Yeni sokak lambalarının sensörlü olanlarını gördüm. Hani binalarda olanlardan, katlara çıktıkça otomatik olarak yanan lambalardan. Belli ki enerji tasarrufu düşünülerek yapılmış. Araçlar, yayalar sokağa girdikleri zaman lambalar birer birer yanmaya başlıyorlar. Sıralarını beklercesine...
***
Az veya çok katlı binaların dış cephe boyamalarının asansöre benzeyen bir sistemle yapıldığını gördüm. Hem kısa sürede boya badana işleri yapılıyor, hem de gürültü - patırtı olmuyor. Binanın dış yüzüne bin bir güçlükle takılan, bir o kadar da sökülürken tehlike oluşturan o ağır demir çubukların kullanılmadığı pratik bir sistem.
***
Kaldırımlar yapılırken başlangıç ve bitiş yerlerindeki kilit taşların eğimli olarak yapıldıklarını gördüm. Özenilmiş. Yayalar hiç yorulmadan geçebiliyorlar, nasıl yürüdüklerinin farkına bile varamadan. Öyle dik rampa falan yok artık. Soluk soluğa bir durum da yok. Basamak atlar gibi kaldırımlardan inip çıkmak da yok. Tamamen insanların daha rahat gelip gitmeleri düşünülerek yapılmış.
***
Alışverişlerin yoğun olduğu bazı marketlerin dışarıda olan sebze bölümlerinde müşteriler için konulan terazileri gördüm.
Daimi müşterileri alışmış bu duruma. Yenileri de hemen öğreniveriyorlar. Tartıdaki her rakama karşılık gelen ürünün adı yazıyor. Alınan sebze meyve teraziye konulduktan sonra, karşılık gelen sayı tuşlanıyor, sonra da ikinci bir tuşa basılarak çıkan fiyat etiketi poşete yapıştırıldığında işlem tamamlanmış oluyor.
Sıra yok. Beklemek yok. Her şey müşteri memnuniyeti için olmuş. Oldukça kolay bir uygulama.
***
Bazı otobüs duraklarının yakınlarında direklere monte edilmiş taksi çağırma sistemini gördüm. Öyle ya o bölgede yaşayan insanlar telefon tuşlarına basana kadar mevcut olan aparattaki kırmızı düğmeye bastığında kısa zamanda gelecek olan taksiyle evine, iş yerine, okuluna gidebilecek, ya da hastasını doktora götürebilecek. Hayatları daha bir kolaylaşabilecek.
***
Kurumuş eski ağaçların dış kabuklarının soyulduğunu gördüm. Bu şekilde bırakılmamış elbette. Kuruyan dalların üzerinde saksıların içinde rengarenk canlı çiçekler yerleştirilmiş. Küçük dala küçük, büyük dala büyük saksı konulmuş. Aşağı doğru sarkan bu çiçekler geçilen ortama bambaşka bir güzellik katıyor. Bir yanda kupkuru olan bir ağaç bilmem kaç yaşında, bir yanda ağacı yaşatırcasına konuşlandırılmış saksıların içindeki çiçekler...
***
Temizlik yaptığı sokağı bir tek çöp bırakmadan süpüren temizlik görevlisinin altınla ödüllendirildiği haberini okudum. Temizlik görevlisi işini önemsemiş, işine saygı duymuş. Kutlamayı hak ediyor. Bununla birlikte buradaki insanlarında duyarlı olduğu da bir gerçek. Sokaklar hepimizin. Temizleyenlere destek olunmalı. Yaşadığımız yerleri temizlemekten ziyade, temiz tutmayı öğrenmeli artık. Atma yere. Atmazsan tertemiz olur. İşin özü budur. Kısa ve net.