunmadığını.
Aslında etki ve yetki kısmı milletvekili makamından çıkalı çok oldu.
Soyutlaştı vekil kavramı!
E, her yetki bakanlarda, bakanlarda Yozgat dışındaki illerden çıkınca yıllar yılı genel politikalarla gelen hizmetlere şükrettik.
Adliyeler, duble yollar, hızlı tren, toplu konutlar teselli kaynağımız oldu.
Ama ne kadar makyaj yaparsanız yapın cüzdan dolmayınca karın aç.
Bu noktada Yozgat’ın beklentisi ne olabilir yeni dönemde: iş iş iş…
İş yok, güç yok memlekette haliyle göç var, fakirlik var, yeşil kartlı var.
12 Haziran’dan sonra Türkiye için de Yozgat için de yeni dönem başladı.
Ama Yozgat için daha özel dönem.
TBMM Başkanı bir Yozgatlı…
Başbakan Yardımcısı bir Yozgatlı…
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı bir Yozgatlı… İnşallah bir de bakan yardımcımız olacak Yozgatlı….
Yozgat, tarihinde bu denli önemli makamlarda temsil bulabilmiş miydi Ankara’da?
Hayır!
Ankara’da abim varsa, torpilim büyük yerden demektir…
Torpil değil aslında Yozgat için bir hak!
Biz hakkımızı yeterince alamadık ki torpilimiz olsun değil mi?
Yeni dönemde beklentilerimiz büyük.
Yozgat’ın Ankara’daki ağabeyi sayısı dişe dokunur türden.
E, makam sahipleri de işinin erbabı.
Cemil Çiçek derseniz Yozgat’ın da Türkiye’nin de alt yapısını da biliyor.
Eciğini, cücüğünü derler ya, ondan daha fazla Yozgat’ın tanıyor.
Kurt siyasetçi.
Bekir Bozdağ deseniz başbakanın vazgeçemeyeceği kurmaylarından.
İyi bir hukukçu, anayasa konusunda yetkili isim, Ak Parti’nin akıncı süvarilerinden, saatsiz zamansız çalışan, gönlünü partisine kaptırmış bir gönül adamı.
Taner Yıldız da geçen dönemin başarılı bakanlarından.
Başbakanın önemli adamlarından.
Kayseri vekili olsa da o bir Yozgatlı.
Yakın da bir de başbakan yardımcımız olacak!
Kör istedi bir göz Allah verdi ikiden fazla göz!
İnsanın bu kadar Ağabeyi olur da beklentileri yerden mi olur havadan mı?
İşte bu gerçeği MHP yeni dönemde iyi kullanacağa, kullanmakla kalmayıp Ak Parti’nin takibinde olacağa benziyor.
Zira MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, Ak Parti’nin peşini bırakmayacağa benziyor.
Aslına bakarsanız bu iş MHP’nin muhalefetiyle sınırlandırılacak bir durum değil.
Bir gazeteci olarak ben de diyebilirim ki, “Ak Parti’nin bu kez hakikaten mazereti” kalmadı.
Bunu vatandaşında çok iyi bilmesi gerekiyor.
Gerek STK’lar, gerek kurum amirleri, mülki idareciler isteme ve proje noktasında sınır koymamalı.
Lambadan çıkan cin misali ‘Dile benden ne dilersen’e Yozgat adına çok şey dilemeli.
Dilemesini bilmeliyiz.
Bunu Ak Partililer de yapmalı…
Yapmazlarsa geri kalırlar, kaldıkları noktada MHP’yi hafife almasalar iyi olur.
Zira Sadir Durmaz, ‘Mazeretin kalmadı Ak Parti’ demeye başladı.
YOZGAT RÜZGARI
Kaynak sular değil musluk suları da analiz edilmeli
Yozgat gibi Orta Anadolu’nun bağrında yaşayıp da musluğundan su içilmeyin bir il var mı acaba?Kaynak sular değil musluk suları da analiz edilmeli
Ben evimin musluğundan kana kana su içemiyorsam ne anlamı var Yozgat’ta yaşamanın.
Bir vatandaş kaynak sular, yani mahalle çeşmelerinden akan suların analiz edilmesini istemiş.
İnsanlar evlerindeki musluklardan akan suyu içemeyince haliyle ya hazır su alıyor ya da mahalle çeşmelerine akın ediyor.
Hayret bir vatandaş mahalle çeşmelerinden akan su sağlıklı mı değil mi diye dert etmiş.
Dert etmekle kalmayıp analiz edilsin demiş.
Helal olsun duyarlı vatandaşa.
Ben de bir duyarlılık yapıp, tek başına kaynak sularına değil musluk sularına da bakılsın istiyorum.
Musluklardan akan suyu neden içemiyoruz,
Bir çay dahi demleyemiyoruz,
Yok mu bunun bir hal çaresi.
Bana göre Yozgat’ın en önemli sorunlarından bir tanesi bu.
Yozgat’ta değil de İstanbul’da yaşasam belki anlarım ama,
Bozkır’ın bağrında, Çamlığıyla, soğuluyla övünen bir Yozgatlı olarak evimdeki musluktan akan suya sadece bakıyorsam bunda bir gariplik duyarım.