Dünya karanlık içindeydi. Cehalet, zulüm, inançsızlık almış başını gitmiş, ahiret unutulmuştu. Yıllardan 571, Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12. Gecesi yeni bir yıldız doğmuştu semada. O zamanın bilginleri anlamıştı. Ahmet geldi diyerek müjdelenmişti. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi, olan sevgili peygamberimiz, alemlere rahmet olmak için teşrif ediyordu dünyaya...
Mucizeleriyle gelmişti…
Peki o gün yaşanan olağan üstü şeyler neydi?
Teşrif Ettikleri Gece Bir Yıldız Doğdu. O zamanın gök bilimcileri son peygamber geldi diyerek yorumladılar.
Medâyin'deki Kisrâ Sarayından on dört burç yıkıldı.
Kâbe'nin içini karanlık ve kirlere boğan putların pek çoğu baş aşağı yıkıldı.
İstahrabat'ta bin seneden beri yanmakta olan Mecûsîlerin kocaman ateş yığınları bir anda sönüverdi.
Takdis edilen meşhur Sâve (Taberiyye) Gölü bir anda kuruyuverdi.
Dünyaya teşrifleri anında, şark ve garbı küçük bir oda gibi aydınlatan bir nur görüldü.
Semâve Vadisi taşan seller altında kalıp, suya mahkum oldu.
Gök kubbeden salkım salkım yıldızlar döküldü.
Bu ve bunun gibi birçok olağanüstü olay gerçekleşti kutlu doğumunda. Peygamberlik gelene kadar da farklı, özel bir çocuk olduğunu herkes gözlemledi. Dürüst, efendi, cesur bir delikanlı olduğunda halkı ona Muhammed’ül Emin diyordu. Yani güvenilir Muhammed.
Efendimizin (S.A.S) hayatını örnek alıp, onun izinden gitmek yürüyebileceğimiz en doğru yoldur. İçinde bulunduğumuz kutlu doğum haftasında onu anmaya, anlamaya gayret göstermeliyiz. Çeşitli dernekler ve topluluklar kutlu doğum haftası etkinlikleri düzenliyorlar. Mümkün mertebe bu programlara katılmaya çalışalım. Bilmediğimizi ya da bilip unuttuklarımızı oralarda öğrenelim, hatırlayalım. Hem de emek verip o programı hazırlayanlara destek olup yeni programlar için teşvik etmiş oluruz.
Efendimizin sünnetlerine ve en büyük emaneti Kur’an Kerime sıkı sıkıya sarılırsak iyi bir Müslüman oluruz. Kutlu doğum haftasının, kandillerin, bayramların huzurunu, feyzini de daha çok yaşarız. Sözlerimi sonlandırmadan önce son bir eleştiri yapmak istiyorum.
Gençlerimizin kutlu doğum haftasına, bir sevgililer günü, bir yılbaşı kadar sahip çıkmaması da gerçekten üzücü  bir durum. Umarım her inanan birey bu haftanın bilinci içerisinde olur. Efendimize salat ve selam olsun.